AKIL HER ŞEYİ ANLAYAMAZ - kainatingunesi.com

AKIL HER ŞEYİ ANLAYAMAZ

(Türkiye Takvimi – 12 Eylül 2014)

Akıl, anlayıcı bir kuvvettir. Hakkı bâtıldan, iyiyi kötüden, faydalıyı zararlıdan ayırmak için yaratılmıştır. Akıl, Allahü teâlânın insanlara hediyesidir. Zekâ ile aklı birbirine karıştırmamak lâzımdır. Zekâ, kısaca düşünebilme kuvvetidir. Fakat, doğru düşünebilmek için, akıl lâzımdır. Her işte ve hele din işlerinde akla güvenilmez. Din işleri akıl üzerine kurulamaz. Allahü teâlâ, aklımızdan faydalanmamız için, Peygamberler yarattı.

Peygamberlerle, dünyada ve ahirette rahat etmek yolunu bildirmeseydi, aklımız bulamaz, işe yaramazdı.
Dinimizde aklın ermediği şeyler çoktur. Fakat, akla uymayan birşey yoktur. Ahiret bilgileri ve Allahü teâlânın beğenip beğenmediği şeyler ve O’na ibâdet şekilleri, eğer aklın çerçevesi içinde olsalardı ve akıl ile doğru olarak bilinebilselerdi, binlerce Peygamberin gönderilmesine lüzum kalmazdı. Allahü teâlâ, hâşâ Peygamberleri boş yere ve lüzûmsuz göndermiş olurdu. Hiçbir akıl, ahiret bilgilerini bulamayacağı, çözemeyeceği içindir ki, Allahü teâlâ, kullarına çok acımakta, onların dünyada rahat ve huzur içinde yaşamalarını istemektedir. Bunun için, her asırda insanlar arasından seçtiği en üstün, en iyi kimseleri Peygamber yapmış, bunlara kitaplar göndererek huzur, saadet yolunu göstermiştir.

Kör olanın yol gösterenlere teslim olması gibi ve çaresizlikten şaşırmış olan hastanın merhametli doktorlara kendini teslim etmesi gibi, insanların da, aklın ermeyeceği faydalara kavuşabilmeleri ve felâketlerden kurtulabilmeleri için, gönderdiği Peygamberlere teslim olmalarını diledi. Saadete kavuşmak için, önce kendisine ve Peygamberlerine inanmak lâzım olduğunu bildirmiş, sonra kitaplarındaki emirlere uymayı emretmiştir. En son ve kıyâmete kadar değiştirmemek üzere ve bütün dünyaya Peygamber olarak, Muhammed aleyhisselâmı göndermiştir.

Bütün Peygamberler, akıl ile bulunacak dünya işlerine, fen bilgilerine, tecrübeye dayanan teknik buluşlara dokunmayıp, yalnız bunları araştırmak, bulup faydalanmak için çalışmayı emir ve teşvik buyurmuş, kendileri dünya işlerinden her birinin, insanları ebedî saadete ve felâkete nasıl sürükleyebileceklerini anlatmış ve Allahü teâlânın beğendiği ve beğenmediği şeyleri açık olarak bildirmişlerdir.

Kaynak: Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye