Müslümanın her işi İslam’a uygun olmalı - kainatingunesi.com

Müslümanın her işi İslam’a uygun olmalı: Ecdadımız her türlü günahtan sakınırdı. İnsanlık hâli günah işlerlerse hemen tövbe ederler, tövbeyi asla geciktirmezlerdi. Kimseyi incitmez ve kimseden de incinmezlerdi.

Müs­lü­ma­nın yir­mi dört sa­a­ti -2-
Kendisi ve aile efradı için helal yoldan rızık kazanmaya, ibadetlerini yapmaya ve Allahü tealanın kullarına faydalı olmak için niyet ederek evden çıkan ecdadımızın, günlük yapmaları gereken vazifeleri vardı. Bunlardan bazıları şunlardı:
Yüz de­fa “Süb­hâ­nal­la­hi ve bi-ham­di­hi süb­hâ­nal­la­hil-azîm” derlerdi. Bunu, sabah ve akşam yüz kere okuyanın günâhları afv olur. Dertlerden kurtulur. Bir dahâ günâh işlemekten muhâfaza olunur.
Sonra (La havle ve la kuvvete illa billah) derlerdi. Buna kelime-i temcid denir. Hadisi şerifte buyuruldu ki:

(La havle ve la kuvvete illa billah okumak, 99 derde devadır. Bunların en hafifi sıkıntıdır.) 
[Hakim]
[İslam alimlerinden ve evliyanın büyüklerinden İmam-ı Rabbânî hazretleri, din ve dünya zararlarından kurtulmak için her gün 500 defa Lâ havle velâ kuvvete illâ billah” okurdu. Okumaya başlarken ve okuyunca yüzer defa salevat getirirdi.]
İmkânları nisbetinde sadaka verirlerdi. Hadis-i şerifte (Sadaka, her hastalığı ve belayı defeder.) [Beyheki] buyurulmuştur.
Yemek yiyecekleri vakit, Peygamber Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) sünnetine uyma niyetiyle ellerini yıkarlardı. Bir şey yerken ve içerken besmele çekerler ve sonunda elhamdülillah derlerdi. İbadet yapmaya kuvvetlenmek niyeti ile yerler ve içerlerdi. Sağ elleri ile yerler ve içerlerdi. Özel durumlar hariç ayakta yemez ve içmezlerdi.

Mümkün olduğu kadar her zaman abdestli olurlardı. Hiç olmazsa namaz vaktinden evvel abdest alıp, namaz vaktine abdestli girerlerdi. Beş vakit namazı, üşenmeden, gevşeklik yapmadan, şartlarına dikkat ederek vaktinde kılmaya çalışırlardı. Bazı zaruri durumlar dışında, önce namazlarını kılar, sonra işlerine devam ederlerdi. İşimi bitireyim sonra namazı kılarım, demezlerdi. Her türlü günahtan sakınırlardı. İnsanlık hâli günah işlerlerse hemen tövbe ederler, tövbeyi asla geciktirmezlerdi. Kimseyi incitmez ve kimseden de incinmezlerdi. Aile fertlerine ve başkalarına, yumuşak ve merhametli davranırlar, onların dualarını almaya çalışırlardı. Herkese tatlı dilli ve güler yüzlü davranırlardı. Onun için evlerinde, işlerinde ve günlerinde huzur, bereket sevgi ve saygı olurdu. Günleri huzurlu ve bereketli geçerdi…
Salim Köklü – 16.09.2018 – www.turkiyegazetesi.com.tr