İslamiyet, birçok devlet kurulmasına vesile olmuştur - kainatingunesi.com
Yazar: Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

İslamiyet, birçok devlet kurulmasına vesile olmuştur: Sevgili Peygamberimizin Asr-ı Seâdetinden sonra, Dört Halîfe devri başlamış; bu devir otuz yıl kadar sürmüştür. Bunlar, Peygamber Efendimizin vazîfelerini tam olarak yaptıklarından, kendilerine Hulefâ-i Râşidîn = Râşid Halîfeler denilmiştir. Dört Halîfe Devri (632 – 661 / H. 11 – 40), bütün İslâm târihi boyunca, İslâmî fazîletlerin yaşandığı “Altın Çağ” olarak kabûl edilmiştir.

Bu devirde İslâm orduları; Kuzey Afrika, Kıbrıs, Sûriye, Anadolu, Irâk, Îrân içlerine seferlere çıkmışlar; buralarda pekçok ülke ve şehir fethederek, İslâmiyeti insanlara ulaştırmışlardır. İslâm memleketleri i’mâr edilmiş, müslümânlar, hattâ onların idâresi altında bulunan diğer bütün insanlar râhat ve huzûr içerisinde yaşamışlardır.

İslâm târihinde Dört Halîfe’den sonra, Sevgili Peygamberimizin mübârek torunu Hazret-i Hasan Efendimizin 6 ay kadar süren kısa bir halîfelik dönemi vardır; onu Emevîler dönemi tâkib etmiştir.

Emevîler Çin, Orta Asya, Hazar ülkesi, Hindistân, bütün Orta Doğu ülkeleri, Kuzey Afrika’dan -İspanya dâhil- Avrupa içlerine kadar geniş bir coğrafyada, aralıklarla sekiz yüzyıl hüküm sürmüşlerdir. Emevîler, İslâm dînini İspanya’dan Avrupa’ya sokmuşlardır. Fas, Kurtuba ve Gırnata Üniversitelerini kurup Batıya ilim ve fen ışıklarını yaymışlardır.

Emevîler’den sonra, 750 / H. 132’de Abbâsîler devri başlamıştır. Devletin başşehri Şâm’dan Bağdâd’a nakledilmiştir. İslâm dîni, doğuda Büyük Okyânûs’tan, batıda Atlas Okyânûsu kıyılarına, kuzeyde Rusya içlerinden, güneyde Hind Okyânûsu kıyılarına kadar yayılıp, üç kıt’ada İslâm devletleri hâkim olmuştur.

Saltuklular, Karahânlılar, Gazneliler, Timurlular, Bâbürlüler, Selçûklular ve Osmânlıların insanlığa yaptıkları hayırlı hizmetleri zikretmeden geçmemiz mümkün değildir.

Mısır’daki son halîfenin, hilâfeti, 1517(H. 923)’de, Osmânlı Sultânı Yavuz Sultân Selîm Hân’a bırakmasından sonra, Osmânlı Devleti dünyâdaki bütün müslümânların başı olmuştur. Bu devlet, en uzun ömürlü Türk-İslâm devletidir.

Osmânlı Devletinin hâkimiyeti Avrupa’da Viyana’ya kadar olan yerlerde, Asya’da Kırım, Kafkasya, bütün Ortadoğu ülkeleri, Afrika’da Kuzey Afrika, Hint ve Atlas Okyanusları ile Karadeniz, Marmara, Ege, Akdeniz, Adriyatik, Ummân denizlerinde sürmüştür. Buralarda kıymetli âlimler yetişip, muhteşem ilim ve san’at eserleri inşâ edilmiştir.

Osmânlı Devletinin 1922(H.1340)’de yıkılmasından sonra, 1924(H.1342)’te hilâfete de son verilerek, İslâm halîfeliği yeryüzünden kaldırılmıştır.

Hiç şüphesiz ki İslâmiyet, yeryüzünde en çok devlet kurulmasına vesîle olmuş bir dîndir. Bu en son İlâhî dîn, günümüzde de, başka dînden olan birçok insan tarafından benimsenmekte ve müslümânların sayıları günden güne artmaktadır. Bilhâssa Afrika’da bir çığ gibi büyüyen İslâmiyet; Amerika, Avrupa, Çin, Japonya, Kore… gibi dünyânın her tarafındaki devletlerde de hızla yayılmaktadır. Günümüzde yeryüzünde, yaklaşık 26 milyon km2 toprak üzerinde, bir buçuk milyardan fazla müslümân yaşamaktadır.

İnsanlar nasıl doğup gelişiyor, büyüyor ve ölüyorlarsa, devletler de aynı kaderi paylaşmaktadırlar; ya’nî onlar da doğar, büyür ve ölürler. O hâlde, güzel ülkemize sâhip çıkmalıyız ki, burası da öncekiler gibi târihe mal olmasın ve başkalarının eline geçmesin.