KÜFÜR NEDİR? - kainatingunesi.com

Küfür Nedir ve Zararları Nelerdir ?

Resûlullah’ın “sallallahu aleyhi ve sellem” söylediklerinin birine bile inanmamağa veya iyi ve doğru olduğundan şüphe etmeğe küfür denir. Böyle inanmayan kimseye kafir denir. Kötülüklerin en kötüsü, Allahü teâlâya inanmamak, ateist olmakdır. İnanılması lâzım olan şeye inanmamak küfr olur. Muhammed aleyhisselâma inanmamak küfr olur. Muhammed aleyhisselâmın, Allahü teâlâ katından getirip bildirdiği şeylerin hepsine kalb ile inanıp, dil ile de ikrar etmeğe, söylemeğe, (İMÂN) denir. Söylemeğe mâni bulunduğu zemân, söylememek affolur. Îmân hâsıl olmak için, islâmiyetin küfr alâmeti dediği şeylerden sakınmak da lâzımdır. İslâmiyetin ahkâmından ya’nî emr ve yasaklarından birini hafif görmek, Kur’ân-ı Kerîm ile, melek ile, Peygamberlerden biri ile “aleyhimüssalevâtü vetteslîmât” alay etmek, küfr alâmetlerindendir. İnkâr etmek, ya’nî işitdikden sonra inanmamak, tasdîk etmemek demekdir. Şübhe etmek de inkâr olur.

Küfrün zararları şunlardır: 1- Dîni ve nikâhı giderir. 2- O kimsenin boğazladığı yenmez. 3-Halâli, hanımı ile etdiği, zina olur. 4- Cennet ondan uzaklaşır. 5- Cehennem ona yakındır. 6- O hâlinde ölürse nemâzı kılınmaz.

Küfre Sebeb Olan Şeyler Nelerdir ?

1-Rızâsı ile, filân şey, filân kimsededir, yâhud yokdur, kâfir olayım, cühûd [ya’nî yehûdî] olayım diye, yemîn eylemiş olsa, o şey, o kimsede olsun veya olmasın, o kimse, kendi rızâsı ile küfre varmışdır. Îmânını ve nikâhını tazelemesi lâzımdır.

2- Zina, fâiz, yalan gibi her dinde harâm olan bir şey için, halâl olaydı da, ben dahî, işleseydim, diye temenni eder ise, bu dahî küfrdür.

3- Peygamberlere “aleyhimüssalevâtü vetteslîmât”  inandım,  amma  âdem “aleyhisselâm” Peygamber midir, bilmiyorum dese, kâfir olur. Hazret-i Muhammed “aleyhisselâm”ın âhır zemân Peygamberi olduğunu bilmeyen kâfir olur.

4- Bir kimse, Peygamberlerin “aleyhimüssalevâtü vetteslîmât” dediği doğru ise, biz kurtulduk demiş olsa, kâfir olur, demişlerdir. İmâm-ı Birgivî rahmetullahi aleyh” buyuruyor ki: (Bu sözü şübhe yolu ile söylerse küfrdür. Eğer ilzâm tarikiyle (karşısındakini susturmak maksadıyla) söylerse küfr değildir.)

5- Bir kimseye, gel nemâz kıl deseler, o dahî, kılmam dese, kâfir olur, demişler. Amma muradı, senin sözünle kılmam, AlIahü teâlânın emri ile kılarım dese kâfir olmaz.

6- Bir kimseye,  sakalım  bir tutamdan kısa yapma veyâ bir tutamdan fazlasını kes ve tırnaklarını kes, zîrâ, Resûlullahın “sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem” sünnetidir deseler, o da kesmem dese, kâfir olur. Sâir sünnetler dahî böyledir Birgivî merhûm buyurur ki: Bu sözü, sünnetliğini inkâr için dese, küfrdür. Murâdı, senin emrinle işlemem, Resûlullahın sünneti olduğu için işlerim dese, küfr değildir.

7- Bir kız ile bir oğlan, âkil ve bâliğ olsalar ve onları nikâh etseler ve onlara, îmânın sıfatlarını, imânın şartlarını sorduklarında, bilmeseler, onlar müslümân değildir. Onlara îmân edilecek şeyleri öğretip, sonra nikâhlarını yeniden kıyarlar ise, nikâhları sahîh olur.

