RUB’-I DÂİRE - kainatingunesi.com

RUB’-I DÂİRE

(Üstürlâb)

vâsıtası ile nemâz vaktlerinin ta’yîni ta’rîfesi

İstanbul, Madrid ve Newyork gibi 41 arz derecesinde bulunan mahallere mahsûs olmak üzere

Misâller:

1– 15 temmuzda güneşin meylini bulalım: Mürîyi ayârlamak için, hayt, kavs-i irtifâ’ hâricindeki dört kavsden ikinci kavsdeki 15 temmuz çizgisi üzerine getirilir. Mürî, şimâl mıntıka kavsi üzerine kaydırılır. Sonra, hayt, hatt-ı zevâl üzerine getirilir. Medâr-ı hamlin hatt-ı zevâli kesdigi noktadan mürînin hatt-i zevâl üzerindeki yerine kadar olanı 22 derece güneşin meyli olur.

2– 5 Nisan günü, güneşin tulû’ vaktini bulalım. Önce nısf fadla bulunur. Bunun için, mürî ayârlanır. Ayârlanan mürî üfka gelinciye kadar hayt tahrîk edilir. Hayt ile kavs-i sugrâ üzerindeki 5 derece, Nısf fadla olur. Bunun iki misline ya’nî 10 dereceye iki temkin ya’nî 5 derece ilâve, mecmû’un temâmîsi 75 derece, ya’nî 5 sâat olur. Buna 6 ilâve edince, 11 ezânî sâat ile tulû’ vakti olur.  

3– 1 Ağustos günü güneşin ezânî tulû’ vaktini bulalım: Mürînin ayârlanması için, hayt, bir Ağustos üzerine getirilir. Mürî, şimâl mıntıka kavsine kaydırılır. Nısf fadlayı bulmak için, mürî üfk üzerine getirilince, hayt ile kavs-i sügrâ arasındaki fark 17 nısf fadla olur. Bunun iki misline iki temkin ilâve edince, 39 derecenin temâmîsi 51 derece ya’nî 3 sâat 24 dakîka olur. Buna 6 ilâve edince, 9 sâat 24 dakîka tulû’ vakti olur.

Rub’-ı dâireyi Ebû Bekr Muhammed bin Ömer müneccim Bagdâdî “rahmetullahi aleyh” i’mâl ederek, bununla nemâz vaktlerini ta’yîn etmiş ve isti’mâlini (Elamelü bil-Üstürlâb) risâlesinde bildirmişdir. 320 [m. 932] senesinde vefât etmişdir.  

Baskı: Ihlâs Matbaacılık Gazetecilik Yayıncılık

Sanayı’ Ticâret A.Ş. ISTANBUL Tel: 454 29 38

RUB’I DÂİRE NEDİR?

İslâmiyyetin beş şartından biri hergün beş kerre nemâz kılmakdır. Nemâzın şartlarından biri, vaktinde kılmakdır. Sabâh nemâzının vakti, ufk-ı mer’înin şark tarafından (fecr-i sâdık) denilen beyâzlıgın başlamasının görülmesinden (Güneşin ön kenârının üfk-ı şer’îye 19 derece yaklaşmasından), güneşin dogmasına kadardır. Ögle nemâzının vakti, güneşin arka kenârının, güneşi görenler için, zâhirî zevâlden, görmiyenler için ise, şer’î zevâlden ayrılmasından, asr-ı evvele, ya’nî herşeyin gölgesi, kendi uzunlugu mikdârı uzayıncaya veyâ asr-ı sânîye, ya’nî iki misli uzayıncaya kadardır. Ikindi nemâzının vakti, ögle nemâzı zemânının bitmesinden, güneşin üst kenârının üfk-ı mer’î hattından batıncaya kadardır. Türkiyedeki şehrlerde ikindi nemâzının ezânı, asr-ı evvelde okunmakdadır. Akşam nemâzının vakti, güneşin üst kenârının üfk-ı mer’î hattından gurûbundan, şafak kararıncaya kadardır. Yatsı nemâzının vakti, işâ-i evvelden, ya’nî güneşin arka kenârı şer’î üfk altına 17 derece inince, üfkdaki kırmızılıgın gayb olmasından, fecr-i sâdık denilen beyâzlıgın başlamasına kadardır.

