KURTULUŞ DUASI - kainatingunesi.com Hızır aleyhisselamın verdiği Kurtuluş Duası

HIZIR ALEYHİSSELAMIN VERDİĞİ KURTULUŞ DUASI:

Halkına iyi muamele etmiyen bir sultan vardı. Bu sultanın yanına bir zât gelip sordu:
– Sana isyan eden adamlarına, idam cezâsından daha büyük bir ceza verebilir misin?
– Hayır veremem.
– Fakat Allahü teâlâ âhirette sana bundan daha ağır bir cezâ olan, ebedî olarak Cehennemde kalma cezâsı verebilir. Bunun için, halkına iyi muâmele et, onlara zulmetme! Mâiyetindeki adamların, iyi kimseler olsun. Sana adâlet ile muâmele etmen için yol göstersinler.
– Böyle kimseler kimlerdir, nerede bulabilirim?
– Onlar, hak yolda olan âlimlerdir. Bunları iş başına geçir.
– Fakat onlar benden kaçıyorlar.
– O zaman kendini düzeltmen ve kaçılan biri değil, aranan biri olman lâzımdır. Mazlûmları, zâlimlerin elinden al! Herkese kapını aç, herkese hakkını ver, halkına adalet ile muâmele et! O zaman bütün âlimlerin senin etrafına toplandıklarını göreceksin!.
Bu nasihat üzerine, sultan:
– Yâ Rabbî, şu kimsenin dediği gibi hareket etmem, onun bildirdiği gibi olmam için beni muvaffak kıl, diye samîmî bir şekilde duâ etti.

“ONU DERHÂL GETİRİN”

O sırada namaz vakti geldi.

Sultana nasîhat eden kimse, namaz kılmak için mescide gitti.
Bir müddet sonra, sultan mâiyetindekilerden birini çağırıp:
– Biraz önce buradaki adamı derhâl bulup yanıma getireceksin! Bulup gelmezsen, kellen gider, dedi.
Bu kimse korku içinde dışarı çıktı. Aradığı kimseyi, mescidin bir köşesinde namaz kılarken gördü. Sevinç içinde yanına yaklaştı:
– Efendim sizi sultan çağırıyor.
Ben bir daha onun yanına gidemem.
– Efendim, eğer sizi götüremezsem, benim başım gidecek ne olur bana acıyın!
Korkma sana bir zarar veremez. Şimdi sana bir duâ vereceğim. Buna kurtuluş duası denir.
– Peki bana bu duanın fazîleti husûsunda bilgi verebilir misin?
Kim, akşam-sabah bu duayı okursa, günahları dökülür, duâsı kabûl olur. Rızkı genişler, umduğunu bulur, düşmanına galip gelir, düşmanı ona zarar veremez. Allah katında sıddîklardan yazılır ve öldüğünde şehid olur. Duâ şudur:
“Ey azamet, lütuf ve kerem sahibi Allahım! Sen, yerde ve gökte ve Arş’da olan her şeyi en iyi şekilde bilen, herkese azamet ve yüceliğin karşısında boyun eğ.dirensin! Dünyada ve âhirette bütün işler senin kudretindedir. Yâ Rabbî senin her şeye gücün yeter, beni içinde bulunduğum bütün sıkıntılardan kurtar ve bana genişlik, rahatlık ver!..”
Yâ Rabbî, senin rahmetine, lütuf ve keremine sığınıyorum. Sen fazl-ı kereminle bana ihsânda bulun! Sana yöneldim. Yaptıklarıma pişman oldum, tevbe ettim, bir daha yapmamak için azmettim. Sen kapına gelenleri reddetmiyen, tevbeleri kabûl edensin. Merhametin sonsuzdur. Beni de afv eyle!”
Sultanın görevli memuru, bu kâğıdı, aldığı gibi doğruca sultanın yanına gitti. Sultan kendisine sordu:
– Ne oldu, o kimseyi getirdin mi?
– Efendim kendisini mescidde buldum. Fakat buraya gelmedi. Bana da bu duâyı verdi.
– Ver bakayım şu duâyı. Duâyı okuyunca ağlamaya başladı. Yaptıklarından tevbe etti. Herkese adil bir şekilde davranmaya başladı.
Bu duâyı veren zât Hızır aleyhisselâm idi.

Türkiye Gazetesi – Bizim Sayfa