İki cihanda selâmet üzere olmak için... - kainatingunesi.com

Yâ Alî! Her kim Allahü tebâreke ve teâlâ hazretlerinin nimetlerine şükrederse, belâlarına sabrederse, günâhlarına istigfâr ederse, hangi kapıdan isterse Cen­nete girer.

Hazreti Alî’den “kerremallahü vecheh” şöyle rivâyet edilmiştir:
Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” beni huzûr-u şerîflerine çağırdı. Buyurdular ki:

Yâ Alî! Sen bana Hârûn aleyhisselâmın Mûsâ aleyhisselâma olduğu gi­bisin. Fakat benden sonra Resûl gelmez. Sana vasiyet ederim, dinleyip, ezberlersen, şükredenlerden olursun ve şehit olur­sun. Allahü teâlâ hazretleri seni kıyâmet gününde fakîh ve âlim olarak diriltir.

Yâ Alî! Bil ki müminin üç alâmeti olur. Namaz kılmak, oruç tutmak ve sadaka vermek. Münâfıkın da üç alâmeti olur. Baş­kalarının yanında namazın rükû’unu ve secdesini tam yapar, tenhâda hiçbir rüknü yerine getirmez. Methettikleri zaman seve seve yapar. Allahü teâlâ hazretlerini açıkta çok zikreder. Yalnız kalınca Allahü teâlâ ve tekaddes hazretlerini unutur.

Yâ Alî! Hiçbir Müslümâna lanet etme. Hiçbir hayvana lanet etme. Lanet sana [edene] geri döner.

Yâ Alî! Her kim Allahü tebâreke ve teâlâ hazretlerinin nimetlerine şükrederse, belâlarına sabrederse, günâhlarına istigfâr ederse, hangi kapıdan isterse Cen­nete girer.

Yâ Alî! Beş şey gönlü rûşen eder, aydınlatır, karanlığını gi­derir: İlim meclisinde oturmak. Elini yetîm başına sürmek. Se­her vaktinde çok istigfâr etmek. Çok yemeyi terk etmek. Çok oruç tutmak.

Yâ Alî! Eyyâm-ı beyd orucuna devâm et ki, ayın onüçüncü, ondördüncü, onbeşinci günleridir. Allahü teâlâ ve tekaddes hazretleri bu günlerde oruç tutanların yüzlerini beyâz eder. O sene tamâmen oruç tutmuş gibi olur.

Yâ Alî! Bir kimsenin üzerinden, ulemâ meclisinde oturma­dan kırk gün geçse, onun gönlü [kalbi] kararır. Büyük günâh iş­ler. Zîrâ ilim gönlü diri tutar. İlimsiz ibâdet olmaz.

Yâ Alî! Allahü tebâreke ve teâlâ bir kimseye bir sâlihâ ve mutî’a hanım verip, onun gönlünü hoş tutması ve imâm ile namaz kılması ve komşuları kendinden râzı olması, Allahü teâlânın ona ikrâmındandır.

Yâ Alî! Melekler istigfâr ederler o kim­seye ki, onun evinde bal olur, zeytin olur ve çörek otu olur. İçin­de sûret [canlı resmi] olan, şarap olan, köpek olan, ana-babaya âsi olunan ve misâfir gelmeyen eve [rahmet] melekleri hiç girmezler. Sefere veya cenge giderken Sûre-i Yasîni oku. On kerre innâ enzelnâ [Kadr] sûresini oku, Allahü tebâreke ve teâlâ hazretleri düşmanların şerrinden emîn eder…

Yâ Alî! Benim vasiyetimi hıfz et. Nasıl ki ben Cebrâîl aleyhisselâmdan, O Rabbül âlemînden sübhânehü ve teâlâ hıfz etti. Yâ Alî! Sana bu vasiyette evvelin ve âhirin ilmini verdim. Her kim ki bunun ile amel eylerse, dünyada ve âhirette selâmet üzere olur. [Menâkıb-ı çihâr yâr-i güzîn]