Bu vaktleri ta’yîn ve tesbît etmek din bilgisi ile olur. Islâm âleminde bu vazîfeyi yerine getirebilmek için husûsî olarak muvakkithâneler kurulmuş ve muvakkitler yetişdirilmişdir. Böyle astronomik ve trigonometrik hesâbları her müezzin hâlledemezdi. Bunun için müezzinlerin eline Rub’-ı dâire [üstürlâb] denilen bir âlet veriliyordu. Bununla 41 arz derecesinde bulunan Istanbulun nemâz vaktleri ezânî sâat ile kolayca anlaşılıyor, bunlardan Türkiyenin her yerindeki şehrlerin vaktleri de kolayca bulunuyor ve tâm vaktinde ezân okumak mümkin oluyordu. Nemâzın sahîh olması için, vaktinde kıldıgını bilmek lâzımdır. Vaktinde şübhe edilerek kılınan nemâz, tâm vaktinde kılınmış olsa dahî sahîh olmaz. Bugün nemâz vaktlerini hesâbla bulmak ve takvîmlere bakarak anlamak mümkin ise de, hicrî dördüncü asrda müslimânlar tarafından ince hesâblar ile yapılarak her memleketde kullanılmış olan (Rub’-ı dâire) cedvelini tanıtmak ve unutulmuş bir ilmi meydâna çıkarmak ve bu âlet üzerinde tedkîk yapmak isteyen araşdırmacılara bir fikr vermek için (Rub’-ı dâire) âletini ve bunun kullanılmasını anlatan bir ta’rifeyi müslimânların istifâdesine arz ediyoruz. Bir nemâzın ezânî zemâna göre vakti, vasatî gurûb vakti ile toplanırsa, bu nemâzın vasatî zemâna göre vakti olur.  

1/Nisan/1999

Hakîkat Kitâbevi-Fâtih/İstanbul

İstanbul, Trabzon, Madrid ve Newyork gibi 41 arz derecesinde bulunan mahallere mahsûs olmak üzere  

RUB’-I DÂİRE

(Üstürlâb)

vâsıtası ile nemâz vaktlerinin, Ezânî ve Vasatî sâatlere göre ta’yîni ta’rifesi  

Rub’-ı dâirenin şekli [resmi], merhûm Ahmed Ziyâ begin (Rub’-ı dâirenin isti’mâli) kitâbının 1339 [m. 1921] târîhli baskısındaki şekl esâs alınarak çizilmişdir.  

Hayt: Iplik demekdir. Rub’-ı dâirenin yarı çapından biraz fazla, dikiş makarası tiresidir. Bir ucu Rub’-ı dâirenin merkezindeki delikden geçirilerek, arkada dügümlenir. Diger ucu bir demir halkaya veyâ yüzüge baglanarak gergin yapılır.  

Merkez: Haytın geçdigi ince delikdir. (Kutub) dahî denir.  

Kavs-i irtifâ’: Merkezin etrâfındaki en büyük rub’-ı dâiredir. 90 kısma taksîm edilmişdir.  

Hattul-Meşrık: Merkez ile kavs-i irtifâ’ın sıfır noktası arasındaki hatt-ı müstekîmdir. 

Hatt-ı zevâl: Merkez ile kavs-ı irtifâ’ın 90 derecesi arasındaki müstekîmdir.  

Medârlar: Merkezin etrâfında üç dâire kavsi [yayı]dir. Biri, (Medâr-i Cedî) olup, kavs-i irtifâ’a bitişikdir. Ikincisi, (Medâr-i Seretân) olup, merkeze yakındır. Bir ucu hattul-meşrıkden dışarı, üfk kavsine kadar uzanır ve bu uzantısı da, hattulmeşrıkde sıfırdan başlıyarak, 22 derecelidir. Bu dereceli kavsine (Kavs-i sugrâ) denir. Üçüncüsü, (Medâr-i Hamel) olup, diger iki medârın arasındadır.

Mukantarât: Rub’-ı dâirenin, kullanılmasını istedigimiz mahallin üfkuna paralel ve aralarında birer veyâ ikişer derece irtifâ’ farkı bulunan dâirelerin mahrûtî mürtesemleri [izdüşümleri] olan kavslerdir. Ba’zısı medâr-ı cedîden ve ba’zısı hatt-ı zevâlden çıkıp, medâr-ı seretânda  nihâyetlenirler. Mukantarâtın adedi, senenin gündüzü en uzun olan zemânındaki güneşin gâyet-ül-irtifâ’ı derecesi kadardır. Gündüzü en uzun olan 21 Hazîranda, 41 arz derecesi için:

Gâyetül-irtifâ’ = Arz-ı beldenin temâmı + meyl-i şems 49+23,5 = 72,5 derecedir.

