ŞİİR, KIT'A, BEYİT ve MISRALARI 2 - kainatingunesi.com

 

ŞİİR, KIT’A, BEYİT ve MISRALARI

2

 

Ne olursa olsun, dosttan konuşmak daha tatlı!

 

*********************************

 

Sôfî denince, ibn-ül vakit anlaşılır.

Fakat sâfî vakti ve hâli aşmıştır.

 

*********************************

 

Ne bahtiyâr, ol kişi kim,

okuduğu, Kur’an ola!

Ezan, ikâmet duyunca,

gönlü dolu, îman ola!

 

*********************************

 

Ne ki kılmış Habîbullah, bize teblig-i ahkâmı

Kabûl ettim anı, âmentü billâh ve hükm-illah.

 

*********************************

 

Kimseye etmem şikâyet, ağlarım ben hâlime.

Titrerim mücrim gibi, baktıkca istikbâlime!

 

*********************************

 

Âfet-i gamdan aceb, dünyada kim âzâdedir?

Herkesin bir derdi var, madem ki, âdem-zadedir.

Bir hûmâ-yı zevki bin sayyâd-ı gam tâkîb eder,

Böyle bir mevhûma bilmem, halk neden üftâdedir?

 

*********************************

 

Mal sahibi, mülk sahibi,

Hani, bunun ilk sahibi?

 

*********************************

 

Herşeyi akıl ile çözmek istiyen kişi,

Tahta ayak takmış bacaksızlara benzer.

Kısa aklına uydurmak ister her işi,

Dün yaptığını, bugün değiştirmek ister.

 

*********************************

 

Zikret zikir, bedende iken cânın,

Kalb temizliği, zikrîledir Rahmânın.

 

Bir kefendir âkıbet, sermâye-i bey ve fakir,

Varlığa mağrur olan, mecnûn değil de, yâ nedir?

 

Kurtulurum sanma, ey Sa’dî hoca,

Muhammed aleyhisselâma uymadıkca!

 

*********************************

 

Eğer içerde kimse varsa, bir söz de yetişir!

 

*********************************

 

Sûret aynasında sefer, hareket olmaz,

Çünkü onda nûrânî olmıyan sûret olmaz.

 

Kendinden haberi olmıyan kimse,

Nerde kaldı, başka şeyleri bile?

 

*********************************

 

Seslendi ol müezzin, durdu kâmet eyledi,

Kâbeye döndü yüzün, hem de niyet eyledi.

Duyunca ehl-i îman, hurmet ile dinledi,

Sonra, namaza durup, Rabbe kulluk eyledi.

 

*********************************

 

Hastanın yidiği hastalığı arttırır!

 

*********************************

 

İçerde kimse varsa, bir söz yetişir!

 

*********************************

 

Hakkın ve hak adamlarının yardımı olmadan,

Melek de olsa, kurtulamaz yüz karalığından.

 

*********************************

 

Kör göremezse, güneşin kabahati ne?

 

*********************************

 

Elbet bulunur, bir güzellik çirkinde;

İnci gibi görünür dişler, zencîde.

 

*********************************

 

Söyle ona, neden kötülük yapıyor?

Bana değil, kendi kendine ediyor.

 

*********************************

 

Zâhidâ! Aç gözün, sahraya bak da ibret al!

Şu direksiz kubbe-i semaya bak da ibret al.

Görmek istersen, Cenâb-ı kibriyânın kudretin,

Her sabah, seher vakti, dünyaya bak da, ibret al!

 

*********************************

 

Nîmete kavuşanlara âfiyet olsun!

 

*********************************

 

Bir kimsede hâsıl olmazsa Fena,

Hak teâlâya yol bulamaz aslâ!

 

*********************************

 

Allahdan başka herneye tapınsa, hepsi hiçtir.

Yazıklar olsun ol kimseye ki, bir hiç iledir.

 

*********************************

 

Bir kimseye, nasip olmazsa Fena,

bulamaz yol, o makama aslâ!

 

*********************************

 

Her ne olursa olsun, dosttan konuşmak daha tatlı!

 

*********************************

 

Korkarım ki, derdlilere gülenler,

Tard olurlar, îmanı gayb ederler.

 

*********************************

 

Dostun ayrılığı, az olsa da, az değildir!

 

*********************************

 

İskender, âb-ı hayata kavuşamadı,

Nîmete kavuşmak zorla, zerle olmadı.

 

*********************************

 

Cihânı parlatan nûra varmak için adım attık.

Batıyı, yıldızı, lâmbaları arkada bıraktık.

 

*********************************

 

Sevgiliye kavuşmak ele geçer mi acaba?

Yüksek dağlar ve korkunç tehlikeler var arada!

 

*********************************

 

Allaha kulluk ederim, taptığım dergâh bir,

Bir lahza ayrılmadım tevhîdden Allah bir!

 

*********************************

 

Sevgilinin ayrılığı, az da olsa, çok acıdır,

Ufak bir kıl bile kaçsa, nâzik gözü pek acıtır.

 

*********************************

 

Onu önceden anlayınca sen,

kendini o yana tâm bağlarsın.

