SÖZ DİNLEYEN, KAZANIR - kainatingunesi.com

“Ebû Osmân Mağribî”, ilim ehli büyük zât.
Bir gün, sevdiklerine şöyle etti nasîhat:

(Söz dinleyen kazanır, kaybeder dinlemeyen.
Bu yolda yükselemez, hemen “Peki” demiyen.

Bir sözün dinlenmesi, kabûl görmesi için,
“İhlâs”la söylenmesi lâzım gelir o işin.

Onu dinliyenler de, dinler ise ihlâsla,
O, îtibâr görür ve havada kalmaz aslâ.

Bu dînin temeli de, “İlim”, “Amel” ve “İhlâs”.
İhlâssız amellerden, fâide hâsıl olmaz.

Şeytân da âlim idi, ihlâsı yoktu fakat.
Huzûr-u ilâhîden bu yüzden olundu tard.)

Bir gün de buyurdu ki yine bâzı gençlere:
(Aslâ zamânınızı geçirmeyin boş yere.

Bir araya gelince, okuyun, sohbet edin.
İhlâsı arttırmaya, sa’y-ü gayret gösterin.

Dedi kodu ve gıybet, öldürücü zehirdir.
Bu derde yakalanan, helâke sürüklenir.

Günâhınızı değil, arttırın ecrinizi.
Zîrâ dîne tam uymak, kurtarır ancak sizi.

Bu dünyâ bitecektir, belki de biraz sonra.
Kaç kişi kurtulur ki, bir deprem olsa zîrâ?

Hayat, öldükten sonra başlıyor, bu bir gerçek.
Zîrâ dünyâ “Hayâl”dir, bir gün sona erecek.

Bu hayâle bakıp da, aldanmayın ki sakın,
Yoksa, mahşer gününde pişmânlık olur yârın.

Peygamber Efendimiz, hadîste buyurdular:
(İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar).

“Eyvâh!” der çoğu insan uyanınca, ne var ki,
İş bitmiş, olan olmuş, çâresi bulunmaz ki.

Ölmeden uyanmaya bakalım ki bu günde,
Pişmânlık duymıyalım, yârın mahşer gününde.

Hak teâlâ bizlere, bahşetmiş türlü nîmet.
Dünyâda, imtihâna tâbiyiz bizler elbet.

Hep günâh işlemekle harcanırsa bu ömür,
Bulunur mu mahşerde bir bahâne ve özür?)

Bir gün de buyurdu ki: (Din, rehbersiz olamaz.
Yâni rehber olmadan, kurtuluş mümkün olmaz.

“Rehber”, gemi gibidir, kim binerse kurtulur.
Dünyâ ve âhirette, bulur râhat ve huzûr.

Bir rehbere ihtiyâç duymazsa biri eğer,
O, koca okyanusu, yüzerek geçmek ister.

Sonunda mağlûb olur o korkunç dalgalara.
Tez zamanda boğulup, yem olur balıklara.

Hâlbuki gemi hazır, binmiş olsa gemiye,
Kolayca vâsıl olur, rızâ-i ilâhîye.

Bu yolda rehber, delîl, “İslâm âlimleri”dir.
O yüksek insanlara, tâbi olmak gerektir.

İslâm âlimlerine, kim tâbi olur ise,
Dünyâ ve âhirette, râhat eder o kimse.)