Nokta-i meşrık: Medâr-ı hamelin, hattul-meşrıkı kesdigi noktadır.

Üfk: Nokta-i meşrıkden geçen birinci ve en büyük mukantara kavsidir.

Semtler: Mukantarâta amûd kavslerdir.

Mıntıka: Nokta-i meşrıkden başlıyan iki kavsdir. Şimâlîsi, medâr-ı seretânın hatt-ı zevâli kesdigi noktaya gider. Cenûbî olanı, medâr-ı cedînin hatt-ı zevâli kesdigi noktaya gider. Her biri üçer burca taksîm edilmişdir. Mıntıka-i cenûbîdeki üç burcun herbiri otuz dereceye ayrılmışdır.

Asreyn hatları: Medâr-ı seretân ile medâr-ı cedî arasında ve mukantarâtın ba’zısını kesen ve birbirine paralel iki kavsdir. Sırtları hattul-meşrık tarafındadır.

Asreyn kavsleri: Medâr-ı seretânın şimâlinde ve buna paralel, hattul-meşrıkden hatt-ı zevâle kadar uzanan iki kavs olup, asr-ı evvel kavsi 45, asr-ı sânî kavsi 26,5 gayr-i müsâvî parçalara ayrılmışdır.

Şafak ve fecr hatları: Asreyn hatları gibidir. Fekat, çukur tarafları hattul-meşrıka, sırt tarafları hatt-ı zevâle karşıdır.

Hedefeteyn: Üzerinde Rub’-ı dâire bulunan tahtanın hatt-ı zevâl tarafında iki çıkıntıdır. Merkez cihetinde bulunana (Hedefe-i ulyâ [yukarı hedefe]), kavs-i irtifâ’ tarafında olana (Hedefe-i süflâ [aşagı hedefe]) denir.

Mürî: Hayta ilmiklenmiş gâyet ince bir ipligin dügümü olup, dügüm hayt üzerinde kaydırılabilir.

Derece-i şems: Bir ayın herhangi bir gününde, güneşin 12 burçdan hangisinde ve kaçıncı derecesinde bulunduğudur.

Mürînin derece-i şemse göre tanzîmi: Rub’-ı dâire üzerinde, kavs-i irtifâ’ kavsinin hâricinde, dört kavs dahâ vardır. Bunlardan birincisinde, ya’nî kavs-i irtifâ’a en yakın olanı üzerinde, hattul-meşrıkden hatt-ı zevâle dogru 20 Martdan 21 Hazîrana kadar, ikinci kavs üzerinde, hatt-ı zevâlden hattulmeşrıka dogru 21 Hazîrandan 22 Eylüle kadar, üçüncüsü üzerinde, meşrıkden zevâle dogru 22 Eylülden 21 Aralıga kadar, dördüncüsü üzerinde, zevâlden meşrıka dogru 21 Aralıkdan 20 Marta kadar, günleri gösteren çizgiler vardır. Kalın ve uzun çizgiler, her ayın birinci günüdürler. Hayt, istenilen ayın istenilen gününü gösteren çizgi üzerine getirilip, mürî ilk iki kavsdeki aylar için şimâl mıntıka kavsine, diger altı ay için cenûb mıntıka kavsi üzerine kaydırılır.

Gâyet-ül-irtifâ’ ta’yîni: Mürî, derece-i şemse göre tanzîm edilir. Sonra hayt, hatt-ı zevâl üstüne getirilir. Üfkdan ya’nî birinci mukantaradan mürîye kadar sayılan mukantara adedi, gâyet-ül-irtifâ’ derecesi olur.

Her memleketde, meyl ile arz-ı belde, aynı nısf kürede iseler, arz-ı beldenin temâmîsine meyl ilâve edilince, başka nısf kürede iseler, meyl çıkarılınca, gâye-i irtifâ’ olur. Toplam 90 dan fazla olursa, fazlalıgın temâmîsi gâye olur ve güneş şimâl yarım küresinde bulunur. Gurûbî günlerde şems, tek bir gâye irtifâ’ına, hakîkî günlerde ise, farklı iki irtifâ’a çıkıp indigi için, bu iki günün uzunlukları farklı olur.

Nısf fadla ta’yîni: Ayârlanmış olan mürî, üfka gelinceye kadar hayt tahrîk edilirse, hayt ile hattul-meşrık arasındaki kavsi irtifâ’ dereceleri (Nısf fadla) olur. Şems şimâl burclarında iken, hayt, hattul-meşrıkın hâricinde kalacagından, medâr-ı seretânın, sıfırın sagındaki kavs-i sugrâ üzerinde kalan kısmının derecesi, Nısf fadla olur. Her memleketde, Nısf fadla, sin Nısf fadla = tan meyl x tan arz düstûru ile hesâb edilir. Nısf fadla derecesinin dört misli, dakîka olarak zemânı olur. Ezânî zuhr vaktinin 6 dan farkı, Nısf fadla zemânıdır.

