ARKADAŞ HAKKI - kainatingunesi.com

ARKADAŞ HAKKI

          Müslümanın vazifelerinden biri de, arkadaş hakkını gözetmektir. Bu bakımdan daima salih, iyi kimselerle arkadaşlık kurmalıdır. Çünkü kötü arkadaş, insan için çok zararlıdır. Bütün fenalıkların başı kötü arkadaştır. Kötü arkadaş, insanı dünyada ve ahirette felakete sürükler. Böyle bir felakete düşmemek için arkadaş seçiminde son derece dikkatli davranmalıdır. Kişinin dini, arkadaşının dini gibidir. İnsanın saadeti de felaketi de arkadaşlık yaptığı kimselere bağlıdır. Arkadaş seçerken aranacak mühim şartlardan bir kısmı şunlardır:

1-Arkadaş, dindar ve akıllı olmalıdır.

2-İyi huylu olmalıdır.

3-Kötülük yapan, günah işleyen kimse olmamalıdır.

4-Yalan söylememelidir.

5- Cimri olmamalıdır.

            Üç çeşit arkadaş vardır: Birincisi, gıda gibidir. Ona devamlı ihtiyaç duyulur. İkincisi, ilaç gibidir; bazen ihtiyaç hissedilir. Üçüncüsü hastalık gibidir. İstenmediği halde insan ona yakalanır. Gerçek arkadaş, gıda gibi ihtiyaç duyulanıdır. Bunlar; salih, temiz ve faydalı arkadaşlardır. Böyle arkadaşlara sahip olmak için çok uğraşmalı, aramalıdır. Hazret-i Ali “İyi arkadaşa sahip olmayan kimse, sağ kolu olmayan kimse gibidir” buyurdu.

            İnsanın hayatta en güzel kazançlarından biri de sadık arkadaşlar ve dostlar kazanmasıdır. Vefakâr arkadaş; bitmeyen, tükenmeyen en güzel hazinedir. Sadık dost olan arkadaş, hayatın çeşitli sıkıntı ve hadiseleri karşısında yardımcı olur.

Arkadaşlık hakkını gözetmek, mühim bir vazifedir. Arkadaşa, malla ve mümkün olan her vasıtayla yardımcı olmak lazımdır.

             Arkadaşın sırrını saklayıp, ayıbını örtmelidir. Zor bir iş teklif etmemeli, sıkıntılı anlarında ferahlık vermeye çalışmalıdır. Ona karşı daima vefakâr ve fedakâr davranmalıdır. Her türlü sıkıntısını gidermeli, günah işlemesine mani olmalı, başına gelen felaket sırasında ona yardımcı olmalı, elinden tutmalıdır.

MENKIBE: Arkadaş Ziyareti

               Bir kimse bir din kardeşini ziyarete gidiyordu. Allahü teala, onun yanına bir melek gönderdi. Melek sordu:

              -Nereye gidiyorsun?

              -Filan din kardeşimi görmeye.

              -Onunla bir işin mi var?

              -Hayır.

              -Akraban mıdır?

              -Hayır.

              -Sana bir iyiliği mi dokundu?

              -Hayır.

             -O halde niçin gidiyorsun?

             -Allah için gidiyorum ve onu Allah rızası için seviyorum.

             -Allahü teala, beni; seni sevdiğini müjdelemem için gönderdi. O kimseyi sevdiğin için Allahü teala da sana cenneti vaad etti.