İLK DURAK, KABİRDİR - kainatingunesi.com

“Ali Gâlib-i Vasfî”, bir büyük mübârek zât.
Bir gün, “Ölüm” hakkında şöyle etti nasîhat:

(“Kabir”, bu yolculuğun, henüz ilk konağıdır.
Bu kolay geçer ise, sonu daha kolaydır.

Eğer zorluk olursa bir insana kabirde,
Daha çok çetin olur ondan sonrakilerde.

Sonraki konaklardan ilki, “Sûr” korkusudur.
Öyle şiddetlidir ki, olunmaz hiç tasavvur.

Sonra, “Mahşer yeri”nde durdurulur cümle halk.
Günâhlarına göre, herkes olur tere gark.

Güneş, bir mızrak boyu yaklaşır o zamanda.
“Bin sene” beklenilir o müthiş izdihâmda.

Bu vaktin sonunda da, başlar “Hesap” ve “Mîzân”.
Her işten, ince ince hesap verir her insan.

Burada, korku ile başlar öne eğilir.
Beklerler, haklarında nasıl hüküm verilir?

Sonra, “Sırât köprüsü” ve altında “Cehennem”.
Bir an dayanılmayan ateş, acı ve elem.

Sırât’ta, yedi yerde vardır “Suâl durağı”.
“Kul hakkı”nda, herkesin çözülür dizi bağı.)

Bir gün de, sohbetinde buyurdu: (Ey insanlar!
Gaflete gelmeyin ki, âni gelen “Ölüm” var.

Allahü teâlânın râzı olduğu gibi,
Yaşarsak, âhirette kazanırız tabii.

Neş’e ve sıkıntıda, yine hâlis müslümân,
Hep islâma muvâfık yaşamalı her zaman.

Varlıkta ve yoklukta, bir hâlde olmalıdır.
Hattâ yokluk olunca, râhatlık duymalıdır.

Kimsenin ayıbına hiç bakmayıp ayrıca,
Kendi kusûrlarını görmelidir yalnızca.

Bir mü’mini görünce, düşünmeli ki: “Benim,
Bunun duâsındadır belki de seâdetim.”

Üzerinde, her kimin az hakkı varsa şâyet,
“Onun kölesi” gibi etmelidir hareket.

“Evliyâ kişi”lerin, öğrenip hâllerini,
Onlar gibi olmaya çalışmalı dâimî.

Kimsenin gıybetini yapmamalı katiyyen.
Yapanı görünce de, susturmalıdır hemen.

Her zaman Emri mâruf, hem de Nehyi münker’i,
Yapmayı, kendisine yol ve rehber bilmeli.

Muhammed bin Alyana hazretlerine, bir zât,
Gelerek, kendisine bir suâl sordu bizzât.

Dedi ki: (Hak teâlâ, bir kuldan râzı mıdır?
Bunu anlamak için, bir alâmet var mıdır?)

Buyurdu: (O insana, tatlı gelir ibâdet.
Günâh işlemek ise, çirkin gelir begâyet.

En büyük sermâyesi, ömrüdür o kişinin.
Âhireti kazanmak, mühimdir onun için.)