İbn—i Cüreyc Hazretleri - kainatingunesi.com

İbn—i Cüreyc Hazretleri

Her ay (üç gün hariç) devamlı, oruç tutardı!.. Çok ibâdet ederdi… Çok ibâdet eden, bir de hanımı vardı…

Adı: Abdülmelik b. Abdülaziz b. Cüreyc el-Mekkî’âir… Te- be-i Tabiîn devrinde, Mekke’de yetişen fıkıh ve hadîs-i şerîf âlimi Ebü’l-Velidve Ebû Halid diye, iki künyesi vardı.

İbn-i Cüreyc ilim için Bağdat’a, yaşlılık devrinde de Bas­ra’ya gitti…Onyedi sene, Atâ b. Rebâh hazretlerinin yanında kaldı. Ctodan çok ilim aldı ve hadîs-i şerif ezberledi… Böylece, “Hafız” ve “İmâm” ünvanlannı kazandı!..

Diğer ilim ehli, Atâ b. Rebâh’a sordular: “Sizden sonra, ki­me soralım?”

“Eğer yaşarsa, şu gence!..” buyurdu ve, İbn-i Cüreyc’i işâ- ret etti…

Ahmed b. Hanbel hazretleri buyurdu ki: “İbn-i Cüreyc’den daha güzel, namaz kılanı görmedim!..”

Bu hususta, Abdürrezzak (rh.a.) dedi ki: “Çünkü İbn-i Cü­reyc namazı, Atâ b. Rebâh’tan… O da, İbn-i Züyebr’den… O da, Hazret-i Ebû Bekriden… O da, Resûlullah (s.a.v.) Efendi­mizden öğrenmişlerdi. Onun için, güzel namaz kılardı!”

İnsanlara ihsânı,ikrâmı çok bol olan bir zât idi. Kendisin­den bir şey isteyen kimseyi, asla boş çevirmezdi!.. Kapıdan çıkarken, birisi gelip selâm verdi. Sonra da ihtiyâcı için, bir mik­tar para istedi. Eve girip ona, ihtiyâcından çok fazla altın verdi!

Ahmed b. Hanbel hazretlerinin oğlu, Abdullah sordu: “Ba- baçığım!. Hadîs-4 şerif kitaplarını, tasnîf edenlerin ilki kimdir?” “tbn-i Cüreyc ve İbn-i Arûbe’dir… Bu ikisi aynı zamanda, ilimde birer deryadırlar!”

Birçok âlime sordular: “İlmi, kimin için tahsil ettiniz?” İbn-i Cüreyc hariç hepsi: “endimiz için!..” cevabını verdi­ler. Yalnız o buyurdu ki: “İlmi, insanlar için tahsîl ettim…”

Talebeleri, İbn-i Cüreyc’den rica ettiler: “Kirâmen Kâtibin meleklerini anlatır mısınız!”

“Onlar, iki tane melektir. Biri sağda, diğeri soldadır!.. Sol­daki melek, sağda duranın şâhidliğiyle yazar. Ama sağdaki (sevapları yazan); soldakinin şehâdetine bakmaz!.. Oturur­ken; biri sağda, öteki solda durur. Yürürken biri önde, öteki arkada kalır! Uyurken; biri baş ucunda, öteki ayak ucunda bekler!” buyurdu…

767 (150h) yıllarında, Mekke’de vefât etti, yaşı, 70’i geç­mişti.

Rahmetullahi aleyh.