GÜZELLİK KREMİ - kainatingunesi.com

Televizyon spikeri, kameraman arkadaşı ile geldiği süpermarkette canlı bir röportaj yapıyordu. Spiker, çevresindeki hanımları süzdükten sonra, elindeki mikrofonu genç bir kıza uzatarak:
– Sayın bayan, dedi. Güzellik konusunda tarafsız bir araştırma yapıyoruz. Özellikle cilt güzelliğinizi neye borçlu olduğunuzu sorabilir miyim size?
Kız kot pantolonuna kadar sarkan saçlarını geriye atıp bakışlarını devirirken:
– Henüz yeteri kadar para kazanamadığım için cildime salatalık kabukları yapıştırıyorum, dedi. Arada bir de salatalık kremi kullanıyorum. Bu yüzden de parıl parıl parlıyor elbet.
Spiker, genç bir kadına dönerek:
– Ya siz hanımefendi? diye sordu. Sizin de cildiniz çok bakımlı görünüyor.
Kadın, kendinden emin vaziyette:
– Ben, pahalı bir “Cild Bakım Seti”ne sahibim, dedi. Düzenli olarak sabah-akşam kremleyip nemlendiririm.
Orta yaşlı bir hanım araya girerek:
– Vaktiyle ben de öyle yapmıştım kızım, dedi. Ama cildimin nemi fazla kaçmış olmalı ki, üç-beş sene sonra ıslak çamaşır gibi aşağı sarktı.
Spiker, kadının sözlerini boğuntuya getirmek gayesiyle lafı kıvırtarak:
– İyi ama hanımefendi, cildiniz fena görünmüyor ki.
Kadın, boynundaki fuları çözüp altındaki dikişleri gösterirken:
– Estetik ameliyat diye birşey duymadın galiba, diye çıkıştı. Cildimi gerdirmek için az mı bıçak altına yattım ben?
Spiker, bir anda berbat olan röportajını nasıl noktalayacağını düşünürken, marketin raflarına mal dolduran yaşlı kadını farketti. Spiker, çalıştığı televizyona boy boy reklâm veren kozmetik firmalarını daha fazla kızdırmamak gâyesiyle ister istemez o tarafa yönelerek:
– Teyzeciğim dedi. Cilt bakımı konusunda araştırma yapıyoruz. Siz, ilerlemiş yaşınıza rağmen bu kadar güzel kalan cildinize hangi kremi sürüyorsunuz?
Yaşlı kadın, başörtüsünü biraz daha sıkarken, hafifçe gülümseyip:
– Ben yüzüme krem falan sürmem evlât, dedi. Ama yüzümü seccadeye sürerim. Farkettiğin güzellik, secdelerin nurudur.

Türkiye Takvimi – 5 Kasım 2001