1.CİLD 197.MEKTÛB - kainatingunesi.com

 

İMÂM-I RABBÂNÎ AHMEDÎ FÂRÛKÎ SERHENDÎ

1.CİLD

197.MEKTÛB

 

Bu mektûb, pehlevân Mahmûda yazılmıştır. Tâlihli kimse, dünyaya düşkün olmıyan ve kalbi Allah sevgisi ile çarpan kimse olduğu bildirilmektedir:

Allaha teâlâ sizi, islâmiyetin doğru yolunda bulundursun! En iyi kimse, kalbi dünyaya bağlı olmıyan ve Allah sevgisi ile çarpandır. Dünya muhabbeti, günahların başıdır. Dünyayı sevmekten kurtulmak da, ibâdetlerin başıdır. Çünkü Allahü teâlâ, dünyaya düşkün olmayı sevmez. Onu yarattığı zamandan beri, hiç sevmemiştir. Dünya ve dünyaya düşkün olanlar, mel’ûndur ve Allahü teâlânın merhametinden uzaktırlar. Hadis-i şerifte buyuruldu ki, (Dünya mel’ûndur ve dünyada, Allah için yapılmıyan herşey de mel’ûndur). Çünkü Allahü teâlâyı hâtırlıyanlar, hattâ onların her zerresi, Allahü teâlâyı zikretmektedir. Bunun için, Allahü teâlâyı zikredenler, [yâni kalbinde ismini ve sıfatlarını hâtırlıyanlar] mel’ûn değildir. Bunlara, dünya adamı denilmez. Çünkü dünya demek, kalbi Allahü teâlâdan gâfil eden, Onu unutturan, kalbe Allahdan başkalarını getiren şeyler demektir. Allahü teâlâyı unutturan mallar, sebepler, mevkı’ler, şerefler hep dünya olur. Vennecm sûresinin, (Bizi düşünmiyenlerden, bizden yüz çevirenlerden, sen de yüzünü çevir. Onları sevme!) meâlindeki yirmidokuzuncu âyeti, böyle olduğunu açıkça göstermektedir. İşte bu dünya, insanın cân düşmanıdır. Bu dünyanın düşkünleri, hiç toparlanamaz, kendilerine gelemezler. Âhırette de, pişman olacaklar, çok acılarla karşılaşacaklar.

Dünyayı terk etmek demek, kalbin onu sevmemesi, ona düşkün olmaması, kıymet vermemesi demektir. Ona düşkün olmamak da, varlığı ile yokluğu müsâvî olmaktır. İnsanın böyle olabilmesi için, Allah adamlarının yanında yetişmesi lâzımdır. Bu büyüklerden biri ele geçerse kıymetini bilmeli, onların emirlerini yapmaya, canla başla sarılmalıdır. Şeyh Müzzemmil hazretlerinin sizin aranızda bulunması, çok büyük bir nîmettir. Çok az kimselerin eline geçen, bulunmaz bir nîmettir. Kıymeti, hiç ölçülemiyecek kadar büyüktür. Fakat, kerem ve ihsân sahiplerinin âdeti, îsâr etmektir. Yâni, başkalarının ihtiyaçlarını, kendi ihtiyaçlarından önce düşünürler. Şeyh hazretlerine birkaç gün izin verirseniz, çok yerinde bir iş olur. İş bitince, inşâallah yine geriye döner. Uzaktan olan ihlâs ve sevginiz de, hizmetinde imiş gibi, size fayda verir. Daha çok rahatsız etmiyeyim. Allahü teâlâ, bizi ve sizleri, insanların en iyisinin yolunda bulundursun! Allahü teâlânın selâmı ve ihsânları size olsun! Âmîn.