Bitkiler şaşırtmaya devam ediyor - kainatingunesi.com

Nebatın bugüne kadar tespit edilen akılcı taktiklerine yeniler eklendi. Bitkiler, çok ince ayarlanmış taktikler sayesinde düşman böcekleri aldatabiliyor, hatta onları kullanabiliyor. Bunun için hünerli bir ressam gibi de- senler çıziyor, bir kimyager gibi parfüm veya öldürücü hormonlar üretebiliyor. Bu davranışların kompleksliği insanı hayrete düşünecek cinsten. Ancak dikkat! Bu bitkilerin beyni bile yok. Değil düşünme yetenekleri, taklit ettikleri desen ve kokuları algılayacak organları bile bulunmuyor.

Bu şaşırtıcı davranışlar bizlere, sonsuz kudret sahibi Rabbimizin her şeyi kontrolü altında bulundurduğunu bir kez daha gösteriyor.

Bitkilerle ilgili yapılan araştırmaların ilki desen taklidiyle ilgili idi. İncelenen bitkilerde tıpkı tırtıl, karınca ve yaprak biti görünümünde desenlere rastlanıldı. Bir tohum zarfı, şekil ve üzerindeki desenlerle tam bir tırtılı andırıyor. Bitkinin gövdesi üzerinde bulunan bazı desenler ise, bir başka zararlı canlı olan bitlere birebir benziyor.

Tüm bu desenler aslında düşman böceklere verilen aldatıcı bir sinyal görevi görüyor. Bitki böylece hastalıklı bir görünüme bürünmüş oluyor ve etrafındaki böceklere “böcek işgali altındayım” izlenimi veriyor. Bu bitkiyle karşılaşan böceklerin nebata saldırma istekleri bir anda kırılıveriyor. Besin kaynaklarını başka böceklerle paylaşmak avantajlı olmayacağından başka bitkilere yöneliyorlar.

Bu akılcı savunma sistemi, geyik gibi daha büyük hayvanlara karşı da oldukça etkili. Bitkideki sahte böceklerin, geyiği ısırıp rahatsız etme ihtimali karşısında, geyikler bu görünümdeki bitkileri yemiyorlar.
Hayfa-Oranim Üniversitesi’nden Smcha Lev-Yadun ve Moshe İnbar isimli bilim adamları sadece İsrail’de yarım düzine aldatıcı bitki türü bulduklarını belirtiyorlar.

Lev-Yadun, bu bitkilerin böcekleri taklitte insanları bile aldatacak kadar mükemmel olduklarını söylüyor. Hatta resimleri gören arkadaşı bir bilim adamı olmasına rağmen resimdekilerin böcek değil de bitki olduğunu anlayamamış.

Xanthium Trumarium türüne ait bir papatya kendisine bir karınca ordusu tarafından işgal edilmiş görünümü veriyor. Karıncaların ordu halinde saldırısı birçok hayvanı alt edebiliyor.

Böylece bitki, büyük hayvanlara karşı son derece caydırıcı olan karınca faktörünü kullanmış oluyor. Karıncaların bu caydırıcılığından yararlanabilmek için, bazı bitkilerin karıncaları kendisine davet eden özel nektarlar ürettiği biliniyor.

Lev-Yadun “böcekleri taklit eden daha binlerce bitki türü olduğuna eminim” diyor. Peki ama bu akılcı davranışlar bu bitkilerde nasıl ortaya çıkmış olabilir? Acaba bitkiler bu taktikleri kendileri keşfetmiş ve geliştirmiş olabilirler mi? Gözleri olmayan bitkiler böceklerin desenlerin taklit etmeyi nereden öğrenmişlerdir?

Elbette böyle karmaşık taktikler, bu kadar akılcı ve etkili sistemler tesadüfen bitkinin kendi iradesiyle var olmuş değildir. Ayrıca hiçbir tesadüf böyle karmaşık ve akılcı bir sistemi meydana getirmiş olamaz. Bu davranışlarla bitkinin sonsuz kudret sahibi tarafından yaratıldığı açık bir gerçektir. Tüm canlıların Rabbi olan yüce Allah, canlı cansız her şeyi, her an kontrolü altında tutar ve evrendeki her şeyin mülkü Allah ‘a aittir.

Bitkilerin böceklere karşı yürüttüğü savunma savaşında gösterdiği akılcı davranışlardan birisi de Rus Bilimler Akademisi’nin Internet sayfasında yayımlandı. (www.inform-nauka. ru/)

Rusya’daki Syktyvkar Biyoloji Enstitüsü’nden bilim adamlarının yaptıkları araştırmaya göre, siline tatarica türüne ait çiçekler, düşmanı içeriden yıkan bir strateji izliyor. Bu bitki türü, kendisine saldıran tırtılların deri değişimini kontrol eden hormonu üretip bunu düşmana karşı silah olarak kullanıyor.

