AHMED-İ ZERRÛK - kainatingunesi.com

AHMED-İ ZERRÛK

“rahmetullahi teâlâ aleyh”

Buyurdular ki:

“Hakka kavuşmak için, yeryüzünün doğusunu ve batısını gezip dolaştım. Allahü teâlânın rızâsına ermek için, nefsin terbiyesinde bilinen her sebebe yapıştım. Mümkün olan her yola başvurdum. Allahü teâlânın rızâsına kavuşmak için her neye sarıldıysam, beni Allahü teâlâdan uzaklaştırdı. Nihâyet her hususta Allahü teâlâya sığındım. Sonunda gördüm ki; sebeplere güvenmemek, mutlak olarak Allahü teâlâya teslim olmak lâzımdır.”

“Vecd ve hâl sâhipleri kendilerinden geçip şuurlarını kaybederlerse, sözlerinde ve işlerinde mazur olurlar. Fakat bu tasavvuf sarhoşluğu kendiliğinden olmayıp, akılları başlarında ise şuurları yerinde ise, mazur olmazlar ve günaha girerler. Şuursuz oldukları zaman, ibâdetleri kaçırmaları günah olmaz ise de, akılları başlarına gelince, kaçırdıkları ibâdetleri hemen kazâ etmeleri lâzımdır. Çünkü bu şuursuzluğa, akıllarının başlarından gitmesine kendileri sebeb olmuştur. Böyle tasavvuf sarhoşlarının, dîne uymayan sözlerine ve işlerine başkalarının uymaları câiz değildir. Kendileri günaha girmezlerse de bunlara uyanlar günaha girerler.”

“Akâid ilmi ile îmân bilgileri, fıkıh ilmi ile dînin emir ve yasakları öğrenilir. Tasavvuf ilmi ile ise, kalbi kötü düşüncelerden temizleyerek ihsan mertebesine kavuşulur. İhsân, Allahü teâlâyı görür gibi ibâdet etmektir. Îmân bilgileri öğrenildikten sonra, önce fıkıh bilgileri öğrenilir. Bununla iktifâ edip, mânevî hâllerden ve ilimlerden mahrum kalınmaz. Bunun için kalbi kötü düşüncelerden kurtaracak ve temizleyecek tasavvuf bilgileri öğrenilir. Fıkıh ile tasavvufun her ikisinden de pay almalıdır.

“Nefsin hastalıklarını tedâvî eden şeylerin aslı beştir:

1) Az yemek, mîdeyi fazla doldurmamak,

2) Başa gelen işlerden Allahü teâlâya sığınmak,

3) Fitne yerlerinden kaçmak,

4) Devâmlı istiğfâr ve Resûlullah efendimize salat ve selâm okumak,

5) Allahü teâlânın emirlerini yerine getirmeye, rızâsını kazanmaya çağıran kimse ile berâber olmak.”

“Zamânımızdaki insanlar şu beş şeye tutulmuşlardır:

1) Cehâleti, ilme tercih etmek,

2) İşlerde kızmak,

3) Mânevî perdelerin hemen açılmasını istemek,

4) Bid’ati (dinde sonradan ortaya çıkan şeyleri), sünnet-i seniyyeye tercih etmek,

5) Nefsin arzu ve isteklerine göre hareket etmek.”

“Yolumuzun esâsı beştir.

1) Gizlide ve açıkta Allahü teâlâdan korkmak, haramlardan, yasak ettiklerinden sakınmak.

2) Söz ve hareketlerde Sünnet-i seniyyeye uymak,

3) İnsanlardan birşey beklememek,

4) Fakirlikte ve zenginlikte Allahü teâlânın takdirinden râzı ve hoşnud olmak,

5) Genişlikte ve darlıkta Allahü teâlâya yönelmek.
Takvâ: Allahü teâlâya yönelmek ve doğruluk ile; Sünnet-i seniyyeye uymak, kendini muhâfaza etmek ve güzel ahlâk ile; insanlardan bir şey beklememek, sabır, tevekkül ile; Allahü teâlâdan gelene rızâ göstermek, kanâat ve tefviz (helâl şeyleri elde etmekte sebeplere yapışıp, bunlara kavuşmayı Allahü teâlâdan beklemek) ile; Allahü teâlâya dönmek, genişlikte O’na hamd ve şükür etmek, darlıkta O’na sığınmak ile olur. Bunlara erişebilmek için de;

1. Yüksek gayret sâhibi olmak,

2. Allahü teâlânın emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınmak, kulluk vazîfelerini iyi yapmak lâzımdır. “