Fadl-ı dâir ta’yîni: Evvelâ mürî, ma’lûm güne ayârlanır. Sonra, hayt hareket etdirilerek, mürî, üfk kavsinden i’tibâren, güneşin o gündeki irtifâ’ı adedindeki mukantara üzerine getirilir.

Haytın geldigi kavs-i irtifâ’ derecesinin temâmîsi, ya’nî doksandan farkı, 41 arz derecesi için (Fadl-ı dâir) derecesi olur. Fadl-ı dâir derecesi dört ile çarpılınca, Fadl-ı dâir zemânı dakîka olarak, 15 e bölünürse, sâat olarak hâsıl olur. Hayt, hattul-meşrık hâricinde kalırsa, medâr-ı seretânın uzantısı olan kavs-i sugrâyı kesdigi noktanın derecesi ile 90 derece mecmû’u Fadl-ı dâir derecesi olur. Her memleketde Fadl-ı dâir herhangi bir hesâb dâire makinesi kullanarak, sin h – sin . x sin & = ÷ cos . ÷ cos & = düstûru ile bulunur. h irtifâ’ı geceleri, . arz ile & meyli de cenûb yarım kürede (–) olacakdır. H Fadl-ı dâiri, aranılan vakt ile Nısf-un-nehâr [hakîkî zevâl vakti] arasındaki zemândır. Ezânî imsâk vakti 12 + zuhr – H – 1 ÷ 3 = sâat ve işâ vakti H + zuhr – 12 = sâat olur.

Meyl-i şems ta’yîni: Mürî, ayârlandıkdan sonra, hayt, hatt-ı zevâl üzerine getirilir. Medâr-ı hamelin hatt-ı zevâli kesdigi noktadan, mürînin hatt-ı zevâl üzerindeki yerine kadar olan mukantarât adedi veyâ hatt-ı zevâle bitişik meyl-i şems [&] hattında gösterdigi derece, meyl-i şems olur. Yâhud, hayt, istenilen gün üzerine getirilir. Haytın, medâr-ı seretâna bitişik meyl kavsini kesdigi derece, meyl derecesi olur. Bu dereceler, kavsin, hattul-meşrıkı kesdigi noktadan başlamakdadır.

Ta’dîl-i zemân ta’yîni: Hakîkî zevâl vaktindeki Ta’dîl-i zemânı ta’yîn için, ayârlanmış mürî, hatt-ı zevâl üzerindeki [ 8 ] şeklinde olan münhanî üzerine getirilir. Kavs-i irtifâ’ın 90,5 uncu derecesinden başlayarak haytın kat’ etdigi derece okunup, dört misli alınır. Münhanînin sag tarafında ise (–), sol tarafında ise (+) olur. 26 Aralıkdan 15 Nisana ve 14 Hazîrandan 1 Eylüle kadar olan günlerde, mürî, münhanînin sağ tarafına getirilir. Müşterek sâate göre, Istanbulda zuhr vaktinden 14 dakîka çıkarılırsa, kalanın 12 den farkı Ta’dîl-i zemân olur. Kalan 12 den fazla ise (–), noksan ise (+) olur.

Arz-ı belde ta’yîni: Gâyet-ül-irtifâ’ 90 dan az ise, gâyenin temâmı ile meyl toplanınca, arz-ı belde olur.

İrtifâ’ ta’yîn ederek sâatin ayârlanması: Rub’-ı dâire âleti dik olarak, kavs tarafı, masa üstünde bulunan bir bardak veyâ kâse üstüne oturtulur. Hattul-meşrık şems tarafında bulundurulur. Haytın ucuna meselâ yüzük baglı olup, hayt rub’-ı dâire sathına hafîf temâs eder. Hedefe-i ulyânın gölgesi hedefei süflâ üzerine gelinceye kadar, tahta, bardak üzerinde ileri geri hareket etdirilir. Gölge, hedefe-i süflâ üzerine gelince, haytın (kavs-i irtifâ’) üzerinde tesâdüf etdigi derece, güneşin üst kenârının, üfk-ı riyâzîye nazâran (İrtifâ’-ı zâhirî)si olur. Bu irtifâ’ için olan ziyâ inkisârı ve 16 dakîka olan nısf-ı kutr-ı şems zâviyesi, irtifâ’-ı zâhirîden çıkarılıp, (İrtifâ’-ı hakîkî) ve bu dereceye mahsûs fadl-ı dâir bulunur. Fadl-ı dâir zemânı, zevâlden evvelki irtifâ’lar için, ezânî zuhr vaktinden çıkarılır.

