KUYU SAHİBİ - kainatingunesi.com

MENKÎBE: Kuyu Sahibi: Resûlullahın vefâtından on gün sonra bir köylü mescide gelip selâmdan sonra dedi ki:
-Resûlullahın yakını hanginizdir?
Hazret-i Ebû Bekri Sıddik, İmâm-ı Ali’yi gösterdi. Hazret-i Ali şöyle buyurdu.
Söyle ey Madar! Ey kuyu sahibi!
-Benim ismimi ve kuyu sâhibi olduğumu nereden bildin?
Resûlullah haber verdi. Sen Arabi köyündensin. Adın Madar’dır. Babanın adı Darim’ dir. 360 yaşındasın. Sen yüz yaşında iken şöyle söyledin:
“Bir Peygamber çıkar, yüzü güneşten nurlu, sözü şekerden tatlı, kokusu miskten güzel, yetimlerin ve miskinlerin babası, adam öldürmekten ve faizden men eder, Peygamberlerin sonuncusudur. Ümmeti beş vakit namaz kılar, Ramazan’da oruç tutarlar. Beytullah’da hac ederler. Ey kavmim, ben ona imân ettim.
Sen böyle söyleyince üzerine yürüyüp seni dövdüler. Bir kuyunun içine bıraktılar. Bu zamana kadar orada mahpus idin. Resûlullah âhirete intikal edince, Allahü teâlâ bir sel gönderip kavmini helâk etti. Sana bildirdi ki:
“Ey Madar! Peygamber vefât etti. Git kabrini ziyâret et!”
Sende geceyi gündüze katıp buraya geldin.
Madar,bunu işitince sordu:
-Bunları sana kim haber verdi?
Resûlullah haber verdi. Madar, vefâtımdan sonra gelir, ona selâmımı söyle! buyurdu.
Madar bunu duyunca mesrûr oldu. Hazreti Ali, yüzündeki örtüyü kaldırmasını ricâ etti., kaldırınca mescidin içi nurla doldu. Madar dedi ki:
-Ey Ali! Beni Resûlullahın mübârek kabrine götür!
Hazret-i Ali onu götürdü.
Madar Resûlullahın kabrine göğsünü dayayıp yüzünü sürdü. Az sonra da vefât etti.

26/27 Mayıs 1988 / Türkiye Takvimi