Hazreti Ali: Gökte Arslan Şeklinde Görünmesi - kainatingunesi.com

Dördüncü Halîfe emîr-ül mü’minîn Esedillahi Gâlib Ali ibni Ebî Tâlibin “radıyallahü teâlâ anh” Menâkıbı hakkındadır:

Hazret-i Resûl-i ekrem “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” Mi’râc-ı şerîfe çıkdıkları zemânda, dördüncü gökde bir aslan gördü. Diller ile anlatılamaz.

Hazret-i Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” Cebrâîl aleyhisselâm hazretlerine sordular ki, (Yâ kardeşim Cebrâîl! Bu aslan nedir.)
Hazret-i Cebrâîl aleyhisselâm cevâb verdi, (Yâ Resûlallah! Yabancı değildir. Hazret-i Alînin “kerremallahü vecheh” rûhâniyyetleridir. Yâ Habîballah! Mubârek parmağınızdan yüzüğünüzü çıkarıp, ağzına atın, dedi.

Hazret-i Fâhr-i âlem “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” yüzüğü aslanın üzerine atdığı gibi, tevâzû’ ve hürmet ile, yüzüğü ağzı ile aldı.

Ondan sonra Sultân-ı kevneyn Muhammed Mustafâ “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” mi’râcdan indi. Ertesi gün Eshâb-ı güzîne, mi’râcdan haber verdi.

Dördüncü gökde müşâhede buyurdukları aslanın vasfını şerh buyurdukları sırada, hazret-i Alî “kerremallahü vecheh” mubârek ağzından yüzüğü çıkarıp, hazret-i Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” efendimizin huzûr-ı se’âdetlerine koydular.

Bütün Eshâb-ı güzîn, hazret-i Alînin bu mertebesini ve bu kerâmetini görünce hayrân oldular. Ne derece mertebesinin yüksek olduğunu bilip, meyl ve muhabbetleri çok fazla oldu “rıdvânullahi teâlâ aleyhim ecma’în”.

 

Menâkıb-ı Çihâr Yâr-i Güzîn s.302-303