EŞSİZ MEDENİYETİMİZDE BAYRAM - kainatingunesi.com
Yazar: Fahrettin Tacar

Dini bayramlar, topyekün milletimizin ve İslam aleminin neşe ve surura gark olduğu, milli ruhun coştuğu, kalplerin milletçe, azami sevinç içinde, birlik içinde çarptığı günledir.

Adem aleyhisselamdan beri gelen semavi bütün dinlerde, bayram günleri bildirilmiş, beşeriyet dinin emrine uygun olarak bayram etmiştir. Allahü teala dinimizde yılda iki defa bayram yapılmasını emr etmiştir.

İslamiyetteki iki bayramdan birinin Ramazan ayı ve oruç ibadetine, diğer bayramın da hac ve kurban ibadetine bağlı olması, İslamın beş şartının büyüklüğünü göstermektedir. Ramazını şerifte, tuttuğumuz oruçlarla, yaptığımız bütün ibadetlerle, Rabbimizin afv ve mağfiretine, feyz ve rahmetine kavuştuğumuz için seviniyor ve bayram yapıyoruz.

Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” hadisi şeriflerinde buyurdular ki, “Bayram sabahı müslümanlar, namaz için camilere toplanınca, Allahü teala meleklere, ‘Ey Meleklerim! Vazifesini yapıp, ikmal edenin karşılığı nedir?’ diye sorar. Melekler de, ücretini vermektir derler. Allahü teala da, ‘Ey Meleklerim şahit olun ki, ben alemlerin Rabbi Allahım. Oruç tutanları afv ettim’ buyurur.

Yine bir hadisi şeriflerinde, Allahü teala bayram günü meleklere buyurur ki, “Ey Meleklerim! Siz şahit olun ki, Ramazanı şerifteki oruçların ve namazların karşılığı olarak, kullarıma kendi rızamı ve afvımı verdim. Ey kullarım, bugün benden isteyin, izzet ve celalim hakkı için istediklerinizi veririm” buyurdu.

Ne mutlu, günahlardan sakınarak orucunu tutanlara! Bunlar, asıl bayramı, mükafat yeri olan, sonsuz hayatta, ahırette yapacaktır. Bayramda ailece, bayramlıklarımızı giyerek, anne babamızı, aile büyüklerimizi, hocalarımızı, komşu akraba ve dostlarımızı, bir program dahilinde, günaha düşmeden, Allah rızası için ziyaret etmeliyiz.

Yetimlere, fakirlere yardım ederek, onları sevindirmeliyiz. İncittiğimiz, üzdüğümüz insanların gönlünü alarak, dargınları, kırgınları barıştırarak, milli ve manevi birliğimizi, cemiyetimizin bünyemizi, sosyal yapımızı kuvvetlendirmeliyiz. Dinimiz cemiyet dinidir. Birlik, vahdet dinidir. Birlikte, kuvvet vardır. Cemaatte ve cemiyette rahmen ve seadet vardır. Kuvvetli cemiyetler, rahmeti ilahiyi çeker. Güçlü ormanların bulutları çekmesi, yağmuru indirip, bünyesine sindirmesi gibi… Ayrılıkta da, felaket, azabı ilahi vardır.

Ey Oğul İlmihalindeki hadisi şeriflerde buyuruldu ki, “Kim bir mümin kardeşini Allah rızası için ziyaret etse, her birine Cennette bir derece verilir. Her kim mümin kardeşini ziyaret edip, müsafeha ederek, üç kere elini sallasa, ellerini ayırmadan, her ikisinden Hak teala razı olur. Ağaçtan yaprak dökülür gibi günahları dökülür. Kabul olmuş nafile bir hac sevabı ihsan eder.” “İman etmedikçe, Cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de kamil derecede iman etmiş olamazsınız. Size birbirinizi sevdirecek şeyi haber veriyorum. Aranızda selamı yayın. Bir kimse ayrılırken, orada bulunanlara selam verirse, onların hayırlı amellerine ortak olur. İki Müslüman karşılaşıp, selamlaşır, müsafeha ederlerse, bir defa bana selavatı şerife okurlarsa, anadan doğmuş gibi günahları temizlenir. İki Müslüman karşılaşınca, müsefeha yapar, Allahü tealaya şükr eder ve afv ederse, Allahü teala günahlarını afv eder. Ziyarete gelen ikram etmek lazımdır.

Hadisi şeriflerde buyuruldu ki, “Size bir ziyaretçi geldiği zaman ona ikram ediniz. Arkadaşına ikram eden, Allahü tealaya ikram etmiş olur. Ziyaretine gelen kardeşine ikram ve saygı için arkasına yastık veren müslümanı Allahü teala afv eder. Misafir ağırlamayan insanlar da hayır yoktur. Din kardeşinizin ikramını kabul edin. Çünkü o Allahü tealanın ikramıdır. Allahın ikramını reddetmeyin.”

 Evliyai kiramın büyüklerinden Ebul Hasani Harkani hazretleri buyurdular ki, eğer bir mümini ziyaret edersem, bundan hasıl olan sevabı, yüz adet kabul edilmiş nafile hac sevabıyla değiştirmemen lazım gelir. Zira mümini ziyaret karşılığında verilen sevap, fakirlere verilen yüz bin altından daha fazladır. Şu halde müminleri ziyaret ettiğiniz zaman, Allahü tealanın rahmetine nail olduk diye inanınız ve iman ediniz.

Bizi yoktan yaratan Allahü teala hepimize, alemlere rahmet olarak gönderdiği sevgili Peygamberimizin, kelam sıfatı olan Kuranı azimüşşanın, bütün insanlığı adaletle, seadetle kucaklayan en son ve en yüce din İslamın kıymetini bilmeli, İslama uygun yaşamayı, rızasına, sonsuz seadete kavuşmayı nasib eylesin. Allahü teala dünyada ve sonsuz alemde, iki cihan güneşi sevgili Peygamberimizin hürmetine nice bayramlara birlik halinde yek vücut, yek kalb olarak, sağlıkla, afiyetle kavuşmamızı, hep beraber sonsuz huzura, cemali ilahiye nail olmamızı nasib eylesin. Hepinizin bayramını tebrik eder, Allahü tealadan ebedi huzur, sonsuz seadetler dilerim efendim.