Hoparlörle ezan okumak - kainatingunesi.com

Sual: Bazı kimseler, sesi uzaklara götürdüğü için hoparlörle ezan okumanın faydalı olduğunu, dine bir zararı olmadığını söylüyorlar. Gerçekten dinen de böyle midir?
Cevap: Peygamber efendimiz, bir hadîs-i şeriflerinde buyuruyorlar ki:
(İbadetleri benden ve eshâbımdan gördüğünüz gibi yapınız! İbadetlerde değişiklik yapanlara bidat ehli denir. Bidat sahipleri, muhakkak Cehenneme gidecektir. Bunların hiçbir ibadetleri kabul olmaz.)

İbadetlere faydalı şeyler ilave ediyoruz demek doğru değildir. Böyle sözler, din düşmanlarının yalanlarıdır. İbadet yaparken bir değişikliğin faydalı olup olmayacağını yalnız İslam âlimleri anlar. Bu derin âlimlere Müctehîd denir. Müctehîdler kendiliklerinden bir değişiklik yapmazlar. Bir ilavenin, değişikliğin bidat olup olmayacağını anlarlar. Ezanı hoparlör ile okumaya söz birliği ile bidat denildi. İnsanları Allahü teâlânın rızasına, sevgisine kavuşturan yol insanın kalbidir. Kalp, yaratılışında temiz bir ayna gibidir. İbadetler, kalbin temizliğini, cilasını arttırır. Günahlar kalbi karartır. Muhabbet yolu ile gelen feyizleri, nurları alamaz olur. Salihler bu hâli anlar, üzülür. İbadetlerin çok olmasını isterler. Her gün beş kere namaz kılınması yerine, daha çok kılmak isterler. Günah işlemek nefse tatlı, faydalı gelir. Bütün bidatler, günahlar, Allahü teâlânın düşmanı olan nefsi besler, kuvvetlendirir. Hoparlör ile ezan okumak da böyledir.

Sual: Bir Müslümanın, kendi hatalarını, işlediği günahları düşünmesi ve bunları düzeltmesi gerekmez mi?
Cevap: Herkes, kendi kusurlarını görmeli, Allahü teâlâya karşı yaptığı kabahatleri düşünmelidir. Allahü teâlânın, kendisine ceza vermekte acele etmediğini, rızkını kesmediğini bilmelidir. Ananın, babanın, dine uygun emirlerine itaat etmeli, dine uygun olmayanlara karşı gelmemeli, fitneye sebep olmamalıdır. Hakiki Müslüman böyle olur.

Sual: Günah işleyen herhangi bir kimse, bir Müslümana, “sen ibadetten vazgeçersen, ben de bu günahtan vazgeçerim” dese, o Müslümanın o ibadeti terk etmesi uygun olur mu?
Cevap: Başkalarının günaha girmemeleri için, bir kimsenin mübahları terk etmesi iyi olur. Fakat sünnetleri, hatta müstehabları terk etmesi caiz olmaz. Farz ve vacip olan ibadetleri terk etmesi ise hiç caiz olmaz.

Osman Ünlü – 13.12.2018