8- Bir kimse, başdan ayağa harir (ipek) giyinse, başka birisi bu hâline, mübârek olsun dese, küfründen korkulur.

9- Bir kimse, birinin gıyâbında bir şey söylese, yanındaki de, gıybet etme dese, buna karşı o kimse de, bu bir şey mi dir dese, kâfir olur demişler. Bu hareketiyle, harâmı istihsân etdiği, beğendiği, kötülemediği için.

10- Bir kimse Allahü teâlâ, bana Cennet verirse sensiz Cennete girmem dese, yâhud filân ile Cennete girmeğe emr olunsam, girmem, yâhud Allahü teâlâ bana, Cennet verse, istemem, lâkin didârını görmek dilerim dese, bu sözler, küfrdür demişler.

11- Bir kimse, bir âlime buğz etse veyâ söğse, bu yapdığı sebebsiz ise, o kimsenin küfründen korkulur

12- Bir kimse, kâfirlerin ibâdetleri, islâmiyyete uymıyan işleri güzeldir dese ve böyle i’tikâd etse küfrdür.

13- Bir kadın, beline bir kara ip bağlasa, bu nedir? deseler, zünnârdır dese, kâfir olur, erine harâm olur.

14- Bir kimse, Allahü teâlâ bilir filân işi işlemedim dese, hâlbuki, o işi işlediğini bilse, kâfir olur. Hak teâlâ hazretlerine cehâlet isnâd etmiş olur.

15- Ben çalınanları ve gayb olanları bilirim dese, söyleyen ve inanan kâfir olur. Bana cin haber veriyor dese, yine kâfir olur. Peygamberler ve cinnîler dahî gaybı bilmezler. Gaybı, ancak Allahü teâlâ bilir ve Onun bildirdikleri bilir.

16- Bir kimse, bir kişiye, senin dîdârın bana can alıcı gibidir dese, kâfir olur demişler. Zîrâ, can alıcı melek, bir ulu melekdir.

17- Bir kimse, nemâz kılmamak hoş işdir dese, kâfir olur. Bir kimse, bir kişiye gel nemâz kıl dese, o dahî bana nemâz kılmak zor işdir dese, kâfir olur demişlerdir.

18- Allahü teâlâ, gökde benim şâhidimdir dese, kâfir olur. Zîrâ Allahü teâlâya, mekân isnâd etmiş olur. Allahü teâlâ, mekândan beridir. [Allah baba diyen de kâfir olur.]

19- Hıristiyan olmak,  yehûdî olmakdan,  [Amerikan kâfiri  olmak,  komünist  olmakdan] hayırlıdır dese, kâfir  olur. Yahûdî,  nasrânîden,  [komünist]  hıristiyandan  şerlidir, daha fenâdır demelidir.

20- Kâfir olmak, hıyânet etmekden yeğdir dese, kâfir olur.

21- İlm meclisinde ne işim var, yâhud âlimlerin dediğini işlemeğe kim kâdir olur dese veyâ fetvâyı, yere atsa ve din adamlarının sözü neye yarar dese, kâfir olur.

22- Bir kimse, küfr söylese, bir kişi dahî gülse, gülen dahî kâfir olur. Gülmesi, zarûri olursa, küfr değildir.

23- Bir kimse Allahdan hâli [boş] yer yok dese, veyâ Allahü teâlâ gökdedir dese, kâfir olur demişler.

24- İslâmiyyeti bilmem veyâ istemem dese, kâfir olur.

25- Bir kişi, küçük günâh işlese, birisi ona tevbe et dese, o dahî, ne işledim ki tevbe edeyim dese, kâfir olur.

26- Bir kimseye, kimin zürriyyetindensin? İ’tikâdda mezhebinin imâmı kimdir? Amelde mezhebinin imâmı kimdir diye suâl etseler, bilmese, kâfir olur. Âdem aleyhisselâmın zürriyyetindeniz. Î’tikadda mezheb imâmımız Ebû Mansur Maturîdî, amelde mezhebimizin imâmı ise, İmam-ı A’zam Ebû Hanife hazretleridir.

