DÎNÎ BAYRAMLARIMIZIN CEMİYETTE BİRLİK VE BERABERLİK MEYDÂNA GETİRMEDEKİ ROLÜ - kainatingunesi.com

M- DÎNÎ BAYRAMLARIMIZIN  CEMİYETTE BİRLİK VE BERABERLİK MEYDÂNA GETİRMEDEKİ ROLÜ

1- BAYRAM [YENİ REHBER ANSİKLOPEDİSİ]

Dini ve milli bakımdan ehemmiyeti olan, milletçe her sene kutlanan gün veya günler. Bayram kelimesinin çok eskilerde kullanıldığına dair elde bir delil yoktur. Ancak İslamiyetten sonra bayram manasına gelen “iyd” kullanılmıştır. Her yıl Müslümanların sevinçli neşeli günleri tekrar geldiği için böyle günlere iyd, yani bayram denilmiştir.

İslamiyetten önce kavimler, devletler kendi inanç, örf ve adetlerine göre belli günleri kendileri için kutsal kabul etmişler ve bu günleri çeşitli ayinlerle kutlamışlardır. Dede Korkut Hikayelerinde, hanların başa geçmelerini, doğum ve zaferlerini kutlamak için toplandıkları, şölenler tertib ettikleri, ölümleri için yuğ, yani yas merasimi yaptıkları bilinmektedir.

İslam dininde bayramlar; Arabi aylardan Şevval ayının birinci günü Ramazan bayramı, Zilhicce ayının onuncu günü Kurban bayramıdır. Ramazan bayramı, üç gün, Kurban bayramı ise dört gündür.

Müslümanlar bayram günlerine ayrı bir önem verirler. Zira bu günler, günahların affedildiği, birlik ve beraberlik duygularının pekiştirildiği, yoksulların sevindirildiği günler olması bakımından sevinç ve neşe kaynağıdır. Bayramlarda yapılması gerekli vazifelerden bazıları şunlardır:

Bayram günlerinde herkes temiz ve iyi giyinir, çocuklara yeni elbiseler alınır, yoksullar, yetimler sevindirilir, dost akraba ziyaret edilir. Dargınlar barıştırılır. Ekseriya bayram namazlarından sonra kabristanlar ziyaret edilerek, geçmişler, akrabalar, din büyükleri için Kur’an-ı kerim ve dualar okunur.

Peygamber efendimiz Medine’ye hicret edince, Medinelilerin cahiliye adetlerinden kalma bayramları kutladıklarını görünce; “Allahü teala size onlardan daha hayırlı iki bayram (Ramazan ve Kurban Bayramı) ihsan etti.” buyurarak Müslümanlara sevinç ve neşe günlerini bildirmiştir.Yine buyurdu ki:

“Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan dua, tövbe reddolmaz. Fıtr (Ramazan) ve Kurban bayramının birinci geceleri, Şaban (ayı)nın on beşinci (Berat) gecesi ve arefe gecesi.”

Ayrıca İslam büyükleri bir Müslümanın Allahü tealanın emirlerine uyup yasaklarından sakınarak, günah işlemeden, haram lokma yemeden geçirdiği günleri de bayram kabul etmişlerdir.

Hazret-i Ali bir kalabalığı eğlence içinde görüp böyle eğlenip neşelenmelerinin sebebini sorduğunda onlar: “Bugün bayramımızdır.” dediler. Bunun üzerine hazret-i Ali de; “Günah işlemediğimiz günler de bizim bayramımızdır.” buyurdu.

Yine Müslüman ruhunu teslim (vefat) edeceği zaman rahmet meleklerini, Cennetteki nimetleri görüp onları görmenin zevkiyle can verme vakti de Müslümanın bayramı olduğu bildirilmiştir.

2- BAYRAM HAZIRLIĞI

Bayram öncesi, yiyecek ve giyecek için alış-verişler, ev ve çevre temizliği yapılır. Bayram günlerinde herkes, temiz giyinir. Çocuklara yeni elbiseler alınır. Fakîr, öksüz ve yetîmler sevindirilir. Bayram namazından sonra, kabirler ziyâret edilir; geçmişlerin, akrabâ ve dîn büyüklerinin rûhları için Kur’ân-ı kerîm okunur, duâ edilir ve sadakalar verilir. Daha sonra da, âile büyükleri, akrabâ, dost, arkadaş ve tanıdıklar ziyâret edilir.

