1.CİLD 237.MEKTÛB - kainatingunesi.com

 

İMÂM-I RABBÂNÎ AHMEDÎ FÂRÛKÎ SERHENDÎ

1.CİLD

237.MEKTÛB

 

Bu mektûb, molla Muhammed Tâlib-i Beyanegîye yazılmıştır. Sünnet-i seniyyeye yapışmağı istemekte, büyüklerin yolunu övmektedir:

Allahü teâlâ, bizi ve sizi islâmiyetin doğru yolunda bulundursun! Kıymetli kardeşim! Nakşibendiyye yolunun büyükleri, sünnet-i seniyyeye uymuş, azîmet yolunu tutmuşlardır. Sünnet-i seniyyeye uymakla ve azîmet yolunu seçmekle birlikte, eğer ahvâl ve mevâcid ile şereflenirlerse, büyük nîmet bilirler. Eğer, ahvâl ve mevâcide kavuşurlar, fakat sünnete yapışmakta ve azîmeti seçmekte gevşeklik olursa, bu ahvâli hiç beğenmezler ve böyle mevâcidi, yâni kendinden geçmeği istemezler. Bu gevşekliği, felaketin başlangıcı bilirler. Çünki, Hindistândaki din adamları olan Cûkiyye ve Berehmenler ile eski Yunan felesofları da böyle tecellî sanılan tecellîlere ve Âlem-i misâldeki keşflere ve vahdet-i vücûd bilgilerine mâlik oldular. Fakat, rezil ve rüsvâ olmaktan ve felakete sürüklenmekten kurtulamadılar. Saadetten mahrum kalmaktan başka, ellerine birşey geçmedi. Kardeşim! Allahü teâlânın lutfü ve ihsânı ile, bu büyüklerin yoluna girdiğinize göre, onlar gibi olmanız lâzımdır. Onların yolundan kıl kadar ayrılmamalısınız! Ancak, böylece, onların yüksekliklerinden, birşeylere kavuşabilirsiniz. Önce, Ehl-i sünnet vel-cemaat mezhebi âlimlerinin kitaplarında bildirilenlere uygun olarak, îtikadı düzeltmek lâzımdır. Bundan sonra, farzları, vâcibleri, sünnetleri, müstehabları, helâl ve haramları, mekruhları ve şübheli olanları, Ehl-i sünnet âlimlerinin fıkh kitaplarından öğrenmeli ve işler, bu bilgiye uygun olmalıdır. Bunlar yapıldıktan sonra, sıra üçüncüsüne gelir ki, bu da, tesavvuf bilgileridir. Ehl-i sünnet îtikadı ve fıkh bilgilerine uygun işler, tayyârenin iki kanadı gibidir. Bu iki kanad sağlam olmadıkca, maddesiz, zamansız âleme uçulamaz. Bu iki kanad elde edilmeden, ahvâl ve mevâcid hâsıl olursa, felaket uçurumuna doğru yuvarlanıldığı anlaşılmalıdır. Böyle hâllerden ve vecdlerden kurtulmak için Allahü teâlâya sığınmalıdır. Fârisî mısra’ tercemesi:

İş budur. Bundan başkası hiçdir!

 

Arabî mısra’ tercemesi:

Habercinin işi, yalnız haber vermektir.

 

Kıymetli kardeşim meyân şeyh Dâvüd oraya gelmiştir. Onun sohbetini büyük nîmet biliniz. Nasihatlarına kıymet veriniz. Gösterdiği yolda bulununuz! Kendisi, bu yolun büyüklerinin talebesi yanında çok bulunmuştur. O büyüklerin yolunu ve gidişlerini iyi öğrenmiştir. Orada bulunan kardeşlerimiz ve mîr Nu’mân hazretlerinin yardımı ile bu yüksek yola girmiş olanlar, şeyh hazretlerinin sohbetini ganîmet bilsinler. Onun halkasında, bir yere otursunlar. Birbirlerinde yok olsunlar. Böylece cem’ıyyete kavuşurlar. Yâni gönülleri Allahü teâlâya bağlanır. Bu yolda ilerler, yükselirler. (Mektûbât)ı okuyunuz! Çok faydalıdır. Fârisî mısra’ tercemesi:

Aranılan hazînenin nişânını verdim sana!

 

Size ve doğru yolda gidenlere ve Muhammed Mustafânın izinde olanlara selâm olsun “aleyhi ve alâ âlihissalevâtü vetteslîmâtü etemmühâ ve ekmelühâ”!