Eshâb-ı Kirâm - kainatingunesi.com

Eshâb-ı Kirâm

Peygamber efendimizin mübârek yüzünü görmekle, tatlı sözlerini işitmekle şereflenen müslümânlara, “Eshâb-ı kirâm” denir. Peygamberlerden sonra gelmiş ve gelecek bütün insanların en hayırlısı, en üstünü Ebû Bekr-i Sıddîkdır “radıyallahü anh”. İlk halîfe budur. Bundan sonra insanların en üstünü Fârûk-ı a’zam, ikinci halîfe Ömer bin Hattâb, sonra en üstünü ve Resûlullahın üçüncü halîfesi, îmân, hayâ ve irfân kaynağı hazreti Osman bin Affân “radıyallahü anh”, bundan sonra insanların en hayırlısı, dördüncü halîfe, şaşılacak üstünlükler sâhibi, Allahü teâlânın arslanı Alî bin Ebî Tâlibdir “radıyallahü anh”. Hadîs-i şerîflerden anlaşıldığına göre hazreti Fâtıma, hazreti Hadice, hazreti Âişe, hazreti Meryem, hazreti Âsiye dünya kadınlarının en üstünüdürler. Hadîs-i şerîfde: “Fâtıma, Cennet hâtunlarının üstünüdür. Hasen ve Hüseyn de Cennet gençlerinin yüksekleridir.” buyuruldu.

Bunlardan sonra Eshâb-ı kirâmın en üstünleri (Aşere-i mübeşşere)dir. Cennetle müjdelenmiş on kişidir. Bunlar, hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk, Ömer-ül-Fârûk, Osmân bin Affan, Alî bin Ebû Tâlib, Ebû Ubeyde bin Cerrah, Talha, Zübeyr bin Avvam, Sa’d bin Ebî Vakkas, Saîd bin Zeyd, Abdurrahman bin Avf “rıdvanullahi teâlâ aleyhim ecma’în.” Sonra Bedr, sonra Uhud, sonra da Biat-ür-ridvanda bulunanlardır.

Resûlullahın yolunda canlarını, mallarını fedâ eden, Ona yardım eden Eshâb-ı kirâmın hepsinin isimlerini saygı ve sevgi ile söylemekliğimiz bize vâcibdir. Onların büyüklüğüne yakışmıyan sözler söylememiz, asla câiz değildir. İsimlerini saygısızca söylemek dalâlettir, sapıklıktır.

Resûlullahı seven kimsenin, Onun Eshâbının hepisini de sevmesi lâzımdır. Çünkü bir hadîs-i şerîfde buyurdu ki: “Eshâbımı seven, beni sevdiği için sever. Onları sevmiyen kimse beni sevmemiş olur. Onları inciten beni incitir. Beni inciten de, Allahü teâlâyı incitmiş olur. Allahü teâlâyı inciten kimse, elbette azâb görecektir.” Başka bir hadîs-i şerîfde: “Allahü teâlâ, benim ümmetimden bir kuluna iyilik yapmak isterse, onun kalbine Eshâbımın sevgisini yerleştirir. Onların hepsini canı gibi sever” buyurdu. Peygamberimiz vefât ettiği gün, Medîne şehrinde 33 bin Sahâbî vardı. Sahâbîlerin hepsi, yüzyirmidörtbinden fazla idi.