Zevâlden sonraki irtifâ’lar için ise, ezânî zuhr vaktine eklenir. Bulunan bu iki hakîkî vaktden temkîn çıkarılırsa, ezânî sâatin kaç oldugu anlaşılır. Zevâlden evvel irtifâ’ alınırken, ezânî sâat 12 den evvel ise, fadl-ı dâir zemânı, zevâl vakti sâatinden büyük olacagından, fadl-ı dâir, zevâl vaktinin 12 fazlasından çıkarılır. Misâl: Hazîranın 28. nci günü, Şemsin, zevâlden evvel hakîkî irtifâ’ı 66 derece olsun. Fadl-ı dâir 20 derece, ya’nî 1 sâat 20 – dakîka olur. Ezânî zuhr vakti, hakîkî zevâl vakti ile aynı oldukları için, ezânî zuhr vakti olan 4 sâat 32 dakîkadan, fadl-ı dâir ve temkîn zemânları çıkarılınca, ezânî vakt 3 sâat 2 dakîka olur. Fadl-ı dâir, hakîkî zevâl vakti olan 12 den çıkarılınca, hakîkî zevâlî zemâna göre hakîkî vakt olur. Ta’dîl-i zemân –3 oldugu için ilâve ve Istanbul için 4 dakîka tûl farkı da ilâve edilirse, müşterek sâat 10 sâat 47 dakîka olur. Irtifâ’ zevâlden sonra alındı ise, hakîkî zevâl vaktine fadl-ı dâir zemânı ilâve edilir. Ezânî vakt 5 sâat 42 dakîka, müşterek vakt 13 sâat 27 dakîka olur.

Yaz aylarında ögleden evvel hayt, hattul-meşrıkın dâhilinde ve ögleden sonra hâricinde kalırsa, ezânî zemâna göre vakti anlamak için, Nısf fadla derecesinden temkîn, ya’nî 2,5 derece fazlası sâate tahvîl edilip, kavs-i irtifâ’ sâatinin 12 fazlasından çıkarılır. Ögleden evvel hayt, hattul-meşrıkin hâricinde ve ögleden sonra dâhilinde kalırsa, kavs-i irtifâ’a Nısf fadlanın 2,5 derece fazlası ilâve ve sâate tahvîl edilip 12 den çıkarılır. (Nısf fadla) tulû’ ve gurûb vaktlerinin 6 dan farkı demekdir. (Fadl-ı dâir), nemâz vaktinin zevâl vaktinden farkıdır.

Kış aylarında ögleden evvel, kavs-i irtifâ’ ile Nısf fadla toplamının bir temkîn ya’nî 2,5 derece noksanı sâate çevrilir. Ögleden sonra Nısf fadla derecesi sâate çevrilip 12 ye ilâve edilir. Kavs-i irtifâ’ın 2,5 derece fazlası da sâate çevrilip birinci mecmû’dan çıkarılır. Kış aylarında hayt, hattul-meşrıkın hâricinde kalmaz. 28 Hazîrana göre ayârlanmış mürî, 66. ncı mukantaraya getirilince, kavs-i irtifâ’ derecesi 70 oluyor. Zevâlden sonrası için, 22 derece Nısf fadlının 2,5 derece fazlası 70 e ilâve edilince 94,5 derece, bu da sâate çevrilip 12 den çıkarılınca, ezânî vakt 5 sâat 42 dakîka olur. 22 Hazîrana göre ayârlanmış mürî, isfirâr vaktine, ya’nî 5. nci mukantaraya getirilince, hayt 14,5 derece hattul-meşrık hâricinde kalıyor. Nısf fadla 22 derecedir. Bunun 2,5 derece fazlası, 1 sâat 38 dakîka, kavs-i irtifâ’ zemânı olan 58 dakîkanın 12 sâat fazlasından çıkarılınca, ezânî zemâna göre isfirâr vakti 11 sâat 20 dakîka oluyor.