27- Biri şarap, domuz eti gibi Kat’i harâm olan bir şeye halâldir dese veyâ Kat’i halâl olan bir şeye harâmdır dese kafir olur, demişlerdir.

28- Bir kimseye, Cebrâîl buzağısı gibi çırılçıplak olmuşsun dese, âfâtdır. Melekle alay etmek olur.

29- Oğlunun başı için veyâ başım için kelimelerine, yemîn billahi atfetse, meselâ, vallahi oğlumun başı için dese, küfr olmasından korkulur. (İslâm Ahlâkı/ 197}

30- Bir kimse bıyıklarını kırkdıkda, yanındaki, bir şeye yaramadı dese, o diyenin küfründen korkulur. Zîrâ, bıyıkları kısaltmak sünnetdir. Sünneti hafif görmüş olur.

31- Bir kimse, kıbleye karşı ayağını uzatıp yatmak veyâ tükürmek veyâ kıbleye karşı bevl etmek gibi bir mekruhu işlese, o kimseye bu yapdıkların mekrûhdur, işleme deseler, o da  ona, her günâhımız bu kadar olsa dese, mekrûhu önemsiz bir şey saydığı için küfründen korkulur.

Tecdîd-i îmân ve Tecdîd-i Nikah

Erkek veyâ kadın, bir müslümân, âlimlerin sözbirliği ile küfre sebeb olacağını bildirdikleri bir sözün veyâ işin küfre sebeb olduğunu bilerek, amden [tehdîd edilmeden, istekle] ciddî olarak veyâ hezl, güldürmek için söyler, yaparsa, ma’nâsını düşünmese dahî îmânı gider. Yani (mürted) olur. Buna (Küfr-i inâdî) denir. Küfr-i inâdî ile mürted olanın, evvelki İbâdetlerinin sevâbları yok olur. Tevbe ederse, geri gelmezler. Zengin ise, tekrâr hacca gitmesi lâzım olur. Mürted iken kılmış olduğu nemâzları, oruçları, zekâtları kazâ etmez. Mürted olmadan evvel yapmadıklarını kazâ eder. Çünki, mürted olunca, evvelki günâhları yok olmaz. Riddet zemânında yapmadıklarını kazâ etmez.

Küfr-i inâdî ile mürted olanların îmânları ve nikâhları bozulur, imânı tazelemek için küfre sebeb olan şeyden tevbe etmeli, Kelime-i tevhîdi veyâ Kelime-i şehâdeti söylemelidir. Ayrıca iki şâhid yanında (Tecdîd-î nikâh) yapmaları yani nikâhlarını tazelemeleri lâzım olur. Hanefî olan, kolaylık olmak için, nikâhını yenilemeğe, zevcesinden vekâlet almalı, İki şâhid yanında, (öteden beri nikâhım altında bulunan zevcemi, onun tarafından vekîl olarak ve tarafımdan asîl olarak kendime tezvîc etdim) demelidir. Câmi’de cemâ’atin çok olduğu bir nemâzın duâsından sonra, imâm efendi, tecdîd-i îmânı ve nikâhı cemâ’at ile birlikde okursa, cemâ’at birbirlerine şâhid olmuş, nikâhları da tâzelenmiş olur.

Erkek ve kadın bir müsliman eğer bir sözün veyâ işin küfre sebeb olduğunu bilmeyip söyler, yaparsa veyâ küfre sebeb olacağı, âlimler arasında ihtilâflı olan bir sözü amden (bilerek zorlama olmadan) söylerse, îmânının gideceği ve nikâhının bozulacağı, şübhelidir. İhtiyât olarak, tecdîd-i îmân ve nikâh etmesi iyi olur. Bilmiyerek söylemeğe (Küfr-i cehlî) denir, îmânı ve nikâhı tâzelemek için (Allahümme innî ürîdü en üceddidel-îmâne ven-nikâhe tecdîden bi-kavli la ilahe illallah Muhammedün resûlullah) okunur. Böylece (Lâ ilahe illallah diyerek, tecdîd-î îmân yapınız!) hadîs-i şerîfindeki emr yapılmış olmakdadır. [Seâdet-i ebediyye / 436]