AKLI OLAN, İNANIR - kainatingunesi.com

“Seyyid Muhammed Ma’sûm”, büyük bir âlim zâttı.
Hem dahî tasavvufta, sâhib-i kemâlâttı.

Pek çok fâideliydi dersleri o büyüğün.
Şöyle buyurmuş idi sohbetinde o bir gün:

(Dünyâ ve âhirette, seâdete kavuşmak,
Müslümân olmak ile müyesser olur ancak.

“Mü’min olmak” için de, inanmak lâzım gelir.
Önce inanmalı ki, Allah vardır ve birdir.

Görür, bilir, işitir O her bir hadîseyi.
O yapar ve yaratır kâinâtta her şeyi.

“Muhammed Resûlullah”, O’nun peygamberidir.
Ancak O’na uymakla Rabbe kulluk edilir.

Öldükten sonra tekrar, kalkılacak kabirden.
Ve öteki âlemde, hayat var ebediyyen.

Ya “Cennet” denen yerde, olacak sonsuz nîmet.
Yâhut da “Cehennem”de, sonsuz azâb, eziyyet.

Bu dünyâda yaşıyan insanlar, yüzde doksan,
Bütün yehûdîlerle, bilcümle hıristiyân,

Hattâ bütün dünyâda, isim yapmış kişiler,
Devlet adamlarıyla meşhur siyâsetçiler,

Bütün fen adamları, nice meşhur kumandân,
Berehmenler, budistler, ateşe, puta tapan,

Kimseler, inanır ki, “Öldükten sonra, elbet,
Tekrar dirilmek olup, hayat var ilel ebed.

Her kişi, ya Cennette sonsuz yaşıyacaktır.
Yâhut da Cehennemde ebedî yanacaktır.”

Bâzı câhiller var ki, islâmı bilmiyorlar.
Lâkin müslümânlarla istihzâ ediyorlar.

Gündüzleri plaj ve spor sâhalarında,
Gece, kızlı oğlanlı otel odalarında,

Zevk ve sefâ içinde, çalgı, oyun ve kumar,
İçki ve eğlenceyle ömür çürütüyorlar.

Lâzım olan parayı, hak hukuk tanımadan,
Hîleli yollar ile topluyorlar durmadan.

Bunlar, dinsiz olmaya, derler “İlericilik.”
Ahlâksızlığa ise, diyorlar “Aydın gençlik.”

(Biz, avrupalılara benziyoruz) diyorlar.
Onlara benzemekle, iftihâr ediyorlar.

Lâkin biri îmânlı ve nâmusluysa şâyet,
(Gerici! yobaz!) diye ediyorlar hakâret.

Hâlbuki avrupalı ve amerikalılar,
Allaha, Peygambere kesin inanıyorlar.

İnandıkları için, bunlar “akılsız” da hep,
O inanmıyanlar mı “akıllı”dırlar acep?

Bunların tuzağına düşenler, ne ahmaktır.
Bu, kendini ebedî Cehenneme atmaktır.

Aklı olan, uyarak ilim, fen ve aklına,
İnanması gerekir Allahın varlığına.

Yâhut bütün dünyânın inandığı şu gerçek,
“Cehennemde ebedî yanmayı” düşünerek,

Korkup, hemen îmâna gelmesi lâzım gelir.
Bu, “Akıllı olma”nın îcâb ve gereğidir.