YİMESİ ve KULLANMASI HARAM OLAN ŞEYLER - kainatingunesi.com

YİMESİ ve KULLANMASI HARAM OLAN ŞEYLER

Dünya malından çoğunun, yenmesi ve kullanılması haram değildir. Helal olan şeyler sayılamayacak kadar çoktur. Ancak haramlar sayılıdır. Yemesi, içmesi haram olan şeyler şunlardır:

Kendileri haram olan şeylerdir. Kendiliğinden ölmüş ve besmelesiz kesilen hayvanların etine leş denir. Leş, domuz eti, şarap böyledir. Çok içince sarhoş yapan sıvıların, azını içmek de haramdır. Rakı, viski, kanyak, bira gibi alkollü içkilerin hepsi haramdır. Açlıktan ölmek üzere olan ve öldürülmekle korkutulan kimseden başkalarının bunları yemeleri içmeleri haramdır.

Kendileri haram olmayıp; zorla, hırsızlık, rüşvet ve faiz yolu ile alınan veya şartlarına uymadan yapılan sözleşme ile satın alınan şeyleri yemek ve kullanmak haramdır. Bunları geri vermek, alınmış olan bulunamazsa, fakirlere sadaka olarak vermek lazımdır.

Doyduktan sonra yemek haramdır.

Toprak, kireç, çamur gibi zararlı şeyleri yemek haramdır.

Zehirli şeyler yemek-içmek haramdır. Mesela; bakır çalığı, zehir karıştırılmış yemek, ot, kokmuş ve kurtlanmış et, meyve, peynir böyledir.

Alışkanlık yapan uyuşturucu maddeleri içmek, kullanmak haramdır. Esrar otu, afyon, morfin, benzin böyledir. Bunlar ilaç olarak; ancak doktorun tavsiyesiyle kullanılmasına izin verilmiştir.

Her türlü pis şeyleri yemek ve içmek haramdır. İdrar, damardan çıkıp akan kan, cerahat, pislik böyledir.

Temiz, fakat iğrenç olan şeyleri yemek haramdır. Sümük, kurbağa, sinek, yılan, yengeç, midye, istiridye gibi şeyleri yemek böyledir.

Domuz eti şiddetli haramdır. Hatırında olduğu halde kasıtlı besmele çekmeden kesilen hayvanın etini yemek haramdır. Karada ve suda yaşayan haşeratı yemek helal değildir. Mesela; kaplumbağa, yılan, salyangoz, kurbağa, midye, yengeç, fare, köstebek, kirpi, sincap yemek helal değildir. Su içinde kendiliğinden ölüp karnı üst tarafta duran balık yenmez. Ağ, saçma, ilaç ve sarsıntı ile ölen her balık yenir. Tavşan etini yemek helaldir.

Kadının ve erkeğin; altın ve gümüş kapla yemesi, içmesi ve her türlü kullanması helal değildir. Altını ve gümüşü, kadının zinet, süs olarak kullanması yasak değildir. Erkeklerin gümüşü, sadece yüzük olarak kullanmalarına izin verilmiştir. Erkeklerin altın yüzük takması haramdır.

MENKIBE: Olgunlaşan Hurmalar

Eshab-ı Kiram’dan Hazret-i Ebu Derda, sabah olunca erkenden kalkıp mescide koşardı. Namazı kıldıktan sonra okunan Kur’an-ı Kerim’i huzur içinde dinler, mescitten de herkesten sonra çıkardı.

Bir ara, sabah namazlarında Resulullah efendimiz selam verince, tesbih ve dua ardından sonra aceleyle gitmeye başladı. Bu hal bir süre devam edince Resulullah efendimiz sordu:

-Ey Ebu Derda! Sen mescide herkesten önce gelir, yine herkesten sonra çıkardın. Şimdi sana ne oldu?

-Ya Resulallah! Malumunuz, hurmaların dallarda olgunlaşarak yere düştüğü bir sıcak mevsimdeyiz. Komşumun avlusundaki hurma ağaçlarının dalları bizim evin avlusuna sarkmış durumda! Geceleri bu dallardan avluya düşen hurmalar sabaha kadar çoğalıyor. Namazdan sonra hemen çıkıp gitmesem çocuklarım kalkacak, avlumuza dökülen hurmaları yiyecekler.     Halbuki ben çocuklarıma haram yedirmemek için Allahü tealaya söz verdim. Bu sebeple namazdan sonra beklemeden kalkıp gidiyor, çocuklarım uyanıp avluya çıkmadan, dökülen hurmaları toplayıp komşumun avlusuna bırakıyorum. Acele ile çıkışımın sebebi budur.

MENKIBE: Kendinin Zannetmişti

İbrahim bin Edhem hazretleri anlatır: Bir gece, Kudüs’te bulunan Beytül-Makdis’in içinde sabahlamak istedim. Cami görevlileri içeride kimsenin kalmasına izin vermedikleri için hasırların arasına gizlenmiştim. Gece geç vakitte caminin kapısı açıldı. Önde bir ihtiyar olmak üzere içeri kırk kişi girdi. Yaşlı olan zat mihraba geçip, iki rekât namaz kıldırdı. Namazdan sonra gelenlerden biri, yaşlı olan zata dedi ki:

-Bu gece camide bizden olmayan biri var.

İhtiyar tebessüm ederek şöyle cevap verdi:

-Evet, İbrahim bin Edhem var. Kırk günden beri yapmış olduğu ibadetlerinden bir zevk (tat) alamamaktadır.

Bu sözü duyunca hemen açığa çıkıp dedim ki:

-Söylediğin doğrudur, ne olur bunun sebebini bana söyleyin de, bu sıkıntıdan kurtulayım. Yaşlı zat şöyle cevap verdi:

-Falan gün Basra’dan hurma satın almıştım. Bu hurmayı alırken satıcının bir hurması yere düştü. Sen de bunu kendi hurmalarından düştü zannederek, onu yerden alıp kendi hurmalarının arasına koydun. İbadetlerinden tat alamamanın sebebi budur.

Bunu duyunca hemen gidip hurma satıcısını buldum. Durumu ona anlatarak, ondan helallik diledim. O da hakkını helal etti. Bundan sonra yine ibadetlerimden tat almaya başladım.