Habib b. Ebî Sâbit Hazretleri - kainatingunesi.com

Habib b. Ebî Sâbit Hazretleri

Kûfe’de yetişen fakîhlerin (İslâm hukuku âlimlerinin), en büyüklerinden… O kadar ki; imâm A’zamın hocası Hammâd b. Süleyman hazretlerinden önce, Küfe müftüsü idi.

 Şeceresi: Habîb b. Ebî Sâbit Kays b. Dinâr dır.

Ayrıca hafız olup, çok hadîs-i şerîf rivâyet etti. Hadîs ilmin­de güvenilir olduğunda; bütün âlimler ittifak ederler.

İnsanlara ilim öğretmekte ve onların ihtiyaçlarım karşılamakda, pek gayretliydi. Hayır ve hasenatı çoktu… Fakirleri do­yurur, bilmeyenlere ilim öğretirdi…

Bilhassa, Kur’ân-ı Kerîm’i ezbere bilenlerle (hafızlarla) sık sık buluşurdu. Onlara ikrâm ve iltifatta bulunurdu. Bir defa kırâatlannı çok beğendiği hâfızlara, tam 100.000 dinarlık altın dağıttı!… Sonra buyurdu ki: “Allahü teâlânın rızâsını kazanmak için; Allahın evine (mescide) koşun!”

Kendisini öyle severlerdi ki; onunla beraber Tâif’e  giden Ebû Yahyâ (rh.a.) şöyle dedi: “Taifliler  o kadar sevindiler ki, sevinçlerini tarif edemem!..”

Tevâzûu, alçak gönüllülüğü çok fazlaydı. Tam bir, tevek­kül sâhibiydi… Çok ibâdet ederdi. İbâdeti; kalbi için (hayat) bedeni için, (gıdâ) bilirdi!.. îmânı ve takvâsı ziyâde, bir zât idi.

Geceleri ibâdetle nûrlandırıp, süsledikten sonra; ertesi gün bir miktar uyurdu (kaylûle yapardı)…

Ebû Bekir b. Iyâş (rh.a.) buyurdu ki: “Habıb hazretlerini, secdede gördüm. Öyle bir hâldeydi ki; secdenin uzunluğu se­bebiyle, vefât ettiğini zannettim!”

Bu durumu kendisine söyledikleri zaman: “Başını, Allah için secdeye koyan kimse; kibirlenmekten uzak olur!” dedi. 737 (119) yılında vefatından önce, şu hadîs-i şerifi rivâyet et­ti: “İki Cihân Güneşi Resûlullah efendimiz buyurdular: ‘Bir kimse, Ramazân-ı şerifin başından sonuna kadar, cemâatla (terâvih) namazı kılarsa; Kadir gecesinden nasibini alır!..’” Cenâb-ı Hak cümlemizi; Kadir gecesinden nasiblendirsin, âmin.