Anneciğim - kainatingunesi.com

Bir ara, kendisini zaptetmeye çalışan insanların dalgınlığından ve bir anlık boşluktan faydalanan genç anne, kollarından tutan insanların arasından koptuğu gibi, azgın alevlerin arasına atıldı. Bir cehenneme dönen yangının ortasında çığlık çığlığa kayboldu. Hâlâ kulaklarından silinmeyen ve yüreğime bir kızgın mille dağlanan tiz bir feryâdla, “Nerdesin yavrum? Geliyorum…” dediğini hiç unutmam. Kalbim duracak gibi olmuştu. Yapacak hiç bir şey yoktu…

Neticede anne ve bebeği yanarak ölmüşlerdi. İnşaallah mekânları Cennet olur.
Bu hâdisenin tesiriyle ne için evden çıktığımı filan unutmuştum. Korkmuş ve ezilmiştim. Ruhumda fırtınalar, yüreğimde alevler vardı. Eve koştum. Üvey annem kapıda duruyordu. Bilmem nasıl oldu? Boş bulundum sanırım. Yahud, bir sevgiyle sığınmak insiyakiyle koşup kollarına atıldım. Sarılmamla tokatı yemem bir oldu. Kovaları kaybettiğim meydana çıkınca da yediğim dayağı bir ben bir de Allahım bilir…
Bütün gece, anneleri düşündüm. Kendini yavrusu için ateşe atan anneleri. Yandım ve hâlâ yanarım anasız büyüyenlere, ana sıcaklığından uzak kalanlara.

Perihan Ağbaba

26.06.2018 – www.turktakvim.com