Firavun ve Askeri - kainatingunesi.com

Cibril aleyhisselâm, insan şekli almıştı,
Gelip bir gün Firavun’un kapısını çalmıştı.

Demişti: (Hükümdârım, başımı soktum derde.)
Fir’avn dedi: (Meşgûlüm şimdi git, gel ilerde.)

Dedi ki: (Bekleyemem şu anda söyleyeyim.)
Fir’avn dedi: (Uzatma, söyle de dinliyeyim.)

Dedi: (Bir kölem var ki, sözümü dinlemiyor,
Ne emretsem yapmıyor, bana karşı geliyor.

Ben bu âsi kölemi, öldürsem acabâ?
Suç işlemiş olup da, girer miyim günâha?)

Fir’avn dedi ki: (Hayır, suç ve günah değildir,
Böyle âsi kulları, hemen öldürmelidir.)

Cibril dedi: (Ne ile,öldürsem hükümdârım?
Suda boğsam olur mu, siz deyin ben yapayım?,

Fir’avn dedi: (Öldür de, nasıl olursa olsun,
İstersen o köleyi, at bir suya boğulsun.)

Cibril alehisselâm, dedi: (Ey hükümdârım,
Bu işi izninizle, yapmayı arzularım,

Mâdem ki bu yoldadır, sizin bu fermânınız,
Kendi eliniz ile, yazıp imzalayınız.)

(Âsi olan bir kulu, câizdir suda boğmak.)
Diye yazıp kâğıda, imzaladı bu ahmak.

Bu hâdiseden sonra, yıllar geçti aradan,
Mûsa aleyhisselâm, hicret etti oradan.

Vardı kızıl Deniz’e, ozaman kavmi ile,
Yetişti arkasından,Fir’avn da askeriyle.

Mûsa aleyhisselâm, duâ etti Rabbine,
Denizden on iki yol,açılmıştı kendine,

Geçmeğe başladılar, mü’minler bu yollardan,
Fir’avn da askeriyle, girdi arkalarından.

Sağ ve sâlim geçince, tam olarak mü’minler,
Suyun tam ortasına, gelmişlerdi kâfirler.

Yollar kapandı birden, sular bastı her yandan
Geldi Cibril-i emin, Fir’avn’a, tam o zaman.

Gösterdi kendisine, imzâlı fermânını,
Okuyunca, kâğıdı, tanıdı imzâsını,

Şöyle yazıyor idi, okuduğu kâğıtta,
(Âsi olan bir kulu, boğmak câizdir suda.)

Fir’avn bu yazısını, görüp hâtırlamıştı.
Ve ölüm fermanını, kendi imzâlamıştı.

24/25.03.1988 – www.turktakvim.com