Kimin zılli olduğunu bilsen,

gam yimezsin, kalsan veya ölsen!

 

*********************************

 

Ankâ avlanılmaz, tuzağı topla!

Tuzağa giren, olur yalnız hava.

 

*********************************

 

Onlar büyüklerdir, ben de böyleyim yâ Rab!

 

*********************************

 

Herne ki güzeldir, Allah sevgisinden başka,

Hepsi câna zehirdir, şeker gibi de olsa!

 

*********************************

 

Haramdan sakın, farzı yapmaya bak!

Farzı yapmazsan, olur hâlin harap!

 

*********************************

 

Güneşin kölesiyim, yalnız onu anarım.

Geceyi, rü’yâları, hep arkaya atarım.

 

*********************************

Bir câhil, bu büyüklere dil uzatırsa,

Cevap vermeye değmez desem iyi olur.

 

*********************************

 

Az söyledim. Dikkat ettim, kalbini kırmamaya,

Bilirim incinirsin, yoksa sözüm çoktur sana!

 

*********************************

 

Nîmete kavuşanlara âfiyet olsun!

 

*********************************

 

Kerimlerin sofrasından toprağa da pay düşer.

 

*********************************

 

Binlerce top ve tüfek, yapamaz aslâ,

Göz yaşının seher vakti yaptığını,

Düşman kaçıran süngüleri çok defa,

Toz gibi yapar, bir müminin duâsı.

 

*********************************

 

Bu iş, büyük nîmettir. Acaba kime verirler?

 

*********************************

 

Bâri kalbimize bir tesellî olsun.

 

*********************************

 

İnsan beşer, durmaz şaşar,

Eyler hatâ, üçer beşer.

Düz ovada yürür iken,

Ayağı sürter, düşer!

 

*********************************

 

Din ve dünya bir araya gelirse, güzel olmaz!

 

*********************************

 

İstediğin gibi yaşa, birgün öleceksin!

İstediğini topla, birgün ayrılacaksın!

 

*********************************

 

Bildirilmesi lâzım olanı söyledim sana,

Yâ faydalanırsın, yâ da çarpar kulağına.

 

*********************************

 

Seni sevmek, dert ve gam tatmak içindir,

Yoksa, rahat ettirecek şeyler çoktur.

 

*********************************

 

Me’ârif ehlini bul, onu dinle!

Böylece Haktan ire sana eltaf!

 

*********************************

 

Onun hayâlinin bir ân görünmesi,

Güzellerle bulunmaktan daha tatlı.

 

*********************************

 

Gülbağçemi gör de, behârımı anla!

 

*********************************

 

Her ne olursa olsun, sevgiliden konuşmak daha tatlı!

 

*********************************

 

İş budur, bundan başkası hiçtir!

 

*********************************

 

Allaha tevekkül edenin yâveri Haktır.

Nâ-şâd gönül, birgün olur, şâd olacaktır.

 

*********************************

 

Sana söyliyeceğim hep şudur:

Çocuksun, yol ise korkuludur.

 

*********************************

 

Bağırdım iki kere, içerde kimse varsa!

 

*********************************

 

İlâhî nedir bu aşk, yaktı cismü cânımı?

Bundaki zevk başkadır, duyulur izhâr olmaz.

Ne tarafa giderim, bırakıp sultânımı,

Seni sevdi bu gönül, ölse ele yâr olmaz!

 

*********************************

 

Bir kapı kapanırsa, üzülme ey gönül, başkası açılır!

 

*********************************

 

Bu nîmeti bakalım kime verirler?

 

*********************************

 

Küfür olsa da, îman olsa da, her dilek,

Dosta kavuşmaya engel olurlar hep!

 

*********************************

 

Sevgili râzı olunca, herşey râzı olmuş demektir.

 

*********************************

 

Yanağım burda iken, sen güle bakıyorsun.

 

*********************************

 

Kendini bırakmak, pek hoş olur ve rahat!

 

*********************************

 

Her ne varsa sendedir, yok sanma!

Kör gibi, her yana el uzatma.

 

*********************************

 

Burda hulûl, birleşmek, küfür olur, iyi bil!

 

*********************************

 

Dost ayrılığı, az olsa da, az değildir!

Gözde kıl parçası da olsa, çok görünür.

 

*********************************

 

Dinle! Namaz kılmıyanın hakkında Allah, ne demiş,

Çıksın yer ile gökümden, başka mâbut, bulsun demiş.

Getirdi Kur’anı Resûl, etmedi bazısı kabûl.

Bir vakit namazı kılmıyan, Cehennemde yansın demiş.

 

*********************************

 

Kendinden haberi olmayan kimse,

Nerede kaldı başka şeyleri bile?

 

*********************************

 

Toprak ol toprak ki, gül bitsin sende,

Topraktan başka yok, kavuşan güle.

 

*********************************

 

Herşeyin sahibine gelen ne, toprağa düşen ne?

 

*********************************

 

Yolların nerden ayrıldıklarını iyi gör!

