Tefekkür - kainatingunesi.com

Mustafa Necati Özfatura tarafından derlenen “TEFEKKÜR” isimli kitaptan alınmıştır:

Tefekkür, Allahü teâlânın varlığını birliğini ve yarattıklarındaki hikmetleri düşünmek demektir ve dinimizde önemli bir ibadettir. İnsanın günahlarını düşünmesi ve bunlara tevbe etmesi, ta’atlarını, ibâdetlerini düşünüp, bunlara da şükretmesi lâzımdır. Mahlûklardaki ve kendi bedeninde ince san’atları, düzenleri, birbirlerine olan bağlılıklarını düşünerek de, Allahü teâlânın varlığını ve büyüklüğünü anlaması lâzımdır.

Hadîs-i şerifte “varlıklardaki nizâmı düşünerek Allahü teâlâya îmân ediniz” buyuruldu.

Astronomi okuyup da, yerkürenin, ayın, güneşin ve bütün yıldızların boşlukta dönmelerinde ve birbirlerinden uzaklıklarında bulunan düzeni anlayan kimsenin, îmânı artar.

Kur’an-ı kerimde iyiler övülürken buyuruluyor ki: “Onlar ayakta iken, otururken, yanları üstüne yatarken hep Allah’ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışını inceden inceye düşünürler. ‘Ey Rabbimiz, sen bunları boşuna yaratmadın. Sen (boş manasız şeyler yaratmaktan) münezzehsin. Bizi Cehennem azabından koru’ derler. (Ali İmran 191)

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki: (Allahü teâlânın azameti, Cennet ve Cehennem hakkında bir an tefekkür, bir geceyi ihya etmekten iyidir.) (Ebuşşeyt) (Biraz tefekkür, bir sene (nafile) ibadetten kıymetlidir.) (K.Saadet) (Allahü teâlânın yarattıkları üzerinden düşünün, zatı hakkında düşünmeyin!) (Beyheki)

(Sükûtu tefekkür, bakışı ibret olup çok istiğfar eden kurtuldu.) (Deylemi)

Bu hususta İslam Âlimleri de buyuruyor ki: “Tefekkür, insanı bilgili eder. Bilgili olan da amel eder.” (Vehb bin Münebbih)

“Tefekkür, iyilik ve kötülüğünü gösteren bir aynadır.” (Fudayl bin İyad)

“Allahü teâlânın azametini düşünen insan, O’na isyan edemez.” (Bişr-i Hafi)

“Dünyayı düşünmek, ahirete perdedir. Ahireti düşünmek, gafletten kurtarıp hikmet konuşturur.” (Ebu Süleyman Darani)

Her fırsatta Allahü teâlânın yarattıklarını tefekkür etmelidir. Mesela eline bakmalı. Parmaklarımız olmasaydı, bir şeyi tutup almak ne kadar zor olur. Gözümüz olmasaydı veya başka yerde olsaydı, hâlimiz nice olurdu?

Tırnağımız gibi, dişlerimiz de büyüseydi ne olurdu? Saçımız uzadığı hâlde, kaş ve kirpiklerimizin uzamadığını bir düşünelim! Boynumuz bir servi gibi uzayıp gitseydi, ne olurdu? Bitkilerin, meyvelerin yaratılışını, yıldızların, gezegenlerin bir ahenk içinde oluşunu düşünmeli. Bunları ne kadar mükemmel yarattığı için Allahü teâlâya hamd etmeli!..

Hazret-i Musa’nın ümmetinden biri, ibadet ettiği otuz sene boyunca bir bulut da kendisini gölgeler. Bir gün o bulut gelmez. Annesine sebebini sorduğunda, “Bir günah işlemişsindir” der. Oğlu “Hayır, günah işlemedim” der. Annesi, “Göklere, yerlere bakıp da Yaratanın azametini düşünmediysen, bundan büyük hata olur mu?” der.
Ne demiş şâir: “Tefekkür, düşünerek ibret almak demektir, Hikmetleri anlayıp, gerçeğe yönelmektir.”