Adem aleyhisselamın peygamberliği ve mucizeleri - kainatingunesi.com

Adem aleyhisselamın peygamberliği ve mucizeleri: Allahü teâlâ, kullarına çok acımakta, onların dünyâda rahat ve huzur içinde yaşamalarını, ahırette de sonsuz saadete kavuşmalarını istemektedir. Bunun için, insanlar arasından seçtiği en üstün, en iyi kimseleri peygamber yapmış, bunlara kitaplar göndererek huzur, seadet yolunu göstermitir.İlk peygamberde Adem aleyhisselamdır.Adem aleyhisselam Ulul-azm olan altı büyük peygamberden biridir. Diğer,”Ulul-azm” peygamberler ise: Nuh (a.s.), İbrahim (a.s.), Mûsâ (a.s.), İsa (a.s.) ve Muhammed (aleyhisselam) dır. Ulul-azm”; Allahü teâlânın emirlerini, dinini insanlara bildirme hususunda her türlü zorluğa katlanan azm ve sebat gösteren demekdir.

Peygamber efendimiz bir hadîs-i şerîfde buyurdu ki: “Resullerin ilki Adem’dir…” Bir başka hadîs-i şerîfde de; “…Adem, Allahü teâlâ ile kelam eden (konuşan) bir peygamberdir” buyurdu.

Kur’an-ı kerimde şöyle buyuruldu:” Gerçekten Allahü teâlâ, Adem’i, Nuh’u, İbrahim hanedanını ve İmran ailesini alemler üzerine seçkin kıldı (soylarını peygamber yaptı)” (Al-i İmran süresi: 33) Tefsir âlimleri, bu ayeti kerimenin tefsirinde Adem aleyhisselamın ve Nuh aeyhisselamın enbiyadan olduğunu bildirmişlerdir. Kadı Beydavi hazretleri; Kur’an-ı kerim’de; “(Ey habibim) Rabbin meleklere, ben yeryüzünde bir hâlife yaratacağım demişti…” (Bekara süresi: 30) buyurulan ayeti kerimeyi tesir ederken;”buradaki hâlifeden murad, Adem aleyhisselamdır. Çünkü o, yeryüzünde Allahü teâlânın hâlifesi (hükümlerini yerine getiren) idi. Diğer peygamberlerde böyledir” buyurdu.

Tefsir-i Mazharî’de şöyle buyurulmuştur. “Bu ayeti kerimedeki “Hâlife’den murad, Adem aleyhisselamdır. Çünkü o, yeryüzünde Allahü teâlânın hâlifesidir. Yâni Allahü teâlânın kullarına Allahü teâlânın razı olduğu yolu gösteren ve onları Allahü teâlânın rızâsına kavuşturan peygamberdir. Adem aleyhisselamdan sonraki bütün peygamberler de böyledir. Onlar da yeryüzünde Allahü teâlânın hâlifesidir.”

  Allahü teâlâ Adem aleyhisselama on suhuf vahyetti. Adem aleyhisselama ilk gelen “Besmele-i şerîfe” dir. Suhuf’un kelime manası sahifeler demektir. Fakat peygamberlere gönderilen sahifeler bir yaprak kağıdın bir yüzü demek olmayıp, forma hâlinde küçük kitap, risale demektir. Allahü teâlânın Adem aleyhisselama gönderdiği on suhufda; iman edilecek şeyler, çeşitli dillerde lügatlar, hergün bir vakit namaz kılmak, gusl abdesti almak, oruç tutmak, leş, kan, domuz eti yememek bildirildi. Ayrıca çeşitli san’atlar, tıb bilgileri, ilaçlar, hesap, hendese yâni geometri gibi şeyler de bildirilmişti. Cebrail aleyhisselam Adem aleyhisselama oniki kerre gelmiştir. Adem aleyhisselam; Süryâni, İbrani ve Arabi diller ile kerpiç üstüne çok kitap yazdı; ilk yaratılan insan ve ilk peygamber idi. Hem Cennet hem dünyâ hayatı yaşadı. İlk yanılan (zelleye düşen), ilk tövbe eden, ilk örtünen, evlad acısını ilk duyan, ilk selamlaşan ve toprağı ilk işleyen O’dur. Adem aleyhisselam Allahü teâlânın kendisine vahyettiği şeyleri evlatlarına  ve torunlarına bildirip onlara doğru olan hak yolu gösterdi.

Adem aleyhisselamın mucizeleri:

1-Yırtıcı hayvanlar ile konuşurdu. Bu mucizesinin sebebi şöyledir: Adem aleyhisselam, evladından bir kabileye uğrayıp, onlarla görüşmüştü. Bu kabile, kendilerine dağda yaşayan vahşi hayvanların Mûsâllat olduğunu bildirip şikayet etmişlerdi. Adem aleyhisselam o civarda bulunan yırtıcı hayvanları çağırdı. Hepsi toplandı. Bu vahşi hayvanları; “Evladıma niçin eza ediyorsunuz” diyerek azarladı. Toplanan vahşi hayvanlar dile gelip, konuşmaya başlayıp dediler ki: “Bunlar arasında gıybet, nemime, koğuculuk, söz taşımak gibi kötü huylar yayıldığı için biz onlara eza ediyoruz, sıkıntı veriyoruz.” Adem aleyhisselam onlara iyi geçinmelerini, birbirleriyle çekişmemelerini emretti. O kabile de gıybet, dedikodu gibi kötü huyları terkedip iyi geçindiler. Bundan sonra hayvanlar onlara zarar vermedi.

