BULGAR ZULMÜ: TÜRKİYE UYAN - kainatingunesi.com

1913’de yazılan ve Bulgarların Müslüman Türklere yaptıkları zulümleri anlatan,”Türkiye Uyan” adlı kitabın 228. sahifesinden:

“Ben Edirne vilayetinin Karapınar köyünden fakir ve namuslu bir ailenin çocuğu idim. Muharebe oldu, hicret başladı. Köyümüzün ahalisi de göçe mecbur oldu. Hain düşman gelip, köyümüzü yaktı. Evimiz barkımız ateşler içinde kaldı. Kaçmak istedik, Bulgar köylüleri, askerle birlikte önümüze çıktılar. Bizleri birer birer kesmeye başladılar.

Annem gözyaşları içinde; “Bizim hepimizi kesiniz! Fakat sevgili oğlumu, canım yavrum Nuri’mi bırakınız!” diye feryat edip düşmana yalvarıyordu. Fakat kim dinler. Babamın gözlerini oyup; kardeşlerimi, annemin gözü önünde parça parça ettiler. Sonra da annemin üzerine saldırıp göğüslerini kestiler ve başını tüfekle ezerek şehit edip bir kenara attılar. Şehit olmak üzere iken bir bana mahzun bakışı, bir de başını köyümüzün yanmakta olan câmisinin minaresine çevirişi gözlerimin önünden hiç gitmez.

Canım anneciğim! Küçük yaşıma rağmen, anladım ki; bana acıdın. Yanan minareye bakarken duâ ettin. Âh anne şefkati! Müthiş ölümünün son anlarında bile ben evlâdını düşündün!

Hain düşman beni kesmedi. Fakat ölmüş bir ceset hâline sokup, süratle akan Meriç nehrine attı. Allahü teâlâ ihsan ederek beni korudu. Nehrin suları içinde bir kütük gibi sürüklenip gittim. Yüce Rabbimin inayeti ile İstanbul’a hicret etmekte olan diğer muhacirler tarafından nehirden çıkarılarak kurtarıldım!..

Ey yüce Rabbim! Beni hâin düşmanın elinden kurtardın. Sana binlerce hamd ve senâ olsun… Allahım! Bana sarsılmaz bir güç ve kuvvet ihsan eyle!
Gençlik çağına girdiğim zaman cesur ve kuvvetli olayım. Bana küçücük yaşımda gördüğüm dehşetli faciayı, Senin yüce dinine, mukaddes kitâbımıza ve câmilerimize saldıran Bulgar hainlerinin yaptıklarını unutturma!..”