Somuncu Baba - kainatingunesi.com

Sultan Yıldırım Bâyezîd Hân, Bursa’da bir câmi yaptırmaya karar vermişti. Dâmâdı olan Emir Sultan hazretlerine emir verdi:
“Câminin inşaatına hemen başlansın!..”
Emir yerine getirilmek üzere, câminin inşaatına başlanır. Câminin inşaatı devam ederken, bütün işçilere sırtında küfesi ile ekmek taşıyan birisi vardı. Bu, herkesin “Somuncu Baba” diye tanıdığı (Hâmid-i Aksarâyî) idi.
Bir gün ekmek için lâzım olan un bitmiş, ekmek yapılamamıştı. Bütün işçiler, açlıktan çalışamaz hâle geldiler. Somuncu Baba toprağı eliyle yoğurup, ekmek şeklinde fırına sürdü. Allahü teâlânın hikmeti ile bu çamurlar ekmek oldu. Ekmekler, işçilere dağıtılıp açlıklarını giderdiler.
Câminin inşaatı tamamlanmıştı. Sultan Yıldırım Bâyezîd Hân’a haber verildi. Câminin ibâdete açılışı esnasında Padişah, velî bir zât olan dâmâdı Emir Sultan hazretlerine hutbe okuması için teklif etti. Emir hazretleri buyurdu ki:
Burada, benden daha lâyık birisi var. Bu, Somuncu Baba’dır.
Somuncu Baba bir hutbe okudu. Yıldırım Bâyezîd Hân dahil herkes hayret içinde kaldı. O güne kadar herkes onu ümmi
(okuma yazma bilmeyen) bir zât biliyordu.
Bu câmi şimdiki Bursa Ulu Câmisi’dir. Cemâat namazdan sonra caminin üç kapısından aynı anda Somuncu Baba’nın çıktığını gördüler.
İrfan Atagün

17.08.2018 – www.turkiyetakvim.com