KAİNATIN YARATILIŞ SEBEBİ - kainatingunesi.com
Yazar: Fahrettin Tacar

Hayırlı Ramazanlar efendim. Alemlerin yaratılmasına sebeb olan, mahbubu Rabbel alemin, rahmeten lil alemin, kainatın güneşi Muhammed aleyhisselamdır. Allahü teala her şeyden önce, sevgili Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”in mübarek nurunu yarattı.

Kuranı kerimde Peygamber efendimize hitaben, seni alemlere rahmet olarak gönderdik. Hadisi kudside, “Sen olmasaydın, sen olmasaydın, hiç bir şeyi yaratmazdım”, buyurulmuştur.

Allahü tealaya hamd olsun, habibi, sevgilisi Muhammed aleyhisselama, Onun güzel ahlak ve ilm saçan aline, ruhlara şifa olan güzel yüzünü görmekle, mübarek sözlerini işitmekle şereflenen, bütün insanların en üstünleri olan Eshabı kiramın hepsine “rıdvanullahi teala aleyhim ecmain”, onların izinde gidenlere bizden dualar, selamlar olsun.

Muhammed aleyhisselam, Allahü tealanın resulüdür, habibidir, sevgilisidir. İnsanoğullarının efendisidir. Böyle şerefli bir peygambere inanan, Onun yolunda gidenler, elbette ümmetlerin en iyisi, en hayırlısı olurlar.

Allahü teala merhamet ederek bizi Ona ümmet yapmakla, nimetlerinin en büyüğüne kavuşturmuştur. Ona tabi olmak, uymak lazım geldiğini, açıkça bildirmiştir. Rabbimize bu muazzam nimetinden dolayı ne kadar hamd ve şükür etsek azdır. Her Peygamber, kendi zamanında, kendi mekânında, kendi kavminin hepsinden, her bakımdan üstündür. Muhammed aleyhisselam ise, her zamanda, her memlekette, yani dünya yaratıldığı günden, kıyamet kopuncaya kadar gelmiş ve gelecek bütün varlıkların her bakımdan en üstünüdür. Hiçbir kimse, hiçbir bakımdan Ondan üstün değildir. Bu güç bir şey değildir. Dilediğini yapan, her istediğini yaratan, Onu böyle yaratmıştır. Hiçbir insanın, Onu övmeye gücü yetmez, hiçbir kimsenin Onu tenkit etmeye kudreti yoktur.

İmanın temeli, Allahü tealanın dostlarını sevmek, düşmanlarını sevmemektir. Bu olmadıkça hiçbir ibadet kabul olmaz. Bu sebeple, alemlerin efendisini sevmemiz, farz ve imanın şartı olmuştur. Onun mübarek muhabbetini kalbimize yerleştirmemiz, güzel ahlakı ile ahlaklanmamız, emr edilmiştir.

Allahü teala alemlerin güneşi, Muhammed aleyhisselama İnşirah suresinde, “Senin zikrini yükselttim” buyurmuştur. Onun ismi, minarelerden ezanlarla her an, kıyamete kadar dalga dalga semalara yükselmektedir.

O güldüğü zaman, çevresine nur saçardı. Geçtiği yerlere miskten güzel kokular yayılırdı. Onun gölgesi yere düşmezdi. O konuştuğu zaman dişlerinin arasından nur çıkardı. Sözü Ondan daha tatlı kimse görülmemiştir. Onun sözleri kolay anlaşılır, kalbleri fetheder, ruhları cezb ederdi. Gündüz nasıl görürse, gece de öyle görürdü. Allahü teala her şeyin en güzelini mahbubu Rabbil alemin olan, sevgilisi Muhammed aleyhisselama vermiştir.

Allahü teala hepimizi, dünya ve ahiretin efendisi, bütün insanların her bakımdan en yükseği, en iyisi olan Muhammed Mustafaya “sallallahü aleyhi ve sellem” tabi olmak şerefi ile şereflendirsin. Çünkü Allahü teala Ona tabi olmayı, Ona uymayı çok sever. Ona uymanın ufak bir zerresi, bütün dünya lezzetlerinden, bütün ahiret nimetlerinden daha üstündür. Hakiki üstünlük, Onun dinine uymaktır. Ona tabi olmak, yani Ona uymak, Onun gittiği yolda yürümektir. Onun yolu, Kuranı kerimin gösterdiği yoldur. Bu yola dini İslam denir. Ona uymak için, önce iman etmek, sonra Müslümanlığı iyice öğrenmek, farzları eda edip, haramlardan kaçınmak, daha sonra sünnetleri yapıp, mekruhlardan kaçınmak lazımdır. Her mümin, Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”i kanından, canından daha çok sever. Bu sevgisinin alameti sünnetleri yapıp, mekruhlardan kaçınmaktır. Bir  mümin Ona ne kadar uyarsa, o derece kamil, olgun bir Müslüman olur. Allahü tealaya o derece yakin ve sevgili olur.

Allahü tealaya sonsuz hamd olsun. Onun hürmetine insan olarak yaratıldık. Onun hatırı için rahmete kavuşmuş ümmet olduk. Onun şerefine, imanla ahirete göçmeyi Rabbimizden diliyoruz. Onun şefaati ile Rabbimizden kabirde, mahşerde sonsuz afv ve mağfiret ümid ediyoruz. Onun imdadıyla sonsuz rahmete, ebedi seadete, Cennete, Allahü tealanın cemaline kavuşacağımıza iman ediyoruz. Ona sayısız salatü selam olsun. Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyedina Muhammed. Şefaat ya Resulullah.  

Cihanın aydınlığı Muhammed Mustafadır,

Kurtaran insanlığı Muhammed Mustafadır.

 Semalarda dolaşan, Cebraille bulaşan,

Rabbiyle konuşan Muhammed Mustafadır.

 Yolunu tuttuğumuz, ebed boyu nurumuz,

Emin kılavuzumuz Muhammed Mustafadır.      

 Başımızda tacımız, semavi siracımız,

Yüce kurtarıcımız, Muhammed Mustafadır.

 Allahü teala hepimize kainatın yaratılmasına sebeb olan, sevgili Peygamber efendimize, tam tabi olarak sonsuz seadete, ebedi huzura kavuşmayı nasib eylesin.        

Hepinize nurlu, feyzli Ramazanlar, Allahü tealanın rızasını, sevgili Peygamberimizin yüksek şefaatlerini diler, kıymetli dualarınızı beklerim efendim.