Eğitimde vizyon - kainatingunesi.com
Yazar: Rahim Er / 25.10.2018
Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Millî Eğitim’de 2023 Vizyonu’nu açıkladı. Yapılan açıklama, 5 yıl önce uygulamadan kalkmışken bugün yeniden hakkında işgüzarca tartışma başlatılan And’ın gölgesinde kaldı.
Sn. Selçuk’un kendini iki baskı altında hissettiğini tahmin ediyoruz. Bir soluklanma ihtiyacındaki liberal ve Kemalist kesimler, yeni Bakan’a çok ümit bağladılar. Baskının biri budur. Diğeri de Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’ın hasret dolu beklentileridir.
Bakan dostumuz, AK Parti iktidarından Millî Eğitim Bakanı olduğu için arkasına haliyle bir rüzgâr almıştı. Bunu diğer bakanlar da yaşamışlardı. Ama Ziya Hoca, seleflerinden farklı olarak iki ayrı mahalleden daha rüzgâr çekmişti. Üzerindeki bakışlar fazla ve beslenen ümitler çoktu, bu yüzden makama geldiğinden beri ses getirecek bir şeyler yapması beklemiyordu.
Bu ses nihayet çıktı. Ortaya konan çalışmanın adı 2023 Eğitim Vizyonu. Eğitimin bütün paydaş, unsur, malzeme ve tarafları öğrenci, öğretmen, aile, yönetici, okul hatta mahalle masaya yatırılmış. Denilenleri tercüme edersek, çocuk 5 yaşında alınıyor, ömür boyu eğitim görüyor ve musalla taşında bir başka hocaya teslim ediliyor.
Okul müdürlüğü bir işletme mesleği oluyor, idarecilerin sorumluluğu artırılıyor, ders süre ve sayıları azaltılıp teneffüsler çoğaltılıyor. Atölyeler kuruluyor. İlkokullarda not yerine değerlendirme öne çıkıyor. Meslek okulları özel önem kazanıyor. İmtihanla talebe kabul eden okul sayısı azaltılıyor. Türkiye genelinde Öğrenci Başarı Araştırma Merkezleri kuruluyor.
Dediğimiz gibi; ebeveyn, talebe, öğretmen, müdür, okul, mahalle, ders, süre, teneffüs, imtihan, kabiliyet, yabancı dil, yazılım ve bilişim teknolojilerine kadar onlarca ve onlarca güzel fikir, dilek ve temenni alt alta sıralanmış.
Ancak bunlar hep kalıba dair.
Kalbe dair ne var?
Onu göremedik.
Oysa insan, kalıbı, kalbi ve ruhu olan mümtaz varlıktır. Bu yazılanlar, düşünülenler gayet isabetli. Bazılarından adla vazgeçilemez. Bir kısmı yeni ve değerli. Ama bu taahhütlerden bazıları veya çok benzerleri önceki sayın bakanlar zamanında da yapılmıştı.
Ne var ki o dönemlerde az gittik, uz gittik, iki ay bir güz gittik ve neticede bir arpa boyu yol gittik. O bakanlar da gayet iyi niyetlilerdi, onlar da bir şeyler yapmak için çırpınıyorlardı ama bizzat Cumhurbaşkanı’nın ifade ve ikrarıdır ki eğitim ve kültürde bir varlık gösterilemedi. Yanılmayı çok isteriz lakin şu listeden de bir fark doğacağını sanmıyoruz. Kaldı ki bunlar şimdilik sadece proje, hayata ne zaman geçeceği sabit değil.
Bizim hukuk, edebiyat, tarih, iktisat, tıp, mimarlık, mühendislik, teknoloji ve diğer ilimlerde dehalar çıkartmamız azım. Dünyanın en büyük havalimanını yapan bir millet, dünyanın en büyük mimar, şair, ekonomist ve fikir adamlarını da yetiştirmelidir.
Bu nasıl olur?
Mana ve madde ahengiyle.
Madde tarafı genişletmiş olarak bir kere daha açıklıyor. Mana tarafı ise namevcut.
Namevcut şu demektir. Var olduğu hâlde orada bulunmayana “namevcut” denir.
Kısaca şöyle diyelim:
Bizi bir çadırdan dünyanın bir numaralı imparatorluğuna yükselten değerler, bu vizyonda namevcuttur.
Onlar olmayınca yarın ortaya bilgi yüklenmiş mekanik nesiller çıkar. Millî şuur ve aşkla donanmış yerli ve millî gençler çıkmaz.
Kaldı ki 2023 geldi de geçiyor .
Vizyondan kasıt, yüksek ufuksa 5 yıllık devlet ufku olmaz. Büyük devlet, maarifi, adaleti, maliyesi, fikir dünyası, ordusu güçlü olan devlettir. Bunlarda zaman dilimleri 50 yıllık olur. Bu sebeple 2071 Vizyonu esas alınmalıydı.
Türkiye, Mahmut Esat Bozkurt, Mustafa Necati, Reşit Galip, Hasan Ali, Tonguç ve Mustafa Üstündağ… gibilerin yaptığı tahribatları telafi edecek nesiller yetiştirecek sisteme muhtaçtır.
Bu olduğunda zamana damgasını vuracak nesiller ufuktan sökün eder.