MELEKLERİN YIKADIĞI ŞEHÎD SAHÂBÎ - kainatingunesi.com

Hanzala Bin Ebî Amir “radıyallahü anh”, Medineli Eshâbın meşhurlarındandır. Hanzala “radıyallahü anh”, Îslâmiyetden önce de Allahü teâlânın birliğine inanır, putlara tapmazdı. Müslüman olmadan evvel yalnız ve sade bir hayat yaşardı. İnsanlardan uzak, devamlı ibâdetle meşgul olurdu. Peygamberimizin “salIallâhü aleyhi ve sellem” daveti üzerine hemen imân etti. Bedir gazasında bulundu. Uhud’da şehid oldu.

Menkıbe: Hanzala “radıyallahu anh”, Bedir gazâsından bir müddet sonra “Abdullah bin Übey’in kızı Cemile ile nikahlandı. Henüz yeni evlendiği günün gecesiydi. Sevgili Peygamberimiz, Eshabını toplayarak, İslâma saldırmak ve yok etmek için bütün savaş hazırlıklarını tamamlayan Mekkeli müşriklere karşı harp yapılması kararını’ vermişlerdi. Harbe katılacak sahâbiler tek tek evlerinden, çağrıldı. Haberci, Hanzala’nın evine de uğradı. Bu karar ve Resûlullah efendimizin emri ona da ulaştı. Hanzala “radıyallahû anh”, bu emri aldığında boy abdestî alma fırsatını dahî bulamadan evinden ayrıldı. Uhud’a hareket eden İslâm ordusuna yetişmek için çok süratli gitti ve kısa zamanda orduya katıldı.

Harb başlayınca diğer sahâbiler gibi cansiperane müşriklerin üzerine atıldı. Şehîdlik mertebesine kavuşmak için durmadan savaştı. Fakat bu sırada Şeddât bin Esved Hanzala’ya “radıyallahü anh” arkadan yaklaşıp haince sırtından mızrakladı. Hanzala mukâbele etmek, istedi ise de, bu müşrik, ikinci defa vurarak Hanzala’yı “radıyallahü anh” şehid etti.

Harb sona erince, müslümanlar Medîne-î münevvereye dönmeye başladılar. Harbe iştirak edenlerin yakınları acaba bizden geriye dönen olacak mı heyecanı içerisinde yollara sıralanmışlardı. Bunların arasında henüz bir günlük evli olup, gece yarısı sevgili Peygamberimizin emrine uyarak harbe giden ve şehidlik şerbeti içen hazret-i Hanzala’nın dul hanımı da vardı. Herkes büyük bir heyecanla harpten dönenlere yakınlarını soruyordu. Fakat hiç kimse, kimseye cevap vermiyordu. Ancak sorulan soruları sevgili Peygamberimiz “sallalahü aleyhi vesellem” cevaplandırıyordu. Son olarak soru sorma sırası, şehid olan Hanzala’nın hanımına gelmişti. Resûlullah efendimize yaklaşarak:

– Ey Allahın Resûlü? Hanzala nerede? demesi üzerine sevgili Peygamberimiz cevabında:

– (Hanzala şehid oldu) buyurdu. Bunun üzerine Hanzala’nın hanımı;

– Yâ Resûlallah, şu anda söyleyeceğim bir aile sırrıdır. Sizler de biliyorsunuz ki, kocamla daha henüz ilk evlendiğimiz geceydi. Kocam Hanzala, sizin mübarek emrinize uyarak gusül abdestini alamadan harbe katılmıştı. Bildiğiniz gibi şehid oldu. Bu sebeple, emir veriniz de kocamı bulsunlar ve yıkasınlar; dedi. Sevgili Peygamberimiz yarı hüzünlü bir şekilde;

(Sen Hanzala için hiç merak etme! Ben Hanzala’yı rahmet suları ile melekler tarafından yıkanırken gördüm) buyurdu.

Bunun üzerine bütün sahâbiler Uhud yolunu tuttu ve herkes Hanzala’yı aramaya başladı. O’nu, henüz vücudu kurumamış ve başı ıslak bir şekilde buldular, Sevgili Peygamberimizin müjdesini bizzat gözleriyle gördüler. Bunun İçin O’na “Gasîlül-meIâike” yani (Meleklerin yıkadığı sahâbî) denildi.