MODERN AİLE TİPİ - kainatingunesi.com

Ne olur, özellikle anne babalar biraz zahmet edip bu acı tespitlerimi not edin. Ben, akademik öğrenimini bâzı engellerim sebebiyle yarıda bırakmak zorunda kalan bir sosyoloğum.

Bugünün aile yapısına bir projektör tutmak gerekirse; baba ayrı bir âlemde, anne ayrı bir âlemde, internet gençliği ayrı bir âlemde. Zaten ortada “aile” diye bir şey de yok ki? Ailenin var olduğu yıllarda ailemize dışarıdan kimse etki etmiyordu ki. Yani kapımızı örtüp içeri girdikten sonra aile bireyleri baş başa kalı-yorduk. Aile; kendine göre bir önceki nesillerden, anneden, babadan miras kalmış gelenekleri olan, meselâ, annenin ve babanın çocuklarına örnek olabilecek şekilde kendine has tutum ve davranışları olan bir yapı. Meselâ; belli bir saatte eve gelen, sabah kahvaltısında belli bir istekleri olan, yazın şöyle davranan kışın böyle hazırlık yapan bir çekirdek aileniz var mı sizin?..

Okuduğum kitaplardan edindiğim bilgilere baktığımda şaşırıp kalıyorum inanın. Her ailenin kurduğu turşu, yaptığı reçel, yaktığı odun veya kömür, giydiği kıyafet, ettiği ziyâret, saygı duyduğu büyük ve değer verdiği kutsalı varmış. Ayıp, günah, terbiye, saygı, gibi yazılmamış kurallar yaşanıyormuş. Aileler bu kurallara hem kendileri uyduğu gibi hem de çocuklarını yetiştirirken bu kurallara göre yetiştiriyormuş.

Benim ailem hem internet hem bilgisayar hem yazılı ve görsel medya tarafından evde dahi esir alınmış durumdadır. Dedemlerin zamanında aile içi görev dağılımı farklıymış. Baba çalışan, anne ev hanımlığı yapan, erkek çocuklar iş, meslek öğrenen, kız çocuklar çeyiz hazırlayan bir aileymiş. Şimdiki yapılanmada bizim evde, nine ve dede gibi aile büyüklerinin yeri zaten yok. Anneannem huzurevinde kalıyor. Dedemlere ise köydeki amcamlar bakıyor. Bizim evde sabahleyin herkes evden çıkar. Kim ne zaman çıkar kimse bilmez. Kahvaltı filan sadece pazar günleri yapılır. O da öğleye doğru. Yine bizim evde herkes akşama eve gelir ama herkes farklı zamanlarda gelir. Evde herkesin oturduğu bir soframız yoktur. Evimiz bir bakıma otel odasına dönüşmüştür. Küçük kardeşimiz yok ama karşı daire-mizdeki genç karı koca, ikisi birden çalışan olduğu için yeni doğan bebeklerini büyütmek için eve (annenin maaşı kadar vererek) bakıcı aldılar. Hayret! Yeni aile düzeninde annenin çocuğuna annelik yapmasına bile izin verilmiyor.

Ailemizde herkes dışarıda olduğu için arkadaşlıklarımız ve dostluklarımız da dışarıda kurulmuş durumda. Bizler alıştığımız için yeme içme, giyim kuşam gibi ihtiyaçlarımızı dışarıdan temin etmeyi tercih ediyoruz. Evde doğru dürüst yemek yapılmadığı için dışarıdan söylenmiş yiyecekleri yiyoruz. Herkesin sevdiği kebap, pide, lahmacun vs. farklı oluyor. Herkes kendine göre siparişini veriyor. Yâ da karnını dışarıda doyurmuş olarak geliyor. Bir annemle babam eski alışkanlıklarından dolayı akşam yemeklerini evde yiyorlar. Daha enteresan olanı biz aile içinde de birbirimizle oturup görüşmüyoruz. Misafirlikler zaten bizim için olmayan bir nostalji. Ailede herkes çalışıyor ama hiçbirimizin cebindeki üç beş kuruştan başka birikimi yok. Bu eve 4 maaş birden girdiği hâlde yetmiyor sebebini anlamış değilim. Herkesin kazancı çeşitli yollarla elinden alınıyor.

Kız kardeşim kendisine kişisel bakım malzemesi, kışlık ayrı yazlık ayrı, davet ayrı, tatil ayrı, her biri için üst baş alıyor. Ben arkadaş ortamına göre yeni kılık kıyafetler alıyorum. Telefonlarımız modaya uyumlu olarak değişiyor, kendi banka kartlarımız, kendi harcamalarımız ve kendi hesaplarımız, her birimizin kendine göre bütçesi var. Her birimizin arabası da var, masrafları da. Her birimiz kendi kazanıp, ücretini kendi vererek tüketmeye programlanmış tüketim robotları gibiyiz. Bereket denilen o “sihirli” kavramı bilmiyoruz. Anneannemin huzurevinde iken bile; “Emrine şükür Allahım!” demesini bir türlü anlayamıyorum. Niye dünkü insanlar bugünkü insanlardan daha zor şartlarda yaşarken daha huzurlu ve mutluydu acaba?.. Geleneklerimizdeki anne tipi, çocuğuna annelik yapan, evin işlerini kotaran, komşu hanımlarıyle komşuluğu sürdüren, akşama kendi zevkine ve kendine öz lezzet ve tatta yemek yapan bir rolde iken, baba da sabah mesaisine gidip akşama eve ihtiyaç görüp gelen rolde idi. Çocuklar dadı elinde büyümüyordu. Ailede beraber yaşayan anneanne, babaanne yanında büyüyordu. Böylece kreşe para, özel okula para, hazır yiyeceğe, özel kıyafete, burada saymakla bitiremeyeceğimiz para ve masrafa gerek olmuyordu.

Geleneklerimizdeki çekirdek aile yapısı şehirleşmemiş bölgelerinde varlığını sürdürmeye devam etse de, tahtını yeni aile düzenine kaptırmış durumda…

Ali Kemal Şahiner – İstanbul TÜRKİYE GAZETESİ

(Türkiye Takvimi – 17/18 Temmuz 2017)