HAVFÎ (Ali bin İbrâhim) - kainatingunesi.com

HAVFÎ (Ali bin İbrâhim)

Tefsir, nahiv ve edebiyat âlimi. Künyesi Ebü’l-Hasen olup, ismi Ali bin İbrâhim bin Sa’îd bin Yûsuf dur. Doğum yeri olan Mısır’ın bir nahiyesine veya doğudaki Belbîs şehrinin Havf köyüne nisbetle Havfî denildi. Doğum târihi bilinmeyen Havfî, 430 (m. 1039) yılında Mısır’da vefât etti.

Zamanında Mısır’ın meşhur âlimlerinden okuyan Ebü’l:Hasen Havfî Afrikiyye (Tunus) ulemâsının da ilminden istifâde etti. Mısır, devrin belli başlı ilim merkezlerinden biri idi. Buraya hem Afrikiyye ve Endülüs’deki âlimlerden ilim öğrenmeye gidenler, hem tahsilini bitirip geri dönenler uğrar, hem de tahsil için doğudaki ilim merkezlerine giden ve geri dönen âlimler ziyaret ederlerdi. Ayrıca, hac için her yıl yüzlerce âlim batıdaki ilim merkezlerinden gelerek oradaki âlimlerden istifâde etmek gayesiyle bir müddet kalır, sonra da yollarına devam ederlerdi. Havfî de, bu âlimlerin birçoğundan ve Muhammed bin Abdullah Nişâbûrî’den hadîs ve ilim öğrenip rivayette bulundu. Mısır’ın meşhur âlimlerinden Ebû Bekr Edfüvî’nin talebesi olarak tanındı. Şafiî fakîhlerinden Kadı Ebü’l-Hüseyn Havfî ile arkadaşlıkları oldu. Nahiv ve tefsîr ilminde meşhur oldu. Pekçok talebe yetiştirdi, İlmi, Allahü teâlânın dînini öğrenmek için tahsil etti. Allahü teâlânın rızâsına kavuşmak için de, bildiklerini insanlara öğretti. Yazmış olduğu pek kıymetli eserleri, yıllarca elden ele dolaştı. Âlimler ve halk bunlardan istifâde edip yazarına duâ ettiler. Bu eserlerinden on cildlik tefsiri “El-Burhân fî tefsîr-il-Kur’ân” ve “İ’râb-ül-Kur’ân”, “El-îrsâd li-tarîki hayr-il -ibâd vel-ubbâd”, “Mevârid-ül-enbiyâ”, “El-Muvaddah fin-nahv” adlı kitapları bilinmektedir.

Ebü’l-Hasen Havfî, abdestle yapılan ibâdetlerde mühim bir yeri olan, istibrâ ve istincâ ile ilgili olarak, hocası Muhammed bin Abdullah Nişâbûrî’den rivayet ettiği bir hadîs-i şerîfte, Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Abdest alacak olan kimse istibrâ yapsın. Taşla istincâ eden de üç taş kullansın” buyurdu, istincâ, bedeninde ve elbisesinde bulunan necaseti (pisliği) temizlemektir. Hanefî mezhebinde, üzerinde ve namaz kılacağı mekanda bir dirhemden fazla necaset bulunan kimsenin, bu necaseti temizlemesi farzdır. Ayrıca erkeklerin yürüyerek, öksürerek veya sol tarafa yatarak istibrâ etmesi, ya’nî idrar yolunda damlalar bırakmaması vâcibdir. Kadınlar istibrâ yapmaz. İdrâr damlası kalmadığına kanâat gelmeden abdest almamalıdır. Bir damla sızarsa, hem abdest bozulur, hem de elbise kirlenir.

 

  1. Tabakât-ül-müfessirîn (Dâvûdî) cild-1, sh. 381
  2. Tabakât-ül-müfessirîn (Süyûtî) sh. 35
  3. Bugyet-ül-vuât cild-2, sh. 140
  4. Şezerât-üz-zeheb cild-3, sh. 247
  5. El-Bidâye ven-nihâye, cild-12, sh. 47
  6. Vefeyât-ül-a’yân cild-3, sh. 300
  7. Mu’cem-ül-müellifîn cild-7, sh. 5
  8. Miftâh-üs-se’âde cild-2, sh. 107, 418