İmam Mâturîdî Hazretleri - kainatingunesi.com

İmam Mâturîdî Hazretleri

Ehl-i Sünnet ve’l-Cemâat’ın; 2 i’tikâd imânımdan birinci­si!..

Adı: Muhammed b. Muhammed Mâtürîdî olup, künyesi: Ebû Mamûr’dur…Doğum yeri; Semerkand’ın (Mâtürid) nâhiyesi olduğu için, Mâtürîdî olarak, şöhret yaptı!.. Ebû Eyyûb’el- Ensârî hazretlerinin soyundan olduğu, bâzı tarihçiler tarafın­dan söylenir…

Taşköprüzâde eserinde, şöyle yazar: “… Ehl-i Sünnet ve’l Cemâatm, kelâm ilmindeki (i’tikâdda) reisleri; iki zâttır…Bun­ların biri Hanefî, diğeri Şâfiî’dir… Hanefî olanı; Ebû Mansur Mâtürîdî, Şafiî olanı ise Ebü’l-Hasen el-Eş’arî hazretleridir…”

Meşhûr âlim Zebidi ise, şöyle demiştir: “Ehl-i Sünnet vel- Cemâat adı geçince; Eş’arîler ve Mâtürîdîler kastedilir.”

Onun yaşadığı devir; Abbasî devletinin zayıflamağa başla­dığı ve yeni İslâm devletlerinin kurulduğu zamana rastlar! Bir­çok siyasî güçler ve bâzı bozuk inançlı fırkalar arasında, mücâdele çok artmıştır!… İşte o karışık günlerde Mâtürîdî de (rh.a.) gerçekleri açık bir şekilde halka anlatarak,Onların “Ehl-i Sünnet.., ” i’tikâdına uymalarını sağlamıştır.

Ehl-i Sünnet’in asıl reisi; İmâm Azam Ebû Hanîfe hazret­leridir. O büyük İmâm; Sevgili Peygamberimizin ve Eshâb-ı kirâmın (r.anhüm) bildirdiği îmân ve i’tikâd bilgilerini topla­dı… Sonra halkın anlayabilmesi için O bilgileri kısımlara, kol­lara ayırıp; usûller koydu!.. Devam eden nesillere aktarmalan için, talebelerine öğretti. O talebeleri arasında; İlm-i kelâm (îmân ve İ’tikâd) mütehassısları yetişti… talebesi Muhammed Şeybanî’nin talebesi Ebû Bekr Cürcânî, dünyâca meşhur ol­du. İşte onun talebesi Ebû Nâstrîyâd da, Mâtürîdî hazretlerini  yetiştirdi.

İmâm A’zam’dan dosdoğru gelen îmân ve i’tikâd bilgileri­ni; Mâtürîdî hazretleri kitaplara yazdı. Sapmış olanlarla mücâ­dele ederken; herkesi (Ehl-i Sünnet…) yoluna  da’vet eyledi.

İslâmiyet bütün insanlara, bir tek îmân ve i’tikâdı emreder! Bu îmânın esaslarını ve nasıl i’tikâd edileceğini ise; bizzat Sev­gili Peygamberimiz Muhammed (s.a.v.) tebliğ buyurmuşlar­dır… Bu îmân ve i’tikâddan kıl kadar da olsa, ayrılığa düşme­meliyiz. Hiçbir dînî, siyâsî, beşerî veya başka sebepler; hiçbiri­mizi kurtaramaz!

Ehl-i Sünnete Dâir…

Mâtürîdî hazretlerinin naklen bildirdiği, Ehl-i Sünnet i’tikâdı-nın bâzı esasları şunlardır: “Allahü teâlâ kadîm (ezelî ve ebedî) olan Zâtı ile, vardır… Herşeyi, O yaratmıştır… Biridir… İbâdete hakkı olan da, O’dur… O’ndan başka hiç bir şey; ibâdete lâyık değildir!..”

“Allahü teâlânın, kâmil sıfatları vardır. Bu sıfatları: Hayat, İlim, Semi Basar, Kudret, İrâde, Kelâm ve Tekvindir… Bu sıfatlari da ezelîdir…”“Allahü teâlânın, isimleri vardır. Bu isim­leri, tevkifidir. Dînimizde bildirilen isimleri söylemek, uygun olur. Bunlardan başkasını söylemek, yasak edilmiştir.”

“Kurân-ı Kerim: Allah kelâmıdır. O’nun sözüdür… Allahü teâlâ (Kur’ân-ı Kerîm’i); harf ve kelime olarak inzâl etti (gönderdi)… bu harfler, mahlûktur. Fakat harf ve kelime kalıpları içindeki, Kelâm-ı İlahî olan, Kur’ân-ı Kerîm mahlûk değildir! Allahü teâlânın öteki sıfatları gibi; ezelî ve ebedîdir.”

“Allahü teâlâ; dünyâda görülemez. Bu dünyâ ve insanların yapısı; Onu görmek ni’metine  elverişli değildir. Dünyâda gö­rülür diyenler; yalancıdır!.. Mûsâ aleyhisselâm peygamber ol­duğu hâlde, bu dünyâda göremedi… Sevgili Peygamberimiz : Mi’râc gecesinde gördü ise de;

bu hâdise dünyâda değildi!…

“Allahü teâlâyı mü’minler ancak cennette; cihetsiz olarak ve karşısında bulunmayarak görecektir. Nasıl olduğu anlaşa­ılmayarak ve ihâtasız, yani şeklî olmayarak görülecektir!… Nasıl olduğu, nasıl görüleceği, düşünülemez. Çünkü Allahü teâlâyı görmeği; akıl anlayamaz!”

“Peygamberler (aleyhisselâtü ve’s-selâm) hazretlerinin hepsi; Allahü teâlâ tarafından seçilmiş ve görevlendirilmiş in­sanlardır. Allahü teâlâdan onların getirdiği; her haber doğru­dur, yanlışlık yoktur.”

“Resûlullah efendimize, Eshâb-ı kirâma, tâbiîn ve evliyâya tevessül ederek (onları vesîle ederek) duâ etmek; duâmn kabûlüne sebep olabilir.” ,

“Dînî deliller; müctehidler için dörttür: 1) Kitâb (Kur’ân-ı Kerim), 2) Sünnet, 3) îcmâ-ı Ümmet, 4) Kıyâs-ı Fukahâ… Avamın delîli ise: Müctehidlerin fetvâsıdır!”

İmâm Mâtürîdî hazretleri, 944 (333h.) yılında, Semer- kand’da vefat etti. Mekânı; Cennet olsun, âmin…