ŞİİR, KIT'A, BEYİT ve MISRALARI 3 - kainatingunesi.com

 

ŞİİR, KIT’A, BEYİT ve MISRALARI

3

 

Ey İnsan! Evin, tarlan, bak sana zindân olmuş!

ardında koştukların hep, sana düşman olmuş!

 

*********************************

 

Allah sevgisinden başka, her ne güzelse,

zehirdir cânına billâh, şeker de olsa!

 

*********************************

 

Ciğeri yakan düşünceden, gözüme uyku girmedi,

acaba o sevgilim, geceyi kiminle geçirdi?

 

Evliyâya kim bakarsa, ten gözü ile serseri,

Bî basardır, cânı yoktur, ölüdür, değil diri.

Evliyâ candır, gerektir can gözîle bakıla,

Zîrâ ki, canlı kişiler, câna olur, müşteri.

 

*********************************

 

Nazlı yârim, esen havadan incinir,

gül gibi, sabah rüzgârından incinir.

 

*********************************

 

Hâfız, senin vazîfen, yalnız bir düâ,

duyar mı, hiç duymaz mı düşünme aslâ!

 

Kimseye etmem şikâyet, ağlarım ben hâlime,

titrerim mücrim gibi, baktıkca istikbâlime!

 

*********************************

 

Ruhül-kudsün yardımı, imdâda yetişirse,

Mesîhin yaptıkları, nasip olur herkese.

 

*********************************

 

İhsâna en uygun olan, günâh işleyenlerdir!

 

*********************************

 

Sana söyliyeceğim hep budur:

Çocuksun, yol ise korkuludur!

 

*********************************

 

Ben o toprağım ki, ilk behâr bulutu,

lutf eder, verir bereketli yağmuru.

Vücûdümün her kılı, dile gelse de,

şükr edemem nîmetlerinin hiçbirine.

 

*********************************

 

Kim bulur, zor ile, maksûduna her zaman zafer?

Gelir elbet zuhûra, ne ise, hükm-i kader.

 

*********************************

 

Habercinin işi, yalnız haber vermekdir.

 

*********************************

 

Aşkta böyle şaşılacak şeyler olur!

 

*********************************

 

Sevgiliye kavuşmak ele geçer mi acaba?

yüksek dağlar ve korkunç tehlikeler var arada.

 

*********************************

 

Ey, insan adını taşıyan varlık,

Kendine gel, uyan gafletten artık!

Saadet yolun, göremezsen nâdân,

Niye vermiş sana, bu aklı Yezdân?

 

*********************************

 

Dost ayrılığı, az olsa da, az değildir.

Gözde, kıl parçası da olsa, çok görünür.

 

*********************************

 

Kötülerse, anlamayan bu büyükleri eğer,

Hâşâ! Bu iftirâdır; cevâb vermesem değer.

 

*********************************

 

Yazık olur açıklamak onu,

gizli kalsın gönül aşkı gibi.

Fakat gösterdim ki, yol bulalar,

bulmayıp üzülmeden yeğitler.

 

*********************************

 

Dosttan seni geri bırakmasın,

o şey, küfür veya îman olsa da,

seni bu yolda oyalamasın,

hiçbirşey, mâh-i cihân olsa da!

 

*********************************

 

Yüzbin ok ve kılınc yapamaz aslâ,

Göz yaşının seher vakti yaptığını.

 

Düşmanı kaçıran, süngüleri, çok def’a,

Toz hâline getirir, bir müminin düâsı.

 

*********************************

 

Ayna arkasındaki papağan gibiyim,

ezelî üstâd ne derse, onu söylerim.

 

*********************************

 

Seslerini uzaktan işitmek de büyük nîmettir.

 

*********************************

 

Gör ki, yollar arasındaki fark ne kadar çoktur.

 

*********************************

 

Bir göz ki, nazarında, ibret olmasa anın,

Başının üzerinde düşmanıdır insanın.

Kulak ki, öğüt almaz, her dinlediği şeyden,

Akıtsan yeri vardır, kurşunu deliğinden.

 

*********************************

 

Gelin namaz kılalım, kalbden pası silelim,

Allaha yaklaşılmaz, namaz kılınmadıkça!

Nerde namaz kılınır, günâhlar hep dökülür,

İnsan kâmil olamaz, namazı kılmadıkça!

 

*********************************

 

Kerimlerle yapılan işlerde güçlük yoktur!

 

*********************************

 

Onun güzelliği bitmez, Sa’dînin sözü tükenmez,

İstiskali susuz ölür, denizin suyu eksilmez.

