MERKEBİ ÖLEN FAKİRİN GÖZYAŞLARI - kainatingunesi.com
Yazar: Vehbi Tülek

“Bir gün Abdullah bin Mübârek, Şam’a gitmek üzere sefere çıktı. Giderken yolda ölmüş bir merkep gördü. Yanı başında ayakta bir fakîr de ağlıyordu. Abdullah bin Mübârek ona niye ağladığını sordu:

Fakîr cevap olarak ‘Ben fakîr bir kimse olup, çoluk çocuk sahibiyim. Bunu üçyüz dirheme almıştım. Bundan sonra ne yapacağımı düşünerek ağlıyorum!’ dedi.

Abdullah bin Mübârek buyurdu ki: ‘Sen bunu sağ iken üçyüz dirheme almıştın. Şimdi ise bunu senden semeri için beşyüz dirheme alıyorum’ deyip parasını sayarak eline verdi…

O gece fakîr rüyasında mahşeri gördü. Baktı ki, bahçeler, bağlar içerisinde bir merkep! Yularını ve palanını altın ve mercanlarla süslemişler! Yanı başında bir melek, şöyle nidâ ediyordu:

-Kim buna binerse ona müjdeler olsun… Fakîr bunu duyunca, meleğin yanına gelip der ki:
-Bu benim ölen merkebimdir. Bunu bana ver!.
-Evet, bu senindir. Fakat ölüsüne sabretmediğin için, şimdi başkasının oldu. Baksana, yuları üzerinde ne yazıyor?

Fakîr yulara bakınca bir de ne görsün: ‘Bu Abdullah İbn-i Mübârek hazretlerinin bineğidir’ yazılıydı… Sonra fakîr, uykudan uyanıp, hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Kendi kendine, ‘Bana yazıklar olsun! Bir hayvanın ölmesine bile sabredemedim’ dedi… Hemen beşyüz dirhemi alıp, doğruca Abdullah İbni Mübârek hazretlerinin yanına gitti. Parasını geri vermek istedi ve dedi ki:

-Ben satıştan vazgeçtim.
-Sen akşam gördüğün rüya üzerine geldin. Ben de vazgeçtim. Beşyüz dirhemi de sana hediye ettim.”

www.turkiyegazetesi.com.tr / 15.11.2017