Orhan Gazi ile kardeşi Alâeddin Paşa'nın muhaveresi - kainatingunesi.com

Sultan Osman Gâzi, 1326’da Allahın rahmetine kavuşup, fani dünyayı terkedince Ali Hasan derler bir âlim haber salıp oğulları Orhan Gâzi ile Alâeddin Bey’i çağırttı. Onlara dedi ki:

“Osman Beyimizin mirâsını siz kardeşler bölüşeceksiniz, usûl böyledir. Bakın âlimlerimiz de buradalar. Neyi var neyi yok, artık sizin helâlinizdir.”

Araştırdılar. Feth olunan topraklar, tuzluğu, kaşıklığı, birkaç iyi at ve birkaç koyunu vardı.

Orhan Bey, kardeşine şöyle dedi:
Buyur karındaşım, ne istersen al!
Alâeddin Bey başını hayır ma’nâsında sallayarak cevap verdi:
-Bu vilâyetler senin hakkındır. Ülkeye çobanlık etmeye bir padişah gerek.  Bu vilâyetin hâlini göre ve başara! Ve hemen ona esvap gerek.  Ki bu yurtlar padişahı ola! Şimdi bizim miras edecek nemiz kaldı ki?..
Orhan Gâzi dedi ki:
Gel imdi o çoban sen ol!
Alâeddin Bey:
-Kardaş, dedi. Atamızın duâsı ve himmeti seninledir.  Onun içindir ki, kendi zamanında askeri sana koşmuştu. Sen bana Kite Ovası’nda “Fudura” denen yeri ver yeter!
Orhan Gâzi’nin bu cevaba gözleri yaşardı ve kardeşine sarılarak onu kutladı ve devletin başına geçti.