NAMÂZ KILMAK, ZİKİRDİR - kainatingunesi.com

Abdülhakîm Arvâsî”, şânı yüce bir velî.
Sohbeti, insanlara olurdu fâideli.

Bir günkü sohbetinde buyurdu ki bir kere:
(Osmânlılar getirdi, islâmı bu yerlere.

Rumeli toprakları, rumların elindeydi.
Hem vardı Trabzon’da bir “Rum Pontus” devleti.

İşte bu toprakları fethedip Osmânlılar,
“İslâmın nûru” ile, bir bir aydınlattılar.

Bu yerler, islâm ile şereflendi o zaman.
Onların sâyesinde biz de olduk müslümân.

Bu yüzden, kıymetlidir Osmanlı sultânları.
Hürmet ve rahmet ile yâd edelim onları.

Onların bu gayreti olmasa idi eğer,
Müslümân olamazdık belki de şimdi bizler.

Geçerken o zâtların mezârları yanından,
Saygılı olmalıyız onlara en azından.

Onların herbirisi, âlim ve evliyâdır.
Hepsinin, üstümüzde çok büyük hakkı vardır.)

Bir gün de buyurdu ki: (Çok şükür Rabbimize.
Çok maddî ve mânevî nîmetler verdi bize.

Bir keşmekeş içinde inlerken bütün âlem,
Bizler, râhat ve huzûr içindeyiz tamâmen.

Çünkü îmân, ibâdet, huzûrun kaynağıdır.
En büyük ibâdet de, elbet “Namâz kılmak”tır.

Çünkü “Namâz”, Allah’ı hâtırlatıyor bize.
Günde, en az beş defâ geliyor kalbimize.

Onu hâtırlamak da, “Zikir” ve “İbâdet”tir.
Namâz kılan, Allah’ı zikrediyor demektir.

Hattâ beş defâ değil, anılır daha fazla.
Zîrâ her şey zikirdir, ilgiliyse namâzla.

“Ezân kaçta oluyor?” “Namâza ne kadar var?”
“Kalkıp abdest alayım” şeklinde konuşmalar,

Namâz’la alâkalı olduğundan dolayı,
Hâtırlatır bizlere Allahü teâlâyı.

Çünkü “Zikir”, Allah’ı kalben hâtırlamaktır.
Bu da, namâz kılmakla müyesser olmaktadır.

Kim beş vakit namâzı, her gün edâ ederse,
Ve bir vakti kılınca, ötekini beklerse,

Yâni hep düşünürse, her kim “Namâz kılma”yı,
O, zikretmiş sayılır, her an Hak teâlâyı.

Kalp hastalıklarının ilâcı, bu “Zikir”dir.
Allah’ı hâtırlamak, kalbin temizliğidir.

Kimin kalbi, Allah’ı zikrederse eğer ki,
Yerleşir o kalplere Allah’ın muhabbeti.

İşte “Namâz kılmak”la, bu zikir hâsıl olur.
Allah’ın sevgisi de, bu kalplerde bulunur.

Muhabbet-i ilâhî, bir kalbe girse eğer,
Bu dünyânın sevgisi, o kalpten çıkar gider.

İşte bu yüzdendir ki, en kıymetli ibâdet,
İhlâs ile beş vakit namâz kılmaktır elbet.)