DAMDA DEVE ARAMAK - kainatingunesi.com

DAMDA DEVE ARAMAK

Halife Harun Reşid bir gün ihtişamlı, lüks sarayında otururken sarayın damından sesler duyar.

Muhafızlar bakarlar bir adam damda dolaşıyor. Palas pandıras yakalayıp getirirler, adamı sorguya çekerler.

“Kimsin, necisin, sarayın damında ne işin var?”

Damda dolaşan şahıs Behlül Dane’dir.

Damda ne aradığına ise şöyle cevap verir:

“Efendim, develerimi kaybettim, onlar arıyorum!”

Harun Reşid, “Behey adam damda deve mi aranır?” diye sorar.

Behlül Dane de cevabını verir:

“Siz bu ihtişamlı sarayda, atlaslar, ipekler içinde Allah’ı ararsınız, Cennet de acaba hangi köşklerim olacak diye hayal edersiniz; bu normal de, benim damda deve aramam mı garip? Ne var bunda?”

Sultan kızgındır, öfkesinden yerinden kalkıp kalkıp oturur. Bir ara halife kalkınca Behlül Dane, o muhteşem tahta oturuverir.

Zaten suçludur(!) bu sefer suçu katmerlenmiştir. Alırlar, falakaya yatırırlar.

Dayağı yedikçe ağlayıp sızlayacağı yerde kahkahayla gülmeye başlar.Herkes şaşkındır. Halife bizzat sorar:

“Niçin ağlayacağın yerde gülüyorsun?”

Behlül cevap verir:

“Sultanım, ben bu görkemli koltuğa 2 saniye oturdum, bu kadar dayak yedim, siz yıllardır oturuyorsunuz, Allah bilir ne kadar dayak yiyeceksiniz!