 

*********************************

 

Hâşâ zulmetmez hiç, kullarına Hüdâsı!

Herkesin çektiği, kendi işinin cezâsı!

 

*********************************

 

Çalış, lokmayı kıymetlendir önce!

Ondan sonra, hiç korkma yi, doyunca!

 

*********************************

 

Zavallı câhil, sanır ki, din adamıdır;

din ile ilgisi, yalnız böyle sanmasıdır.

 

*********************************

 

Kâfirlerin azalması, İslâma kuvvet verir.

 

*********************************

 

Beni bu yoldan ayırma yâ Rabbî!

 

*********************************

 

Gök, Arşa nazaran pek aşağıdır,

Toprağa göre ise, çok yüksektir.

 

*********************************

 

Ortalık aydınlanınca olur belli,

herkesin geceyi, kimle geçirdiği!

 

*********************************

 

Muhammed, yüzü suyudur cihânın,

kapısının toprağı olmıyan toprak altında kalsın!

 

*********************************

 

Sevgiliye kavuşmak ele geçer mi acaba?

yüksek dağlar ve korkunç tehlikeler var arada!

 

*********************************

 

Az söyledim sana, incitmekten sakındım,

sözüm çok ise de, anlatmaktan sıkıldım.

 

*********************************

 

Masal sanana, masal gibi olur,

kıymet bilene, çok faydalı olur.

 

*********************************

 

Bildirmesi lâzım olanı söyledim sana!

İster kıymetini bil, istersen darıl bana.

 

*********************************

 

Yollardaki ayrılığı gör! Nerden nereye?

 

*********************************

 

Sevgiliye kavuşmak, ele geçer mi acaba?

Yüksek dağlar ve korkunç tehlikeler var arada.

 

*********************************

 

Nakşibend büyükleri öyle, kılavuzdur,

ki, yolcularını gizlice kavuşturur.

Kuvvetli miknâtıs gibi, sevdiklerinden,

halvet ve çile fikrini çeker, attırır.

 

*********************************

 

Ciğeri yakan düşünceden gözüme uyku girmedi:

Acaba o sevgilim, geceyi kimin ile geçirdi?

 

*********************************

 

Sakındım lâfı uzatmaktan, iki gözüm!

kalbini kırmıyayım, yoksa, çoktur sözüm.

 

*********************************

 

Vücûd, lutf-i ilâhî, hayat, rahmet-i Kerim,

Ağız, atıyye-i Rahmân, kelâm fadl-ı Kadîm!

Beden, binâ-yı Hudâ, ruh, nefha-i tekrîm,

Kuvvet, ihsân-ı kudret, duygular, Vaazı Hakîm,

Bu dünyada bilseydim, ben neyim, hem neyim var?

 

*********************************

 

Seviyorum diyenin, güzel olsa da pek,

nâzlılığı bırakıp, nâz çekmesi gerek!

 

*********************************

 

Pâdişâh olsan da derler, “er kişi niyetine”

Var, musallâda yatan mevtâya bak da ibret al!

Bir kefendir âkıbet, sermâye-i bey ve fakir,

Varlığa mağrur olan, mecnûn değil de, yâ nedir?

 

*********************************

 

Görmezmisin ki, Peygamber gibi bir sultan,

o fakr ile eremedi, uğraşma, hemân!

 

*********************************

 

Âşıkın gönlü bir güzele takılınca,

rahat eder mi, başkasına kavuşunca?

 

Yüz demet fesleğen verseler bir bülbüle,

koklamaz hiç onu, yine gider bir güle.

 

Nilüfer otu, güneşe olunca âşık,

ondördüncü ayı görmek ister mi artık?

 

Ciğeri yanan, arar hep suyun tadını,

çok şeker verseler de, hiç beğenmez anı.

 

*********************************

 

Kuşumdan nasıl haber vereyim sana?

Ankâ ile yaşar hep, gitmez bir yana.

 

Ankâ diye ismini duymuş insanlar,

kuşumun isminiyse, hiç bilmez onlar!

 

*********************************

 

Herkes, bir iş için yaratılmıştır!

 

*********************************

 

Benim deliliğim, usta bir sevgilidir.

 

*********************************

 

Ömr geçti anlatmadan, derdimi, elemimi,

artık sabah oluyor, keseyim hikâyemi.

 

*********************************

 

Bu sonsuz okyânûsta kurbağa gibi,

el ayak oynat, zîrâ derindir dibi!

 

*********************************

 

Ders verecek, keşşâf tefsîri okuyacak zaman değil!

 

*********************************

 

Gece gündüz dilimde salât-ü selâm,

O mübârek ruhuna, ey Fahr-ul-enâm!

 

*********************************

 

Aranılan hazîneyi gösterdim sana!

 

*********************************

 

Öyle yakın olduk ki, birbirimize,

Sen bir güneş, biz de sanki birer gölge.

Ne olur ey, kimsesizlerin kimsesi,

Lutfüne kavuşsa, komşuların hepsi!

 

*********************************

 

Merd isen, kendine baba ol!

 

*********************************

 

Yetiştirdikleri gibi yürüyoruz!