2-Adem aleyhisselam uzak bir yere gitmek isteyince mesafeler kısalır ve oraya kısa zamanda ulaşırdı. Adem aleyhisselam Hz. Havva ile Cennet’ten yeryüzüne indirildiğinde, kendisi Hindistan’da Seylan (Serendip) adasına, Hz. Havva da Cidde’ye indirilmişti. Aralarındaki mesafeler çok uzaktı.

Adem aleyhisselam yasak edilen ağaçtan yemesi sebebiyle Cennet’ten çıkarıldığı için, hem de Hz. Havva’dan ayrı kalmanın acısıyla tövbe edip iki yüz sene ağladı. Allahü teâlâdan af diledi. Hz. Havva ise daha çok ağlıyordu. Adem aleyhisselam, tövbe edip tövbesi kabûl olduktan sonra, Hz. Havva ile buluşmak için Allahü telaya duâ etti. Allahü teâlâ duâsını kabûl edip, ona uzun mesafeleri kısa zamanda alma mucizesini verdi. Böylece uzaklıklar yakın kılındı. Kısa zamanda Hindistan’dan Mekke’ye vardı ve Arafat ovasında Hz. Havva ile buluştu. Kavuştukları bu ovaya orada buluşmalarından dolayı Arafat denilmiştir.

3-Adem aleyhisselam, dağ ve taşlara elini vurunca hâlis su çıkardı. Bu mucizenin zuhur etmesinin sebebi şöyle idi.. Allahü teâlâ Adem aleyhisselama Kabe’yi yapmayı emretti. Adem aleyhisselam  Kabe’yi muazzamayı yaptıktan sonra, Hindistan’a gidip orada dünyâ işlerinden ziraat, ticaret yapıp, evlatlarını yetiştirmekle meşgûl oldu. Peygamber olduğu bildirilince Allahü teâlânın emirlerini insanlara tebliğ etti. Bu sıralarda evladı ve torunları bin kişiye ulaştı. Bunlar birbirleriyle gayet iyi geçiniyorlar ve mes’ud bir hayat yaşıyorlardı. Adem aleyhisselamın evladından Kabil, Habil’i şehid edince, aralarında bir karışıklık çıktı. Kabil oradan kaçıp gitti. Aradan kırk sene geçmişti. Kabil’in evlatları haramlara dalıp, kötü işlerle meşgûl oluyordu. Allahü teâlâ Adem aleyhisselama Kabil’in evlatlarını dine davet etmesini emretti. Adem aleyhisselam onları dine davet edince mucize istediler. Bunun üzerine Adem aleyhisselam mübarek elini büyük bir kayaya dokundurdu. Dokunur dokunmaz kayadan birden bire hâlis bir su fışkırmaya başladı. Bu mucize üzerine çoğu iman etti. Sonra o suyun çevresinde ziraat ve san’atla  meşgûl oldular.

4- Adem aleyhisselam her  ne vakit arzu ederse ağaçları bir işaret ile yerlerinden kaldırır ve bir işaretle de yerlerine getirirdi. Bu mucizesi şöyle vuku bulmuştur: Adem aleyhisselam Kabil evladından ateşe tapan bir kabileye uğradı. Bu kabileye ateşe tapmaktan vazgeçip Allahü teâlâya iman etmelerini söyledi. Bu daveti üzerine bir ağaç göstererek; “Şu ağaç yerinden kalkıp başka bir yere yerleşsin” dediler. Adem aleyhisselam böyle bir mucizenin hasıl olması için Allahü teâlâya duâ etti. Allahü teâlâ Adem aleyhisselamın duâsını kabûl buyurdu. Allahü teâlâ kendi isimlerini (esmasını) söylemesini ve ağaca işaret etmesini emr buyurdu. Adem aleyhisselam eliyle gösterilen ağaca işaret etti. Ağaç yerinden kalkıp başka bir yere yerleşti.

5- Adem aleyhisselam kendisinden mucize istenildiği bir vakitte avucuna taşları aldı. Bu taşların Allahü teâlânın ismini zikr ve tesbih ettiklerini işitildi. Bu mucizeyi görenlerden pek çok kimse iman etti.

6- Adem aleyhisselam tohum yetiştirmeye müsait olmayan ham tarlaya tohum ektiğinde mucizesiyle tohum bir gün içinde yeşerip olgunlaşırdı.

7- Adem aleyhisselam birgün çocuklarını yemeğe davet etmişti. Hz. Havva yemek hazırlamakla meşgûl iken adem aleyhisselam, evlatlarının yanında mübarek elini ateşe sokup uzun müddet ateşin içinde tuttu. Mucize olarak ateş elini yakmadı.

8- Adem aleyhisselamın evlatlarından Kabil, Habil’i öldürüp kaçtığında Adem aleyhisselam onu aramaya çıktığında, bir mucize olarak bazı taşlar da adem aleyhisselam ile birlikte hareket ederdi.