Kölelik konusu... - kainatingunesi.com
Orta Çağ’da kölelik, bütün milletlerde çok yaygın bir müessese idi. Çünkü kölelik, yapılan savaşların tabîî neticesidir. 
Üniversite öğrencisi bir genç, doğru ve sağlam bir bilgisi olmadığı hâlde, maalesef “kölelik” mevzûunda İslâmiyete dil uzatmıştır. Biz kendisine bir şeyler söyledik, ama, bu konu, başkalarının da zihinlerinde bir takıntı olarak bulunabilir diye, burada o konuyu kısaca ele almak istiyoruz…
Bilindiği gibi köle, harplerde esir alınan ve bütün varlığıyla, bir başkasının mülkü olan kimse” demektir. “Esir”e, erkek ise “köle”, kadın ise “câriye” ismi verilirdi. Köle ve câriye aynı hükümlere tâbidir.

Burada, hemen şunu net bir şekilde ifâde edelim ki, köleliği İslâmiyet ihdâs etmiş değildir. Kölelik, insanlık târihi kadar eskidir; târihte, maalesef her devirde ve her millette kölelik devam edegelmiştir. Hattâ yirminci yüzyıl başlarına kadar, her milletin sosyal yapısında köleliğe yer verilmiştir.
İslâmiyetin zuhûr ettiği Orta Çağ’da kölelik, bütün milletlerde çok yaygın bir müessese idi. Çünkü kölelik, yapılan savaşların tabîî neticesidir. Harpler ise, insanlığın var olduğu zamandan beri yapılagelmiştir. Milletlerin bir çoğunda kölelerle ilgili kânunlar, son derece kaba, merhametten uzak ve pek zâlimâne idi. Hattâ bâzı ülkelerde kölelere, köpek ve sâir evcil hayvanlara tanınan haklar bile tanınmıyordu.
Çinliler, Mısırlılar, Yunanlılar ve Romalılarda, Hint ülkesinde, Îrân’da ve eski Fransa’da kölelere yapılan muâmeleler, malesef çok kötü idi. Yeni Çağ’da da, milletlerin köle edinme zihniyeti, maalesef 19. asra kadar yaygın ve hâkim bir vaziyette devâm etmiştir.
On beşinci yüzyılda, Amerika kıtasına gelenler, kıtadaki yerlileri köle olarak kullanmaya başladılar. Ancak yerliler zorla çalıştırılmaya alışık olmadıkları için ya ölüyorlar veya topluca intihâr ediyorlardı.

Yerlilerin sayısının azalması üzerine, 1519’da, Amerika’daki Hıristiyân papazları, Afrika’dan zenci köle getirilmesini, Alman İmparatoru Şarlken’e teklîf ettiler. Bu teklîf uygun görülerek, Afrika’dan köle götürülmeye başlandı. Yüzyıllarca, milyonlarca zenci, Afrika’dan Amerika’ya taşındı. Köle olarak götürülen bu zencilerin bir kısmı, yolda yapılan kötü muâmelelerden dolayı, bir kısmı da yeni kıtaya vardıktan sonra ölüyorlardı.

Diğer taraftan, bâzı Avrupa devletleri, Afrika’da koloniler kurarak, halkı kendi topraklarında köle olarak kullandılar ve bu ülkelerin tabîî kaynaklarından istifâde ettiler. Bu devrede Avrupalıların kölelere yaptıkları muâmeleler, insanlık târihinde bir kara leke olarak anılmaktadır.

On dokuzuncu asrın sonlarına doğru, milletlerarası bir anlaşma ile köleliğin kaldırıldığı ilân olunmuştu. Batıda köleler hakkında çıkarılan kânuna, “Siyâh Kânûn” adı verildi. Fransa’da, İngiltere’de ve Güney Amerika’da köleler, gâyet çetin ve zâlimâne muâmelelere mâruz kalırlardı. [Yarın da inşâallah, Yahûdîlik, Hıristiyânlık ve İslâmın bu konudaki hükümlerini kısa kısa kaleme alalım.]
Prof. Dr. Ramazan Ayvallı – 24.09.2018 – www.turkiyegazetesi.com.tr