O “zeyn-ül mecalis” yani meclislerin ziyneti idi... - kainatingunesi.com
 O “zeyn-ül mecalis” yani meclislerin ziyneti idi… : Enver Ağabey’imiz; binlerce kişiye iş verdi, Ehl-i sünnet itikadını anlatan milyonlarca kitabı çeşitli dillere tercüme ettirerek dünyanın en ücra köşesine kadar ulaştırdı. 
Yarın 22 Şubat 2019… Altı yıl önce (22 Şubat 2013) merhum Enver Ağabey’imiz aramızdan ayrılmıştı. Zaman geçtikçe hasretimiz daha çok artıyor… Şimdiye kadar gördüklerimiz ve şahit olduklarımız böyle değildi. Her şey küçük olarak başlar sonra büyür… İnsanlar, hayvanlar, bitkilerin hepsi böyledir; yalnız musibetler hariç. Onlar büyük olarak gelir zamanla küçülür. Bundan dolayıdır ki hadis-i şerifte buyuruluyor ki: “Musibetlere sabretmenin kıymetli olanı ilk geldiği zamanda yapılanıdır.” İlk geldiğinde musibet büyüktür, sabretmek de çok zor olur. Bir iş ne kadar zor olursa onu başarmak da o kadar kıymetlidir. Bunun için demişler ki: Akıllı adam başa gelen bir belaya ilk anda sabreder. Çünkü bir ay sonra nasıl olsa unutur ve sabretmeye mecbur olur. O, bir ay sonra yapacağını baştan yapar, çok rahat eder ve çok sevap kazanır…
Enver Ağabey’imizi nasıl unutabiliriz?.. Yaptıkları ve konuştukları ile bize çok güzel şeyler öğretiyordu. Tanıyanlardan; ister sevsin, ister sevmesin herkes çok iyi bilir ki günümüzde onun gibi cömert görülmemiştir. İnsanlar almaktan zevk alırken o vermekten hoşlanırdı. Hadis-i şerifte buyruluyor ki: “Cömert insan Allahü tealaya yakındır, cennete de yakındır. Cehennemden uzaktır. Cimri ise Allahü tealaya uzaktır, cennete de uzaktır, cehenneme yakındır.”
Rabbimiz cömertlere dünyada da ahirette de büyük ihsanlar yapar. Dünya da insanlar da melekler de hayvanlar da onu sever; ahirette kavuşacağı nimetler ise hesapsızdır. Kâfir olan cömertlerin son nefeslerinde imanla ölmeleri muhtemeldir. İmanla gitmeseler bile azapları hafifler…
Enver Ağabey’imizin saymakla bitirilemeyecek üstün vasıfları vardı. Daima güler yüzlü idi, sıkıntısı ne kadar çok olsa dahi hissettirmez, neşeli görünürlerdi. O “zeyn-ül mecalis” yani meclislerin ziyneti idi. O kadar mükemmel bir insandı ki; bütün güzellikler kendinde mevcut idi.
10 Şubat 1939’dan 22 Şubat 2013’e kadar olan ömürleri fazla uzun sayılmazdı. Fakat o kadar bereketli bir hayat yaşadı. Binlerce kişiye iş verdi, Ehl-i sünnet itikadını anlatan milyonlarca kitabı çeşitli dillere tercüme ettirerek dünyanın en ücra köşesine kadar ulaştırdı. Böylece yüz binlerce insanın ateşe girmekten kurtulmasına vesile oldu… Bu mübarek insanın başlattığı bu değerli hizmetler hâlâ devam ediyor, kıyamete kadar da artarak devam edecektir inşallah…
Seneler geçse dahi hatta asırlar bile geçse Enver Ağabey’imiz unutulmayacak, hatırlanacak, rahmet ve muhabbetle yâd edilecek… Biz de kıymetli Ağabey’imizi rahmetle anıyor, derecelerinin daha da yükselmesini temenni ediyoruz.
M. Said Arvas – 21.02.2019