 

*********************************

 

Ankâ avlanılmaz tuzağı topla!

tuzağa giren, olur yalnız hava!

 

*********************************

 

Hiç noksanı olmıyan çok uzaktır,

ona yetişiriz sanmak tuhafdır!

 

*********************************

 

Dostun ayrılığı az olsa da, az değildir.

göz içinde yarım kıl olsa da çok görünür.

 

*********************************

 

Afva kavuşan, günâhkârlardır

 

*********************************

 

Eğer söylersem, sonu gelmez!

 

*********************************

 

Herkesin işini bitirmek için, birini seçer.

 

*********************************

 

Kıldan ince manâlar var, kulağını eyle yakın!

her kürsîde nutk çekeni, birşey bilir sanma sakın!

 

*********************************

 

Susdum artık, zekîlere bu yeter,

çok bağırdım, dinleyen varsa eğer.

 

*********************************

 

Doğru yolu göremeyince, çöle saptılar.

 

*********************************

 

Ruhul kudsün feyzine eğer kavuşursan,

Mesîhin yaptıkları senden de meydana gelir.

 

*********************************

 

Beni sultan tutup kaldırsa topraktan,

Yakışır başımı yüksek görsem göklerden.

 

Ben o toprağım ki, nisân bulutu,

Acıyıp üzerime serper bereketli yağmuru.

 

Yüzlerle dile mâlik olsa, eğer vücûdüm,

Lutfünün şükrünü, nasıl yapabilirim?

 

*********************************

 

Ey mavi sema! İnsâf et de öyle söyle!

Bu ikisinden hangisi, daha hoştur şöyle:

 

Işık saçan güneşinin, çıkışımı şarktan,

Cihân dolaşan ayımın, doğuşu mu Şâmdan?

 

*********************************

 

Dünyada, çok şey var, cana tatlıdır.

Ya dosttan konuşmak, daha tatlıdır.

 

*********************************

 

Yabancıdan uzlet et, dosttan değil!

 

*********************************

 

Sevdiklerimin ayrılığından ruhum kan ağlıyor.

Onların firâkından kemiklerimin ilikleri yanıyor.

 

*********************************

 

Vücûdümün her zerresi dile gelse de;

Şükrünün binde birini yapamam yine!

 

*********************************

 

Dar olan, şekil ve sûret kabına manâ nasıl sığar?

Dilenci kulübesinde sultânın ne işi var?

 

*********************************

 

Anka kuşu avlanamaz, tuzağını topla!

Bu avlanmada, giren yalnız havadır tuzağa.

 

*********************************

 

Gidilecek yol uzundur pek,

Uygun olmaz kavuştum demek.

 

*********************************

 

Akıl ve düşünce ile, sıfatlar başkadır.

Hakîkatte ise, hepsi tâm kendisidir.

 

*********************************

 

İnsan tedbîr alır, sebeblere yapışır, takdiri bilmez,

Allahın takdiri, kulun tedbîri ile değişmez!

 

*********************************

 

Îman sahipleri, Cennette Allahü teâlâyı keyfiyyetsiz görecektir.

Bu görmeği anlatmak, mümkin değildir.

 

*********************************

 

Eğer hâkimin sopası olmasaydı,

Serhoş kâfir, Kâbe içine kusardı.

 

*********************************

 

Düşmânlık etmedikce, dostluk olamaz!

 

*********************************

 

Hâfızın feryâdı boşuna değil,

şaşacak şey çoktur onda, iyi bil!

 

*********************************

 

Güneş doğar, aydınlanır memleket,

sabah yıldızı görünemez elbet.

 

*********************************

 

Toprak nerede, temiz âlem nerede?

 

*********************************

 

Hallâc-ı Mensûr “kaddesallahü teâlâ sirrehül’azîz” diyor ki, Arabî beyt tercemesi:

 

Allahın dînine inanmıyorum, küfür lâzımdır,

müslümanlar beğenmeseler de, bence böyledir!

 

*********************************

 

İyiliğe elverişli olmıyan kimse,

faydalanamaz, Peygamberi de görse.

 

*********************************

 

Onlar, onlardır, ben de böyleyim yâ Rab!

 

*********************************

 

Nîmete kavuşanlara âfiyet olsun,

Zevallı âşık, birkaç damla ile doysun!

 

*********************************

 

Sevgilinin istediği ayrılık, bana,

Binlerce daha tatlıdır, kavuşmaktansa!