Güneşin zevâl, tulû’ ve gurûb vaktlerinin ta’yîni: (Kedûsî)de diyor ki, (Şemsin gurûbu, garbda [ki üfk-ı zâhirî hattından] gurûb etdigini görmekle veyâ şark tarafın [daki tepelerin] kararması ile olur). Nısf fadla bulunur. Bunun iki mislinden, kışın iki temkîn tarh edilir. Yaz aylarında iki temkîn ilâve, mecmû’un temâmîsi sâate tahvîl ve 6 ya ilâve edilince, ezânî tulû’ vakti olur. Arz-ı belde ve güneşin meyli aynı Nısf kürede ise, nısf fadla zemânı 6 dan çıkarılınca, hakîkî zevâlî zemâna göre hakîkî tulû’ vakti ve gurûbî zemâna göre hakîkî zevâl vakti olur ki, bu da ezânî zemâna göre zuhr vaktidir. Bu da, gece müddetinin yarısıdır. Bunun iki misli, gurûbî zemâna göre hakîkî tulû’ vakti olur. Bundan bir temkîn çıkarılınca, gurûbî zemâna göre şer’î tulû’ vakti olur. Bir temkîn dahâ çıkarılınca, ezânî sâate göre şer’î tulû’ vakti olur. Nısf fadla zemânı 6 ya ilâve edilince, hakîkî zevâlî zemâna göre hakîkî gurûb vakti olur.

Arz-ı belde ve güneşin meyli farklı nısf kürede ise, hakîkî zevâlî zemâna göre, hakîkî tulû’ ve ezânî zemâna göre zevâl vaktlerini bulmak için, Nısf fadla zemânı 6 ya eklenir. Hakîkî zevâlî sâate göre gurûb vaktini bulurken, Nısf fadla zemânı 6 dan çıkarılır.

Asr vaktleri ta’yîni: Ayârlanmış mürî, asr hattına getirilir. Mürîye kadar olan mukantarât adedi, asr vaktlerinin irtifâ’ları olur. Haytın gösterdigi kavs-i irtifâ’ derecesinin temâmîsi, Fadl-ı dâir derecesi olur. Yâhud hayt, kavs-i irtifâ’ın evvelinden, gâyetül-irtifâ’ derecesine getirilir. Haytın, asr kavsinde gösterdigi derece, (İrtifâ’-ı asr) olur. Bu irtifâ’a göre Fadl-ı dâir bulunur. Yâhud, mürî asr-ı evvel hattı üzerinde iken, yaz aylarında haytın gösterdigi kavs-i irtifâ’ derecesine, Nısf fadla ilâve edilip, kış aylarında kavs-i irtifâ’dan tarh edilip, temâmîleri, ya’nî 90 dan farkları sâate çevrilerek, 6 ya ilâve edilirse, ezânî asr-ı evvel vakti olur. Aynı üsûl ile, mürî asr-ı sânî hattına getirilerek asr-ı sânî bulunur.

Fecr ve şafak vaktlerinin ve hisselerinin ta’yîni: Arzû edilen güne alâmetlenmiş olan mürî, şafak hattı üzerine getirilirse, haytın geldigi kavs-i irtifâ’ derecesinin 90 dan farkı, zemâna çevrilince, ezânî sâat ile, (Hisse-i şafak) ya’nî işâ’-i evvel vakti olur. Fecr hattı üzerine getirilirse, bu fark zemâna çevrilince, (Hisse-i fecr) olur ki, bunun tulû’ vaktinden farkı, ezânî fecr vakti olur. Rub’-ı dâire üzerinde fecr ve şafak hatları yok ise, bu iki vakt Fadl-ı dâir ta’yîn edilerek bulunur. Fekat irtifâ’lar menfî (–) oldugu için, mürî cenûb mıntıkası yerine şimâl ve şimâl mıntıkası yerine cenûb mıntıkası üzerine getirilerek ayârlanır. Bu ayâr ile 17 ve 19 derece irtifâ’lar için Fadl-ı dâirler bulunur. Fadl-ı dâir zemânı, şafak vakti için zuhr vaktinden çıkarılır. Fecr vakti için ise, zuhr vaktine eklenir ve 20 dakîka (iki temkîn) çıkarılır. Yâhud kavs-i irtifâ’ derecesinden Nısf fadla, yaz aylarında tarh, kış aylarında ilâve edilir.

İmsâk vakti ta’yîni: Ayârlanmış mürî, imsâk hattına getirilir. Kısa kısmına gelirse, kavs-i irtifâ derecesi sâate çevrilip 12 ye ilâve, uzun kısmına gelirse, derecenin temâmîsi sâate çevrilip 6 ya ilâve edilir. Bulunan vaktden 20 dakîka temkîn çıkarılınca ezânî (vakt-i imsâk) olur.