Ecdysteroids hormonu, böceklerde deri değişimini kontrol ediyor. Bir tırtılın sağlıklı bir kelebek haline gelebilmesi için önce pupa dönemine geçmesi gerekiyor. Bu geçiş dönemlerinde tırtılın vücudunda bu özel hormon salgılanıyor belli dozaj hormonla hücrelere iletilen mesaj hücrelerce okunuyor. Hücreler de mesaja uyarak bir dizi karmaşık biyokimyasal reaksiyon gerçekleştiriyor. Tüm bunların sonucunda tırtıl metamorfozunu tamamlıyor ve kelebeğe dönüşüyor.

Seline tatarica çiçeği tam da bahar döneminde çiçek açmadan az önce saldırıya uğrayacağını bildirircesine alarma geçiyor. Düşmanın fizyolojisini en ince detayına kadar biliyormuş gibi, kendi vücudunda ecdysteroids hormonu üretiyor. Tırtılın ısırıklarıyla, hazırlanan hormon bombaları düşmanın vücuduna iletilmiş oluyor. Aşırı dozajda hormona maruz kalan tırtılın hücreleri aniden deri değiştirme komutu alıyor ve bunu ediyor. Tırtıl çok kısa sürede pupa dönemine geçiyor, sonrasında ise hemen ölüyor. (Mercek, Şubat 2003)

Koruyucular

Yüzeyleri kaplamak, kirden ve aşınmadan korunmalarını sağlamak açısından oldukça önemlidir. Özellikle de yumuşak ahşapların içine girerek onları çürütebilecek su sızıntılarına karşı bunu yapmak çok gerekli bir işlem- dir. İnsanların günlük hayatta kullandığı birçok koruyucu malzeme aslında tabiattaki canlılar tarafından çok daha önceden kullanılmaktadır. Ahşap kaplama bunlardan yalnızca bir tanesidir. Böceklerin vücudunu saran kitin tabakası ahşap yüzeylerin kaplanmasına örnek olmuş malzemelerden birisidir. Kitin son derece hafif ve ince, iskelet görevi görecek kadar da sağlamdır ve esnektir. Üzerindeki özel kaplama malzemesiyle dışarıdan içeriye su geçirmez. Vücut içerisindeki sıvıları da dışarı çıkarmaz.

Bataklığın içindeki muazzam temizlik

Lotus bitkisi (beyaz nilüfer), çamurlu ve kirli ortamlarda yetişir ama yaprakları sürekli temizdir. Çünkü bitki, üzerine en ufak bir toz zerresi geldiğinde hemen yapraklarını sallar ve  toz taneciklerini belli noktalara doğru iter. Yaprağa düşen yağmur damlaları da bu noktalara doğru yönlendirilir ve böylece buradaki tozları süpürmeleri sağlanır.

Lotus bitkisinin bu özelliği, yeni bir bina yüzeyinin tasarımı için araştırmacılara ufuk açmıştır. Araştırmacılar lotusun yaprağı gibi yağmur sularını kullanarak üzerindeki kiri temizleyen bina yüzeyleri üzerinde çalışmaya başlamışlardır. Bu çalışmalar sonunda (bir Alman şirketi) Lotusan adı verilen cephe kaplama malzemesini üretmiştir. Asya ve Avrupa’da piyasaya sunulan bu ürün için deterjana gerek kalmadan 5 yıl boyunca kendini temiz tutacağı garantisi verilmiştir. Silikon bazlı bir dış cephe boyası olan Lotusan’da, adını aldığı lotus bitki- sini ve bu bitkinin sahip olduğu sistem birebir taklit edilmektedir. Bu sisteme göre yüzeyde 5-10 mikrometre (milimetrenin binde biri) yüksekliğinde ve birbirinden 10-15 mikrometre mesafede olan çok küçük tümsekler biliniyor. Sonuçta ortaya 0,1 mikrometre genişliğinde, tellerden oluşan engebeli bir yüzey çıkıyor. Dışarıdan bakıldığında düz gözüken ancak gerçekte balmumuyla kaplı engebeli yüzey şekli, su damlacıklarının yüzeyle tam bir temas sağlanmasını önlüyor ve su damlacıklarının kendi ağırlıklarıyla aşağıya doğru akmasını sağlıyor.
Doğadaki pek çok canlı kendi yüzeylerini koruyan çeşitli özelliklere sahiptir. Şüphesiz ne lotus bitkisinin yüzey yapısı, ne böceklerdeki kitin tabakasına gözyaşı, ne de eklemlerimizdeki aşınmayı engelleyerek rahat hareket etmemizi sağlayan sıvı kendi kendine oluşmamıştır. Onları tüm özellikleriyle birlikte, kusursuz bir şekilde yaratan sonsuz ilim sahibi olan Allahü teâlâ’dır.
“O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, “şekil ve suret” verendir. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü o’nu tespih etmektedir. O, aziz, hakimdir.” (Haşr suresi 24. âyet meali) (Mercek Şubat 2003)