Dünya nimetlerini verirler ama bedelini de ödetirler - kainatingunesi.com

Menkîbe: Vaktiyle, camide ibadetle meşgul olan bir zahid, acıkmıştı. Burnuna dışarıdan nefis yemek kokuları geldi.

Dışarı çıkıp baktığında, bir kişinin yemek götürdüğünü gördü. Yemek kokusu kendisini çekti. O adamın arkasından yürümeye başladı.

Adamı takip ederken aniden: “Falan adamın parası çalınmış” diye bağırılmaya başlandı. Derken, bu zahidi apar topar alıp: “Parayı sen çaldın” diye içeriye attılar. Zahid her ne kadar: “Ben çalmadım” dediyse de bir türlü suçsuzluğunu anlatamadı.

Hapse girince, oradakiler kendisine: “Buyur yemek yiyelim” diye yemeğe davet ettiler. Meğer biraz önce sokakta yemek taşıyan adam, o yemekleri hapishanedeki bu kimselere getiriyormuş.

Zahid, diğer suçlularla beraber afiyetle yemeğini yeyip karnını doyurdu. O sırada: “Parayı çalan suçlu bulundu, o adamı bırakın” denildi ve zahid serbest bırakıldı.

Tekrar camide ibadete başladı. Bu sırada bir ses duydu: “Rabbine teslim olmuş, ibadet ve taat ile meşgul bir zahid, eğer gönlünden dünya nimetleri geçirirse, onu da ihsan ederler, fakat bedelini de ödetirler”