İşrâk [IYD] ve İSFİRÂR vakti ta’yîni: Ayârlanmış mürî, işrâk [Iyd] hattına getirilir. Kısa kısmına gelirse, kavs-i irtifâ’ derecesinin temâmîsinin 4 misli olan sâat dakîkası 12 sâatden tarh, uzun kısmına gelirse, 12 ye ilâve edilince, ezânî (vakt-i işrâk) olur. Tulû’ ve gurûb vaktleri toplamından işrâk vaktinin temkîn noksânı çıkarılınca (İsfirâr vakti) olur. Yâhud, 5 derece hakîkî irtifâ’ için, fadl-ı dâir bulunarak hesâb edilirler. Böyle bulunan vasatî işrâk vaktine temkîn ilâve, ezânî isfirâr vaktinden tarh edilir. Yâhud, tulû’ vakti hesâbında bildirdigimiz, iki temkîn tarh yerine ilâve ve ilâve yerine tarh ve netîceye ihtiyât olarak bir temkîn ilâve edilirse, ezânî işrâk vakti olur. Ezânî zemâna göre vaktler, vasatî mahallî veyâ müşterek zemâna göre şer’î gurûb vaktleri ile toplanınca, mahallî vasatî veyâ müşterek zemâna göre şer’î vaktler bulunur. Nısf fadlanın, 6 ile cebrsel toplamı, vasatî gurûb vakti olur.

Misâller:

1– 1 Mayıs gününe ayârlanmış mürî, üfka ya’nî birinci mukantaraya getirilince, hayt, kavs-i sugrâ üzerinde 13,5 dereceyi gösterdiginden, Nısf fadla 54 dakîka olur. Bunu 6 ya ilâve edince, 6 sâat 54 dakîka, Istanbulda zevâlî hakîkî zemâna göre fennî gurûb vakti olur. Mahallî vasatî zemâna göre 6 yı 54 geçe, müşterek zemâna göre 18 i 54 geçe olur. Istanbul için şer’î gurûb vakti 19 u 4 dakîka geçe olur. Nısf fadla 6 dan çıkarılınca, 5 sâat 6 dakîka hakîkî zevâlî zemâna göre fennî tulû’ ve gurûbî zemâna göre fennî zevâl vaktleri ve aynı zemânda ezânî zemâna göre zuhr vakti olur.

2– 13 Ağustos günü imsâk vaktini bulalım: Irtifâ’ (–) [menfî] oldugu için, yaz yerine kış, ya’nî cenûb mıntıkası üzerine getirilerek ayârlanmış mürî 19.cu mukantara üzerine getirilince, hayt, 42,5 uncu kavs-i irtifâ’ derecesine gelir. Bunun temâmı olan 47,5 derecenin 4 misli 190 dakîka, ya’nî 3 sâat 10 dakîka Fadl-ı dâir zemânı olup, güneşin merkezinin gece yarısından uzaklık zemânıdır. Bunu sıfıra ekleyip (–5) dakîka ta’dîl-i zemân ilâve ve 10 dakîka temkîn çıkarılınca, mahallî vasatî sâate göre imsâk vakti 3 sâat 5 dakîka olur. Fadl-ı dâir zemânı ezânî zuhr vaktine (5 sâat 7 dakîka) ilâve ve 20 dakîka temkîn çıkarılınca ezânî zemâna göre imsâk vakti 7 sâat 57 dakîka olur.

3– Kullandıgımız Rub’-ı dâire ile, yalnız 41 arz derecesinde olan mahâller için nemâz vaktleri ta’yîn edilmekdedir. 36, 37, 38, 39, 40 ve 42 arz derecelerindeki yerlerde nemâz vaktlerini bulmak için aşagıdaki cedveller kullanılır. Meselâ, 13 Ağustos günü VAN şehrinde imsâk vaktini bulalım: Van şehrinin arz derecesi 38,5 ve tûl derecesi 43,3 dir. Imsâk fark cedvelinde Vandaki imsâk vaktinin, 41 arz derecesinde bulunan Istanbuldaki mahallî vasatî sâat ile 3 sâat 4 dakîkadan 12,9 – (12,9 – 8,8). (38,5 – 38) = 11 dakîka sonra, 3 sâat 15 dakîka olacagı görülmekdedir. Türkiyenin müşterek sâat başı tûl derecesi 30 oldugundan, Vanda müşterek sâate göre imsâk vakti, 3,15 – (43,3 – 30). 4 = 2 sâat 22 dakîka olur.

