ZİYNETİ KOCABIYIK

Bu başlığı okuduğunuzda “Peki yoğun bakımlarda yer bulunamaması sebebiyle sedyede kalan, bir hastaneden diğerine sevk edilirken hayatını kaybeden hasta haberlerine ne diyeceksiniz?” sorusunu sorduğunuzu duyar gibiyim. Ama sayısal gerçek bu… Türkiye’de 3 bin 400 civarında yoğun bakım ünitesi, yaklaşık 42 bin yoğun bakım yatağı, 400 de, yoğun bakım uzmanı var. Bu akamla Avrupa şampiyonuyuz. Almanya’da 100 bin kişiye düşen yoğun bakım yatağı sayısı 29, Portekiz’de 5, Türkiye’de ise 43. Yani neredeyse Portekiz’in 10 katı. Peki problem nerede?

YATAKLAR DAHA ETKİLİ KULLANILMALI

Antalya’da düzenlenen 19. Ulusal Yoğun Bakım Kongresi’nde Türkiye’deki yoğun bakım hizmetleri masaya yatırıldı. Ülkemizde yoğun bakım hizmetlerinin kalitesi ve yoğun bakım yatağı konusunda eksiklik bulunmadığını söyleyen Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Uyar, “Ülkemizde iyi donanımlı yoğun bakım üniteleri ve ihtiyacı karşılayacak sayıda yoğun bakım yatağımız var ancak bu yataklar etkin kullanılamıyor. Yoğun bakımlarda yer bulunamamasının en önemli sebebi ara bakım üniteleri ve yeterli palyatif bakım (uzun süre yatış ve hekim-hemşire bakımı ihtiyacı olan hastalara hizmet veren ) merkezlerinin yeterli sayıda olmaması, hasta yakınlarının hastalarına evde bakmayı tercih etmemeleri, yoğun bakıma hasta gönderen diğer branş hekimlerinin hastalarının yoğun bakımda kalması için ısrarcı olmaları. Hastanın yoğun bakımda tedavisi tamamlandıktan sonra uygun kliniklere sevki daha iyi palanlanmalı” diyor. Avrupa ülkelerinde yoğun bakımda yatış süresi gün sayısı ortalama 3,5-4 gün iken, ülkemizde bu rakam 8 güne kadar çıkıyor.

TEDAVİSİ BİTEN HASTA TABURCU OLMUYOR

Yoğun bakım yataklarının gereksiz yere işgali Sağlık Bakanlığı’nın da gündeminde olan bir konu. Bakanlık, daha önce yaptığı bir araştırmada yoğun bakımdaki her 100 hastadan 19’unun gereksiz yere bu serviste yattığını ortaya koymuştu. Yoğun bakıma gelen hastanın buradaki tıbbi tedaviden fayda görecek hasta olması gerektiğini söyleyen Türk Yoğun Bakım Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Zafer Çukurova “Ülkemizde yılda yaklaşık 2 milyona yakın hasta yoğun bakım sürecinden geçiyor. Bunların içinde uzun süreli yatışlar, palyatif bakım ve evde bakım ihtiyacı olan hastalar da var. Özellikle yoğun bakım sürecini tamamlamış ve hayatının geri kalanında bakıma ihtiyaç duyan hastaların yönetilme sürecinde ciddi eksiklikler var. Bu yüzden acil vakalara bazen yatak bulunamayabiliyor. Sağlık Bakanlığı palyatif bakım yataklarına ve ara bakım ünitelerinin kurulmasına önem veriyor. Şu anda 4 bin palyatif bakım yatağı var ama buna 10 bin yatak daha eklenirse yoğun bakım yatakları biraz daha rahatlar” dedi.

AİLELER ÇOK ISRAR EDİYOR

Yoğun bakıma yatışların sadece yoğun bakım sorumlusu hekimler tarafından verilmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Mehmet Uyar, güncel durumu şöyle anlattı: “Ülkemizde gerek 112 sağlık sisteminin boş olan her yatağa hasta yatırma yetkisine sahip olması, gerekse çıkmamak için ailelerden bu konuda hekimlere çok büyük baskılar yapması ve bazı kurum içi idari baskılar, yoğun bakımcının bu kararı özgürce ve tek başına vermesini engelliyor. Yataklar etkin kullanılamıyor.”
Yoğun bakım yataklarının yaş grplarına göre dengeli dağılması gerektiğini de hatırlatan Prof. Dr. Uyar, “42 bin yatağın 10 bini yenidoğan yoğun bakım ki bu ihtiyaçtan fazla, 4 bini çocucuk yoğun bakım ki bu sayı yetersiz, geri kalanı da erişkin yoğun bakımdan oluşuyor. Genel yoğun bakım yatağının sayısı daha fazla olmalıdır” dedi.

www.turkiyegazetesi.com.tr / 24.04.2018