Diş ağrısının karşılığı - kainatingunesi.com

Vaktiyle bir âbid (çok ibâdet eden) vardı. Bir gün dişi ağrıdı. Acılar içinde kıvranıp, huzuru kaçtı. Bir doktora gitti. Doktor, sâlih bir zât idi. Herkese iyilik eder, hidâyete kavuşmalarına vesîle olurdu. Âbide dedi ki:
-Allahü teâlânın izni ile, seni diş ağrısından kurtarırsam, karşılık olarak ne vereceksin?
Âbid düşünmeden dedi ki:
-Ne istersen veririm.
-Bütün ibâdetlerinin sevâbını istiyorum.
Kendi kendine, “İyi olunca yine ibâdet eder, tekrar sevâb kazanırım.” diyerek vermeye râzı oldu.
Diş tabibi, bir ilâç verince, ağrısı tamamen kesildi. Âbid Allahü teâlâya çok şükretti. Âbid’in şükrünü duyan sâlih doktor şunları söyledi:
-Ey âbid! Senin bütün iyi amellerin, dünyada bir gün sıhhatle yaşamanın bile karşılığı değildir. Bir dişin ağrıması için bütün ibâdetlerinin sevâbını verdin. Diğer dişlerinin ağırmaması için, başında ve vücudun diğer uzuvlarında ağrı sızı bulunmaması için ne vereceksin? Görüyorsun insanoğlu çok âcizdir. Bütün ömrümüzü ibâdetle geçirsek ve yapılar her ibâdet de kabul olsa, acaba rahat bir nefes alıp vermemizin şükrünü ödeyebilir miyiz?
O hâlde; ibâdetlerimize karşılık Allahü teâlâdan bir şey beklemek hiç uygun olur mu? Biz kuluz. Kulun vazifesi âciz olduğunu itiraf etmektir.

11 Mart 1988 – www.turktakvim.com