Kıble ta’yîni: Herhangi bir günde, şemsin kıblede bulundugu vaktin sâatini bulmak için, Rub’-ı dâirede mürî ayârlandıkdan sonra, 5 numaralı kıble hattına getirilir. Haytın tesâdüf etdigi kavs-i irtifâ’ derecesinin temâmîsi, kıble sâatinin fadl-i dâir derecesi olur. 15 e bölünmüş, 10 dakîka fazlasının zuhr vaktinden farkı, ezânî sâat ile kıble vakti olur. 1 Mayısda kıble vaktinin ezânî sâati 4 dür. Kedûsînin Rub’-ı dâire hâşiyesinde diyor ki, (Haytın tesâdüf etdigi kavs-i irtifâ’ın temâmîsi, fadl-ı dâir olur). Bu sâatde yüzünü güneşe dönen kimse, kıbleye dönmüş olur. Kıble hattı arası irtifâ’ın 59,5 derecesinden geçer.

Arzın şimâl yarım küresindeki mahallerde, zevâl vaktinde güneş, cenûb istikâmetinde bulunur. Istanbulda zevâl vaktinde güneş istikâmetinden 29 derece şark tarafına dönülünce, kıbleye dönülmüş olur. Masa üstüne konan bir kol sâatinin 12 rakamı zevâl vaktinde güneşe çevrilirse, sâatin 11 rakamı Istanbulda kıble istikâmetini gösterir.

Arzın diger mahallerinin kıble açılarını anlamak için, bu ta’rîfnâmenin sonuna bir cedvel ilâve edilmişdir. Bu cedvelde tûl dereceleri 5 er derece ara ile cedvelin üstüne ve altına, arz dereceleri de 2 er derece ara ile cedvelin ortasına yukarıdan aşagıya dogru yazılmışdır. Tûl derecelerinden altı çizili olanlar garbî (–), digerleri şarkî (+)dir. Şimâl yarımküresinde bulunan mahaller için 1.ci ve 2.ci sıradaki tûl dereceleri, cenûb yarımküresinde bulunan mahaller için ise 3.cü ve 4.cü sıradaki tûl dereceleri kullanılır. Kıble açısı aranılan mahallin, tûl derecesinin bulundugu sütûn ile bu mahallin arz derecesinin bulundugu satırın kesişdigi yerdeki rakam, bu mahallin kıble açısı derecesidir. 1.ci ve 4.cü sıradaki tûl dereceleri için, mahallin cenûbundan garbına, 2.ci ve 3.cü sıradaki tûl dereceleri için ise, cenûbundan şarkına kıble açısı kadar dönülünce kıbleye dönülmüş olur. Bu açılar, Güneş veyâ Kutub yıldızı ile anlaşılan cografî cenûb istikâmetinden ölçülmekde olup, Güneşin veyâ Kutub yıldızının görülemedigi zemânlarda ve bilhâssa yolculukda, cenûb istikâmeti pusula ile bulunabilir ise de, o zemân cedvelde gösterilen kıble açısı derecelerine sapma açısını ilâve etmek veyâ çıkarmak lâzımdır. Arz üzerinde pusulanın garba ve şarka dogru 30 derece sapdıgı meskûn mahaller bile vardır. Bu husûsda, (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitâbında geniş bilgi vardır.

Türkiyenin arz ve tûl derecelerine göre hâzırlanmış olan kıble açıları cedveli aşagıdadır. (–) işâretli olan derecelerde cenûbdan garba, digerlerinde cenûbdan şarka dönülür.

Tûl dereceleri  

27 28 29 30 31 32 33 34 35 ARZ 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45

32 29 27 25 23 20 18 15 13 42 10 7 5 2 0 -3 -6 -8 -11 -14

33 31 28 26 24 21 19 16 13 41 11 8 5 2 0 -3 -6 -9 -11 -14

34 32 30 27 25 22 19 17 14 40 11 8 5 2 0 -3 -6 -9 -12 -15

36 33 31 28 26 23 20 18 15 39 12 9 6 3 -1 -4 -7 -10 -13 -16

37 35 32 30 27 24 21 19 15 38 12 9 6 3 -1 -4 -7 -10 -13 -17

39 37 34 31 29 26 23 20 16 37 13 10 6 3 -1 -4 -7 -11 -14 -17

41 39 36 33 30 27 24 21 17 36 14 10 7 3 -1 -4 -8 -12 -15 -19

Muhtelif arz ve tûl derecelerindeki mahallerin kıble açıları