HARÂM, ATEŞ GİBİDİR - kainatingunesi.com

“Abdullah-ı Yemenî”, hal ehli, bir büyük zât.
Her gün, talebesine ederdi çok nasîhat.

Ömrünü, ilim ile geçirmiş bir velîydi.
Sözü ve sohbetleri, pek çok fâideliydi.

Bir gün, genç bir müslümân gelerek huzûruna,
İstirhâm eyledi ki: (Nasîhat edin bana.)

Buyurdu ki: (İşleme en küçük günâh dahî.
Zîrâ günâh “Ateş”tir, yakar seni Vallahi.

İnsanlar arasında, kork ve sakın şöhretten.
Zîrâ ahmak olanlar, hoşlanır övülmekten.

Arzu etme, çok kimse ansın senin adını.
Bunu seven, alamaz ibâdetin tadını.

Bu dünyânın sevgisi, hiç olmasın kalbinde.
Zîrâ onun kıymeti, bir “Hiç”tir Hak indinde.

Seni uğraştırmasın, dünyâ meşgûliyyeti.
“Hiç” ile uğraşanın, bir “Hiç” olur kıymeti.

Dünyâ, “Köprü” gibidir, yürüyüp geçmeye bak.
Zîrâ yolcu olana, yakışmaz oyalanmak.)

Genç dedi ki: (Öyleyse, ne yapayım şimdi ben?)
Buyurdu ki: (Hazırlan âhirete şimdiden.

“Âhiret”, hepimizin varacağı “son durak”.
Orada, her amelden suâl olur muhakkak.

İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar.
Ya sonsuz Cehennemde, ya Cennette olurlar.

Rabbinin kudretini düşünseydi bir insan,
Korkudan, edemezdi Ona günâh ve isyân.

Akıllı bir müslümân, aslâ uymaz nefsine.
Bilir ki kendi nefsi, düşmândır kendisine.

Her arzusu, mutlaka kendi aleyhinedir.
Ona uyan bir kişi, ahmak değil ya nedir?)

Bir gün de buyurdu ki: (Hazırlıklı olunuz.
Zîrâ siz, âhirete giden bir yolcusunuz.

Bugün yârın, nihâyet yakalar ecel sizi.
Öyleyse, uyandırın gafletten kendinizi.

Size duâlarımın, şudur ki özü el’an:
(Yakmasın Hak teâlâ, ateşte sizi bir an.)

Bir kimse, âhirette yanacaksa muhakkak,
Çok şeyi başarsa da, sayılır mı muvaffak?

O hâlde, şu insandır asıl muvaffak olan:
Kurtarmıştır kendini, Cehennemde yanmaktan.)

Derdi ki: (Siz Allahtan, çok korkun ki burada,
Allah, iki korkuyu cem etmez bir arada.

Bir kul, eğer dünyâda, korkar ise Allah’tan,
Korkmasın âhirette Cehennemden, azâbtan.

Ve bir kul ki, Rabbinden korkmaz ise burada,
Bilsin ki, onun için çok korku var orada.

Ey insanlar, dâimâ Allah’a şükreyleyin.
Lâkin yalnız dil ile iktifâ eylemeyin.

“Çok şükür” demek ile, şükretmiş olmazsınız.
Günâhtan el çekin ki, şükretsin her âzânız.)