Son devir Osmânlı âlimlerinden Mehmed Zihnî Efendi’nin, “Nimet-i İslâm” adlı kitâbında belirttiğine göre [bu kitâp ta “Hâşiyetü’t-Tahtâvî”nin tercemesi mesâbesindedir], Bayram sabâhı ve günlerinde şunları yapmak sünnettir:

1- Erken kalkmak.

2- Gusül abdesti almak.

3- Misvâk kullanmak.

4- Güzel koku sürünmek.

5- Yeni ve temiz elbise giyinmek.

6- Ramazân bayramında, namazdan önce tatlı veya hurma yemek. Kurbân bayramında ise ilk yiyeceğinin kurbân etinden olması müstehabtır.

7- Tek adette yemek.

8- Yüzük takmak.

9- Câmiye erken gitmek.

10- Giderken sessiz tekbîr söylemek.

11- Müslümanlara selâm vermek.

12- Güler yüzlü ve tatlı dilli olmak.

13- Müminlerle bayramlaşmak.

14- Fakîrlere sadaka vermek.

15- Dargınları barıştırmak.

16- Akrabâyı ziyâret etmek.

17- Dîn kardeşlerini ziyâret etmek.

18- Ziyârette hediye götürmek.

19- Kabirleri ziyâret etmek.

20- Misâfirlere ikrâm etmek.

21- Çok duâ ve tevbe etmek.

22- Sevindiğini belli etmek.

23- [Ramazân bayramında] Sadaka-i fıtrı, bayram namazından önce vermek.

3- BAYRAMDA YAPILACAK İŞLER  

SUÂL: Bayramda neler yapmak gerekir?

CEVAP: Bayramda erken kalkmak, gusletmek, misvâk kullanmak, güzel koku sürünmek, yeni ve temiz elbise giymek, sevindiğini belli etmek sünnettir. Bayram günü yüzük takmak, karşılaştığı müminlere güler yüzle selâm vermek, fakîrlere çok sadaka vermek, İslâmiyet’e doğru olarak hizmet edenlere yardım etmek, dargınları barıştırmak, akrabâyı, dîn kardeşlerini ziyâret etmek, onlara hediye götürmek sünnettir. Bayram gecelerini ihyâ eden, büyük saâdete kavuşur. Bir hadîs-i şerîf meâli şöyledir:

“Bayram gecelerini ihyâ edenin kalbi, kalblerin öldüğü günde ölmez.” [Taberânî]

Dargın olanların, bayramı beklemeyip, hemen barışmaları gerekir. Allahü teâlâyı ve Peygamber Efendimizi seven, insanların kusûrlarına bakmaz, hoşgörülü olur. İyi insan [mümin], herkesle iyi geçinir. Başkalarına sıkıntı vermediği gibi, onlardan gelecek eziyetlere de katlanır. Bir kusûru için kimseye darılmamak gerekir.

Dargınlık olsa bile üç günden fazla sürmemelidir. Şâyet bayrama kadar süren bir dargınlık olduysa, daha fazla gecikmeden barışmalıdır. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

“Birbirinizle münâsebeti kesmeyin! Birbirinize arka çevirmeyin! Birbirinize kin ve düşmânlık beslemeyin! Birbirinizi kıskanmayın! Ey Allah’ın kulları kardeş olun! Bir müslümânın diğer kardeşine darılarak üç günden çok uzaklaşması helâl değildir.” [Buhârî]

“Müslümâna üç günden fazla dargın duran, Cehenneme gider.” [Nesâî]

“Birbirine dargın iki kişiden, hangisi önce selâm verirse, günâhları affolur. Verilen selâmı öteki almazsa, bu selâmı melekler alır. Selâm almayana da şeytân, sevinerek iltifâtta bulunur.” [İbn-i Ebî Şeybe]

“Müminin kardeşine üç günden çok dargın durması câiz değildir. Üç gün sonra, ona selâm verip hâtırını sormalıdır. Onun selâmını alırsa, birlikte sevâba ortak olurlar. Selâmını almazsa günâha girer. Selâm veren de, küs durma mesûliyetinden kurtulmuş olur.” [Ebû Dâvûd]

“Dîn kardeşiyle bir yıl dargın duran, onu öldürmüş gibi günâha girer.” [Beyhekî]

“Ameller, Pazartesi ve Perşembe günleri Hak teâlâya arz olunur. Hak teâlâ da, kendisine şirk koşmayan herkesi affeder. Ancak bu mağfiretten birbirine kin tutan iki kişi istifâde edemez. Hak teâlâ “O iki kişi barışıncaya kadar amellerini bana getirmeyin” buyurur.” [İmâm Mâlik]

4- BAYRAM NAMAZI NASIL KILINIR?

BAYRAM NAMAZI [YENİ REHBER ANSİKLOPEDİSİ]

Müslümanların dini bayramı olan Ramazan ve Kurban bayramlarının birinci günü güneş doğduktan yaklaşık 45 dakika sonra erkeklere vacib olan ve cemaatle kılınan iki rek’atlık namaz.

Bayram namazları hicretin birinci yılında vacib kılındı. Bayram namazlarının şartları Cuma namazının şartları gibidir. Fakat burada hutbe, sünnettir ve namazdan sonra okunur. Bayram namazında ezan ve ikamet okunmadan imam efendi vacib olan iki rek’at bayram namazı kıldırmaya, cemaat de vacib olan bayram namazını kılmaya ve imama uymaya diye niyet eder. “Allahü ekber” diye iftitah (namaza başlama) tekbiri alınır. Eller bağlanarak hep birlikte birinci rek’atte Sübhaneke okunur. Sonra imam yüksek sesle, cemaat de yavaşça, elleri üç defa kulaklara kaldırarak “Allahü ekber” diye tekbir alınır. Birinci ve ikincisinde yanlara salınır. Üçüncüsünde göbek altına bağlanır. İmam Fatiha ve Kur’an-ı kerimden bir miktar okuduktan sonra, rüku ve secdeler yapılır. İkinci rek’ate kalkılır. İkinci rek’atte imam içinden besmele çekip yüksek sesle Fatiha ve Kur’an-ı kerimden bir miktar okur. Sonra eller üç defa kulaklara kaldırılarak tekbir alınır ve eller yanlara bırakılır. Dördüncü tekbirde eller kulaklara götürülmeyip rükuya eğilinir. Secdeler ve ka’de-i ahire (son oturuş) yapılıp selam verilerek namaz bitirilir. Bayram namazının kılınışı, unutmamak için “iki salla bir bağla, üç salla bir eğil” diye ezberlenir.

Fıtır (Ramazan) bayramında namazdan önce tatlı (hurma veya şeker) yemek, gusl etmek (boy abdesti almak), misvak kullanmak, yeni elbise giymek, fıtrayı namazdan önce vermek, yolda yavaşca tekbir okumak sünnettir.

Yine Kurban Bayramı namazından önce de gusletmek, misvak kullanmak, yeni elbise giymek güzel koku sürünmek, bir şey yememek, namazdan sonra önce kurban eti yemek; namaza giderken, yüksek sesle, özrü olanın ise yavaşca, tekbir getirmesi sünnettir.

Bayram namazı iki rek’attir. Cemâatle kılınır, yalnız kılınmaz. [Şâfiî mezhebinde yalnız da kılınır.] Birinci rek’atte Sübhâneke’den sonra eller üç defa kulaklara kaldırılıp, birinci ve ikincisinde iki yana salınır, uzatılır. Üçüncüsünde, göbek altına bağlanır. Fâtiha ve zamm-ı sûre okunup, rükû’ ve secdeler yapılır.

İkinci rek’ate kalkılarak, tekrar Fâtiha ve zamm-ı sûre okunduktan sonra, rükûa gitmeden evvel, iki el yine üç defa kulaklara götürülür. Üçünde de eller yana salınır. Dördüncü tekbîrde, eller kaldırılmayıp, rükûa eğilinir. Secdeler yapılıp oturduktan sonra, selâm verilir.

(Usûl şöyledir: 2 salla 1 bağla, 3 salla 1 eğil)

SUÂL: Bayram namazına geç yetişen ne yapar?

CEVAP: Diğer namazlardaki gibi, imâm selâm verince, kalkıp kılamadığı rekâtları tamamlar.

İkinci rekâtta yetiştiyse, imâm selâm verince kalkıp “Sübhâneke” okur. Sonra, üç defa tekbîr getirerek ellerini kulaklara kaldırır, birinci ve ikincisinde iki yana bırakır. Üçüncüsünde, göbek altına bağlar. Fâtiha ve zamm-ı sûre okur, rükû ve secdeleri yapıp oturur ve namazını tamâmlar.

İkinci rekâta da yetişemediyse, yukarıda bildirildiği gibi birinci rekâtı kılıp kalkar. Fâtiha ve zamm-ı sûreden sonra, iki elini üç defa tekbîr getirerek kaldırır. Üçüncüde yanlara bırakır. Dördüncü tekbîrde elleri kulaklara kaldırmayıp, rükûa eğilir. Secdeleri yapıp oturur ve namazını tamamlar.